NCAA’deki gururumuz Alihan Demir (İlker Yıldız) - BasketFaul.com

NCAA’deki gururumuz Alihan Demir (İlker Yıldız)

04-05-19 21:45
NBA’deki basketbolcularımızı takip etmek ve hatta onların sezon boyunca neredeyse bütün maçlarını televizyondan izlemek artık çok kolay hale geldi. Ancak, NCAA’deki genç basketbolcularımızdan ise yeterince bilgi sahibi olduğumuzu söyleyemeyiz. Bu nedenle, Sayın Necip Kapanlı ve Sayın Hayri Pekergin’in yardımlarıyla, son iki sezondur NCAA’deki Türk basketbolcularımızın başta sezon istatistikleri olmak üzere, oynadıkları takımlar ve lig seviyeleri hakkında elimizden geldiğince bilgi vermeye gayret ediyoruz. Son iki yıldır NCAA’deki oyuncularımız ile ilgili yapmış olduğu-muz çalışmanın asıl amacı; NCAA’deki genç basketbolcularımızla ilgili bilgi vermek, bu gençlerimizin kendilerini yalnız hissetmemelerini sağlamak ve bundan sonra NCAA’i tercih edecek gençlerimizin de bu konuyla ilgili biraz daha bilgi sahibi olmalarında küçük de olsa katkıda bulunmaktır.

Gerek bu sezon gerekse geçtiğimiz sezonun istatistiklerine bakacak olursak, erkeklerde hem en üst NCAA seviyesinde (NCAA 1) oynayan hem de en iyi performansı sergileyen oyuncumuzun Alihan Demir olduğunu görüyoruz. Bu genç oyuncumuz başta olmak üzere, NCAA’de birçok zahmete katlanarak ter döken Türk gençlerimizi de takdir ediyorum. Onlar, her ne kadar Türk basketbolu tarafından yeterli ilgi ve alakayı bulamasalar da, bütün gayretleriyle hem basketbol hem de akademik kariyerlerini birlikte devam ettirmek adına çok zorlu mücadeleler vermeye devam ediyorlar.

NCAA’deki gençlerimizin yaşadığı zorluklar ve tecrübeleri daha iyi anlamak adına, en iyi örnek teşkil edecek kişinin Alihan Demir olduğunu düşündüm. NCAA’de Türk oyuncular arasında erkekler kategorisinde, son iki sezonun en iyi performansını sergileyen oyuncumuz Alihan Demir ile röportaj yapmanın imkânlarını aradım. Sosyal medyanın imkânlarından da yararlanarak, genç oyuncumuz Alihan Demir’e ulaştım ve sağ olsun o da beni kırmadı ve röportaj talebimi kabul etti. Aşağıda yer alan röportaj metninin, NCAA hayali kuran birçok gencimiz açısından adeta pusula vazifesi göreceğine inanıyorum. TBF yetkililerinin, basketbol yaşamını yurt dışında devam eden gençlerimizle, sürekli olarak iletişim halinde olacak bir departman açması gerekliliği de artık zorunlu hale gelmiştir diye düşünüyorum.

Alihan Demir (2,05 m – PF), Drexel Dragons ile NCAA 1’de geçirdiği son iki sezonda çok iyi performanslar sergiledi ve gelecek adına da bizleri bir hayli ümitlendirdi. 2017-2018 sezonunda; 28 maçta, 31:15 dakika- 10,71 sayı- 5,43 ribaunt- 1,86 asist ortalamaları yakalamıştı. 2018-2019 sezonunda ise; 32 maç- 30:17 dakika- 14,75 sayı- 6,44 ribaunt- 2,91 asist ortalamaları ile diğer gençlerimiz gibi NCAA’deki gururumuz olmayı başardı.

