Renk geldi (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Renk geldi (Hayri Pekergin)

02-05-19 15:07
Bazı özelliklerin, az rastlanır güzelliklerin değer ve önemini uzun yıllar boyunca yaşadığımız, her elimizi uzattığımızda ulaşma rahatlığına sahip olduğumuz için bazen unutabiliyoruz.

Ezeli rekabetin var olduğu yerde ülke sporuna kazandırdığı kaldıraç etkisini çok büyük.

Türkiye sporunun asırlık markaları, Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe arasındaki yüzyıllık başarı yarışının, futbol dışındaki spor dallarına özellikle basketbola getirdiği görünürlük ve ilgi adeta hazine değerinde.

Niye size bu gerçeği hatırlatıyorum?

Fenerbahçe – Galatasaray arasındaki play-off yarı final serisinde, Galatasaray’ın 2. ve 3. maçlardaki “çoğu kişi tarafından beklenmeyen” galibiyetleri odaklanmayı bir anda Kadınlar Basketbol Süper Ligine (KBSL) çevirdi.

Adeta Lig’e renk geldi.

Oysa bu sezon KBSL, kulüplerin neredeyse yarısının sezon başında ve ortasında havlu attığı, düşenin neredeyse sezon başında belli olduğu, ilginin aşağıya doğru ivmelendiği bir sezon yaşıyordu.

Galatasaray’ın play-off çeyrek final serisinde Hatay BŞB’yi eleyerek Fenerbahçe ile eşleşmesiyle hava değişti.

Futbol dışındaki sporları göz ucu ile takip edenler, maçın sonucunu arar öğrenir oldu.

Basketbol seyircisinin ise ilgisi bir anda katlanarak arttı. Salonlar dolmaya, naklen yayınlara gelen ilgi yükselmeye başladı.

Fenerbahçe Galatasaray ezeli rekabeti ve çekişme Çukurova Basket ve BOTAŞ arasında oynanan diğer yarı final serisine de ilgiyi yükseltti.

Bundan sonraki maçların sonucu ne olursa olsun, KBSL play-off’ları kazandığı ivmeyi “Şampiyonun” belirlendiği maça kadar sürdürecek.

******

Fenerbahçe – Galatasaray serisi aslında Galatasaray’ın Metro Enerji Salonunda kazandığı ikinci maç ile başladı.

Hatay BŞB karşısında kilit oyuncuları yorulan Galatasaray ilk maçın 17-5 sona eren 3. çeyreğinde maçtan kopmuş ve serinin perdesi Fenerbahçe’nin 72-51 galibiyeti ile başlamıştı.

Galatasaray serinin 2. maçında yalnızca Fenerbahçe’nin değil KBSL’yi takip eden bir çok kişinin beklemediği bir reaksiyon vererek rakip sahada erken kontrole aldığı maçı 57-49 kazanarak saha avantajını ele geçirdi.

Bu maçta Işıl Alben’in saha içi liderliği kadar Macaulay’ın katkısı, takım olarak başarılı savunma Galatasaray adına belirleyici konumdaydı.

Fenerbahçe ise yabancı rotasyonunu değiştirerek oynadığı bu maçta galibiyet getirecek kimyayı bir türlü oturtamadı.

Serinin 3. maçında çoğu kişi Fenerbahçe’den reaksiyon beklerken ivmesini arttıran bir Galatasaray izledik.

Sarı kırmızılılar 3. maçı net skorla 74-59 kazandı.

Galatasaray coachu Efe Güven, 20 yaşındaki İnci Güçlü ve Eda Şahin’e önemli roller verirken topu iyi paylaşan sarı kırmızılılar serinin 3.perdesinde toplam 8 oyuncu ile skor buldu.

Galatasaray ritm ve güven kazandıkça Fenerbahçe ivme kaybetti.

3. Maçta Fenerbahçe coachu Garnier (bir anlamda kendi hataları sonucu) o kadar çaresiz kaldı ki bütün sezon kenarda oturttuğu Tilbe Şenyürek’ten bile medet umar duruma geldi.