Röportaj sürecinin sonunda bir güzel gelişme de yaşandı. Alihan Demir gelecek sezon, 2018-2019 sezonunda “National Tournament” 2. turuna kadar çıkmayı başaran NCAA 1’in güçlü takımların-dan Minnesota Üniversitesi kadrosuna dâhil oldu. Alihan Demir’e yeni takımında başarılar diliyor ve NCAA’de Türk basketbolunu en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğine inanıyorum.

Sözü daha fazla uzatmadan, Alihan Demir ile yapmış olduğumuz bu güzel röportaj metni ile sizleri baş başa bırakıyorum.

Basketbola başlama sürecinizi ve aldığınız altyapı basketbol eğitimini kısaca anlatır mısınız? (Oynadığınız kulüpler/okullar ve çalıştığınız antrenörler)

Basketbola ilkokul 5. sınıfta Beden Eğitimi Öğretmenimin teşvikiyle Ankara İletişim Spor kulubünde Erman Sarılı hocam ile birlikte başladım. Daha sonra Eryaman Tofaş’a Ceyhun (Tahmaz) ağabeyimin yanına geçtim, kendisinin benim üzerimde büyük emeği vardır. Her gün beni evimden alıp yaklaşık 50 km mesafedeki antrenman salonuna götürüp, tekrar geri bırakırdı. Lisede Arı Koleji’ndeydim. Orada antrenörümüz Erdinç Aydın’dı. Aynı dönemde kulüp olarak Milli Piyango’da Abdullah (Becer) ağabey ve Ceyhun ağabey antrenörlerimdi. Erdinç ve Abdullah ağabeyler ile hala Türkiye’ye geldikçe bireysel idmanlar yapıyorum.

Neden ABD’de ve NCAA’de oynamayı tercih ettiniz? NCAA maceranız nasıl başladı ve kimler bu konuda size önayak oldu?

NCAA’de oynamayı tercih etmemin birkaç sebebi var. Erdinç ağabeyin West Virginia tecrübesi olması ve vizyonumun çok gelişeceğine inanması, seçimimde etkili oldu. NBA’e en yakın yer olması da tabii ki çok büyük etkendi. Eğitimimi bitirmek ve 18 yaşında TBSL (Türkiye Basketbol Süper Ligi)’de istediğim kadar süre alamayacağımı düşünmem de diğer önemli etkenlerdi. Bu yüzden NCAA’e gidip hem süre alıp kendimi geliştirmek istedim, hem de orada market değerimin arta-cağını düşündüm. Erdinç ağabeyin yardımlarıyla Orlando’da bir “Prep School”a (Lise 5. sınıf tarzı, koleje hazırlık) gittim. Orada istediğim performansı veremeyince, Wyoming’de bir Junior College’a geçtim. Wyoming’deki iyi performansım ve Tamer (Türkman) ağabeyin yardımı ile birkaç okulun arasından Drexel Dragons’ı seçtim.

NCAA'DE OLANAKLAR MÜKEMMEL
NCAA organizasyonu hakkında bize neler söylemek istersin? Türkiye’deki altyapı basketbolu ile NCAA’i karşılaştırabilir misin? NCAA’de basketbol oynamak ile Türkiye’de basketbol oynamak arasındaki farklar nelerdir?

NCAA gerçekten çok profesyonel bir organizasyon. Her şey medya tarafından takip ediliyor. Her okulda her spor dalına ait özel diyetisyenler, psikologlar ve akademik danışmanlar var. Hemen her salonda şut makineleri, vertimax ve benzeri bir sürü bireysel gelişim aletleri bulunuyor ve sporcuların salonlara sınırsız erişim hakkı var. Bence NCAA’de her şey oyuncuları daha gerçekçi bir şekilde bir sonraki seviyeye hazırlıyor. Antrenman ve maç seviyesi, ülke basketbolumuza göre çok daha sert ve yukarıda. Herkes bireysel oynuyor ve oyunun temposu daha hızlı.

NCAA’de oyuncuların uymak zorunda oldukları kuralların ve uygulanan sınırlamaların en temel olanları nelerdir? (Transfer olma, para kazanma, burs alma vs.)

NCAA’de sporcuların toplam 4 sezon basketbol oynama hakkı var. Bir yıl sakatlıklardan veya oyuncunun hazır olmamasından dolayı, oyuncuların maçlara çıkmaması koşuluyla, oyuncuların 5 sene kolejde olma hakları var. Buna “Redshirt” diyorlar. Oyuncular lisansını bitirmeden transfer olursa red shirt yapmak zorunda. Lisansını bitirip transfer olursa yani master için transfer olursa oturmak zorunda olmuyor.

Okullar genelde oyunculara temel ihtiyaçlar için yani; yemek, kalacak yer ve günlük harcamalar için burs veriyor. Her takımın 13 burslu oyuncu alma hakkı var.

NCAA’in sporcuları korumaya yönelik kuralları beni çok şaşırtmıştı. Mesela, off sezonda sadece 8 saat zorunlu antrenman yapabiliyorsun. Kendin ekstra antrenman yapmak istersen koçlara gidip konuşman ve ardından da okulundaki NCAA kurallarını takip eden kişilere (compliance office) gidip, kendi rızanla bu antrenmanları yapacağını onaylayan belgeler imzalaman gerekiyor.

NOT ORTALAMAM 3,5
Drexel Dragons Üniversitesini tercih sebebiniz neydi? Hangi bölümde ve kaçıncı sınıfta okuyorsunuz? Akademik kariyeriniz ile basketbol çalışmalarınızı istediğiniz düzeyde birlikte götürebiliyor musunuz?

Drexel Dragons’ı tercih etmemdeki sebeplerden biri koçlarla tanıştıktan ve onların sistemini izle-dikten sonra o sistemde başarılı olabileceğimi hissetmemdi. Ek olarak pozisyonumda benden yaşça veya sınıf olarak büyük bir oyuncu yoktu, bu da benim için hemen süre alabilceğim anlamına geliyordu ve ayrıca Drexel’ın Phildelphia gibi büyük bir şehirde olması da bir etken oldu. Şu an Business Administration ve Marketing bölümünde son sınıf öğrencisiyim. Bir sezon da master yaparken oynama hakkım var. Bu son senemde basketbol anlamında daha iyi ve büyük bir okula transfer olup kolej kariyerimi orada bitirmeyi planlıyorum. Tamer ağabey de bu kararımda danıştığım kişilerin başında geliyor.

Burada derslere gitmemiz zorunlu ama bu koçtan koça değişen de bir durum. Akademik danışmanlarımız her hafta profesörlerimizle iletişim halinde. Antrenörümüz derslerimize gitmediğimizi öğrenirse ertesi gün sabah 05.30’da koşmamız gerekiyor. O yüzden herkes derslerine odaklanıyor. Ben de okuluma önem veriyorum ve şu an 3,5 ortalamam var. Onun dışında bir sürü online ders seçeneğimiz var. Antrenman saatlerimiz her zaman sabit, ona göre ders seçimlerimizi akademik danışman-larımızla beraber yapıyoruz. Her şey sporcuların kolaylığına göre ayarlanmış durumda burada.

Drexel Dragons Üniversitesi ile Division 1’de geçirdiğiniz son iki sezonu, hem takım olarak hem de kendi performansınız olarak değerlendirebilir misiniz?

İlk sezonumda 2. sınıf öğrencisi olarak daha çok tamamlayıcı bir rol oyuncusuydum. Ayrıca Division 1’de ilk sezonum olduğu için sezon başında biraz alışma süreci geçirdiğimi de söyleyebilirim. Daha sonra bireysel olarak fena olmayan bir sezon geçirdiğimi düşünüyorum. Takım olarak çok iyi oynamadık geçen sene, kendi konferansımızın play-off’larında çeyrek finalde konferans şampiyonuna elendik.