Fenerbahçe açısından potansiyel kapasiteye ulaşmadan kaybetmekten öte, saha içinde oyuncular arasındaki sert diyaloglar tehlike çanlarının çaldığını gösteriyordu.

Fenerbahçe serinin 4.maçında, tamamen dolu Ahmet Cömert Spor Salonu’nun yüksek atmosferinde güçlü bir takım oyunuyla düşüşü durdurdu.

Bu maçta pek çok kişi kilit oyuncunun Zandalassini olduğunu düşünse de aslında yetenekli İtalyan forveti verimli kılan faktör tek başına Galatasaray takımının toplamı kadar asist yapan Birsel Vardarlı Demirmen’di.

Fenerbahçe açısından Tuğçe Canıtez’in oyunun her iki yönündeki katkısı, Özge Yavaş’ın savunmaya getirdiği sertlik ve tempo çok değerliydi.

Uyumlu bir kimya yakalayan Fenerbahçe rakibine göre daha yukarıda olan kapasitesini kullanarak ev sahibi avantajını ele aldı.

*****

Bu seride oynanan maçları kazananı belirleyen takımları yaptıkları kadar yapamadıkları da oldu.

Örneğin Galatasaray’ın kritik 4. maçta hücumda istediği gibi organize olamaması, kırılma anlarında Jefferson ve Macaulay’a destek gelmemesi savunma başarısını da etkiledi.

Bunda sezon başında kurulan ve genç oyunculara sahip Galatasaray takımının mental olarak atmosferden etkilenmesi de rol oynadı.

Fenerbahçe ise sahadan yenilgi ile ayrıldığı 2. ve 3. maçlarda asist ve ribauntlarda kadro kalitesinin gerektirdiği üstünlüğü kuramazken takım olarak oyunun iki yönünde kazanacak kimya seviyesini ortaya koyamamıştı.

Bu nedenle Fenerbahçe ve Galatasaray arasında Metro Enerji Salonunda oynanacak 5. maçın sonucunu belirleyen faktörler arasında takımların yaptıkları kadar yapamadıkları da olacak.

Nefesleri kesecek, sert savunmaya sahne olacak bu maçın karar parametreleri arasında ribaunt ve asist sayıları geliyor.

Ribauntlar savunmanın başarısını realize etmek, tempo kontrolü ve fazla şut atmak gibi sonuçları beraberinde getirecek.

Birsel Vardarlı Demirmen, Jefferson ve Işıl Alben’in skora desteği kadar, çok sert savunma göreceğimiz son maçta takımlarının kimyasını geliştirecek pas başarıları finalin anahtarı konumunda olacak.

Bu maçta Galatasaray Hatay BŞB önünde çeyrek final ve Fenerbahçe serisinde 2 galibiyet getiren formül olan, kırılma anlarını aynı anda 3 guard ile oynama şemasını 4. maçta Zandalassini ve Tuğçe Canıtez gibi uzun boylu forvetlerin başarısını dikkate alarak farklılaştırmak zorunda.

Fenerbahçe için finalin anahtarı hücum ve savunmada, rakibinden daha yukarıda olan potansiyeline ulaşmak için gereken kimya seviyesini bulmak ve bunu maçın kırılma anlarında kaybetmemek.

******

KBSL’de diğer yarı final serisinde Çukurova basket’in evinde kazandığı iki maç ardından BOTAŞ kendi sahasında galip gelerek seriyi 2-1’e getirdi.

Bu serinin önemli faktörleri, BOTAŞ açısından savunma başarısı ve yerli rotasyonun skora katkısı, Büşra Akbaş ve Olcay Çakır Turgut’un diğer oyuncuların skor katkısını arttıracak asistleri, Çukurova Basket cephesinde savunma başarısını ribaunt üstünlüğü ile mühürlemek ve sertleşecek rakip savunmaya karşı temas/asist üretebilecek “agresif hücum” olarak sayılabilir.

twitter: @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 3793