DAHA İYİ OLABİLİRDİM
Bu sene ise takımımızın iki ana oyuncusundan biriydim. Kişisel olarak iyi bir performans gösterdim diyebilirim ama açıkçası yine de istediğim kadar iyi değildim. Takım olarak şanssız bir sezon geçirdik. Sezonun 2. maçında ilk 5’de yer alan oyun kurucumuz omzundan sakatlanarak sezonu kapattı. 7. maçta ise ilk 5’de yer alan kısa forvetimiz el bileğini kırarak sezonu kapattı. Aksilikler bunlarla da bitmedi ve sezonun bitimine 3 maç kala diğer ana oyuncumuz ayağını kırarak sezonu kapattı. Bunca şanssızlıklara rağmen, takım olarak bu sezon geçen sezondan daha iyi bir yerde bitirme başarısı göstererek, play-off’larda çeyrek final oynadık.

ABD’de basketbol yaşantısına devam etmek isteyen gençlerin, hem akademik yönden hem de bireysel basketbol gelişimleri yönünden, seçecekleri programı neye göre tercih etmeleri gerekiyor?

Koçların oyun sistemi, pozisyonundaki oyuncu sayısı, takımda başka Avrupalı oyuncu olup olmadığı, konferansın oyun stili, istenen bölümün ulusal sıralaması ve okulun bulunduğu lokasyon bana göre herkesin bakması gereken ana etkenlerin başında geliyor.

AGRESİF OYNAMAK ŞART
Sizin gibi hem eğitimini hem de basketbol yaşantısını ABD’de devam ettiren Türk gençlerinin yaşadığı en önemli sorunlar nelerdir?

Oyun anlamında bence agresiflik en büyük sorun oluyor genelde. Ben ilk sezonumda Prep School’da istediğim performansı veremememi buna bağlıyorum. Bence yeterince agresif değildim. Burada basketbolda herkes çok agresif oluyor ve Avrupalı oyunculara genelde gelir gelmez soft etiketi yapıştırılıyor. Bu etiketi değiştirmek, tamamen oyunculara bağlı oluyor.

Okulların lokasyonları bence başka bir sorun. Çoğu okul genelde şehir dışında Kolej şehirlerinde (College Town). Buralar nüfusu genelde 100 bini geçmeyen yerler. Buraya gelen Türk oyuncular genelde Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerden geldiği için, bu küçük şehir yaşamına alışmak bazen sıkıntı olabiliyor.

Aileden uzak olmak da başka bir sorun. Buraya gelen sporcuların kararlı ve azimli bir şekilde yaptığı fedakârlıkların farkında olarak gelmesi gerekiyor.

TBF’nin ABD’ye gitmek isteyen basketbolcu gençler için ne gibi yardımda bulunmasını ve hangi konularda yol gösterici olmasını istersin?

Bence TBF’nın ABD’ye gitmek isteyen basketbolcu gençlere yapabileceği en büyük yardım, oyuncuların Amerika’da TBF’nin güvendiği bir veya birkaç danışmanla bağlantı kurmasının sağlanmasıdır diye düşünüyorum. Oyuncuların konuşup programlar hakkında fikir alabileceği, burada sorunlarına yardımcı olabilecek ve onları takip edebilecek birilerinin olduğunu bilmesi oyuncuları daha da cesaretlendirecektir.

Son yıllarda, NCAA’in çeşitli kategorilerinde (NCAA1, NCAA2, NCAA3, JUCO, NAIA) oynayıp da ülkemize dönen birçok oyuncu var. Bu birçok oyuncu arasında, çok üst düzeyde kariyerine devam eden oyuncu sayısı ise çok az (Sinan Güler, Engin Atsür ve Doğuş Balbay gibi). Oysa, Litvanya, Sırbistan, Yunanistan gibi ülkelerin NCAA’de oynayan oyuncularının, kariyerlerinin ilerleyen yıllarında daha üst seviyede basketbol kariyerlerine devam ettiklerini sıkça görüyoruz (En azından oran olarak bakınca). Bunun temel nedeni sizce neler olabilir?

Doğru program seçimi bence en büyük nedenlerden biridir. Oyuncular genelde Division 1’den teklif geldiğinde çok heyecanlanıyor ve yukarıda daha önce bahsettiğim sebeplere bakmadan isim olarak en iyisini tercih edebiliyor, bu da doğal olarak oyuncuların performanslarını etkiliyor.

Son iki sezondur, NCAA’de oynayan Türk basketbolcular arasında en üst düzeydeki kategoride (Division 1) oynayan ve en iyi performansı sergileyen oyuncusun. Bu başarını sağlayan temel etkenler nelerdir?

Bence benim kararlılığım, doğru sistemi ve programı seçmem en önemli faktörler. Ben Wyoming’de Riverton isimli 10.000 kişinin yaşadığı bir kasabada Junior College’a gittim. 18 yaşıma kadar Ankara’da yaşamış biri olarak oradaki yaşamın bizim filmlerde izlediğimiz yaşamla bir alakası olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Orada geçirdiğim sürede bazen kendi kendime ben ne yapıyorum burada diye sorduğum çok oldu. Ama hiçbir zaman vazgeçmedim ve o günkü şartlar benim ne yapmamı gerektiriyorsa her zaman onu yaptım.

OKUL DEĞİŞİKLİĞİ
Gelecek sezon Minnesota Golden Gophers adına ter dökeceksin. Minnesota Golden Gophers’ı tercih ediş sürecini ve gelecek kariyerin ile ilgili hedeflerini bizimle kısaca paylaşır mısın?

Drexel Dragons'da sezonu bitirdikten sonra elimde daha üst bir seviyeye transfer olma şansım olduğunu biliyordum ve bundan dolayı koçlarımla konuştuktan sonra okuldan ayrılacağımı anons ettim. Anonsumdan sonra benimle 40’ın üzerinde üst seviye okul temasa geçti. Bu okullar arasından kendi kriterlerime göre eleme yaparak en son Minnesota ve Kansas State arasında kaldım. İki okula da ziyaretlerim ve koçlarla görüşmelerimden sonra, Koç Richard Pitino’nun okulu olan Minnesota Golden Gophers’da oynamaya karar verdim. Kendisi şu an Panathinaikos’da koçluk yapan Rick Pitino'nun oğlu aynı zamanda.

Şu an odaklandığım konu, önümüzdeki sene oynayacağım Minnesota Golden Gophers’da göstereceğim performans ve Final 4’e kalabilme başarısını yakalamamız adına göstereceğimiz çabadır. Minnesota Golden Gophers’da yapabileceğimin en iyisini yapmak istiyorum. Buna bağlı olarak da kolejden sonra oynayabileceğim en yüksek seviyede basketbol kariyerime devam etmek istiyorum. Her basketbolcu gibi benim de hedefim NBA’de oynamak ve bu sene draft edilmek de istiyorum. O olmazsa da Euroleague’deki bir takımda oynamak hedefim var.

ABD’de NBA’de oynayanlar dışında en başarılı Türk basketbolcu sizsiniz. Gösterdiğiniz performans dolayısıyla, A Milli Takım teknik ekibi tarafından, şuana kadar sizinle hiç iletişime geçildi mi? A milli takım ile ilgili düşüncelerinizi alabilir miyim?

Şu ana kadar federasyondan veya teknik ekipten kimse benimle direkt iletişime geçmedi. Milli takımda oynamak tabii ki benim için gurur verici olur. Ülkemi burada NCAA’de temsil etmekten gurur duyuyorum. Umarım A milli takımda da forma giyme şansı elde ederim.

Röportaj için çok teşekkür ederim. Bundan sonraki basketbol yaşantında başarılar dilerim. 

Yorumlar Okunma: 5013