Alperen Şengün: Yüzmeyle başladım, abimi izlerken basketbolu seçtim - BasketFaul.com

Alperen Şengün: Yüzmeyle başladım, abimi izlerken basketbolu seçtim

08-05-19 08:51
Banvit'in 2002 doğumlu genç oyuncusu Alperen Şengün hem TBL'de hem BGL'de gösterdiği performansla dikkatleri üzerine çekmeye başladı. Bir anda sert bir ligde kendisinden yaşca büyük tecrübeli ve daha güçlü rakiplerinin karşısında iyi bir oyun çıkarmanın kolay birşey değil. Kendisi ne kadar yetenekli ve başarılı bir oyuncu olduğunu adeta kanıtladı. Ligde işler kötü gitse de Coach değişikliğinin ardından çok iyi bir ivme yakalayarak ligi düşme stresinden uzak bitirdiler. Diğer yanda sezona fırtına gibi başladıkları BGL'de de çeyrek finalde Türk Telekom'u kolay bir şekilde geçerek Final Four'a adlarını yazdırdılar. İki ligde de takım olarak gösterdikleri başarılarla Banvit'in ne kadar önemli bir kulüp olduğunu bizlere bir kez daha göstermiş oldular. Sözü daha fazla uzatmadan genç oyuncu Alperen Şengün röportajıyla sizleri başbaşa bırakıyorum.

İlk olarak basketbola başlama hikayeni öğrenebilir miyiz?

Abim basketbol oynuyordu. Ben de o zamanlar ailemin isteğiyle yüzmeye gidiyordum. Ama abimin idmanlarını izlerken büyük keyif alıyordum. Ben de ondan heveslenerek 8 yaşında basketbol oynamaya başladım. Ama ikisine aynı anda yetişmekte zorlandım. Bir yere ağırlık vermem gerekiyordu. Seçimimi basketboldan yana kullandım. 

Giresun'dan 5 sene önce Banvit'e geldin. Bize biraz bu transfer ve keşfedilme sürecinden bahsedebilir misin?

Öncesinde beni isteyen başka kulüpler olmuştu. Ancak benim maksimum verimi alabileceğim yere gitmek istiyordum. Minikler Şenliği'nde Ahmet (Gürgen) abi beni beğenmiş ve çağırdı. Kendi hocamla bu teklif sonrasında konuştuk ve buraya gelmeye karar verdim. Benim için en ideal kulübün burası olduğunu söylemişti. Geldikten sonra ben de öyle olduğunu gerçekten de yaşayarak gördüm. 

Geçtiğimiz sene düzenlenen U16 Avrupa Şampiyonası'nda en iyi 5'e seçildin. Teması seven, oyun zekası ve görüşü üst düzey bir oyuncu olduğunu söyleyebiliriz. Bu özelliklerini şampiyonada da gösterdiğini söyleyebiliriz. Senin için Avrupa Şampiyonası nasıl geçti? Performansınla ilgili neler söylemek istersin?

Ben aslında daha iyi oynayabilirdim. Ben U17 Avrupa Şampiyonası'nda oynamıştım. Oradan geldiğim için bana çok sorumluluk düşüyordu. Takımın da kaptanıydım. Bu durum sahada istediğimi ortaya koymamı biraz engelledi diyebilirim. Ben de zaman zaman duygularımla hareket etmiştim. Bu yüzden benim için U16 Şampiyonası istediğim gibi geçmedi diyebilirim. Ama tabii ki en iyi 5'e seçildiğim için mutluyum. 

Hem U17 Avrupa Şampiyonası'nda hem de U16 Avrupa Şampiyonası'nda yer aldın. Yaz ayını dinlenme ve bireysel idmanlarına ayıramadan yeni sezona başladın. Şimdi baktığımızda performansın iki zorlu ligde yer almana rağmen günbegün yükseliyor.

Bu yoğun takvimde iki haftayı kendime ayırabildim. Zaman az olsa da gerçekten çok verimli geçirdim ve o süre bana çok iyi geldi. Yeterince dinlemeden sezona başlamış olsam da şu an herşeyden çok memnunum. Basketbolum gelişiyor. Özellikle Kırmızı bana çok iyi geldi diyebilirim. 

Banvit'te hem BGL hem Kırmızı'da forma giyiyorsun. Bu yoğun temponun arasında bir yandan da eğitim hayatına devam ediyorsun. Hepsine birden yetişmek zor oluyor mu?

Zor oluyor. Bazen maç takvimi o kadar sıkışık oluyorki hiç off yapamıyoruz. Okulda ise hocalarım durumumu bildiği için bana toleranslı davranıyorlar. Geri kalmaman ve eksikleri toparlamam için yardımcı oluyorlar. 

Kırmızı'da işler kötü gitse de sen dikkatleri performansınla üzerine çektin. TBL'de tecrübeli yerlilerle ve yabancı oyuncularla oynamak senin için nasıl bir tecrübe oldu?

Benim için kesinlikle çok iyi oldu. Geçen sene ben yıldız takımda oynuyordum. Ama hep Kırmızı antrenmanlarına çıkıyordum. Geçen sezon beni bu anlamda çok geliştirdi. Ahmet (Gürgen) abi uzunlara çok önem veriyor. Bu da bizim için bir avantaj oluyordu.
TBL ilk zamanlar çok sert geldi bana. O sertliğe kendimi zamanla alıştırınca bir ritm yakalamayı başardım. Sezonun başında aldığım çok sürelerin bana bu kadar ciddi katkısı oldu, özgüvenim arttı. Önceden atmaya çekiniyordum, çok heyecanlanıyordum ama şimdi bu durumları aştım. 

BGL'de fırtına gibi başlayıp harika bir sezon geçiyorsunuz ve Final Four'a da kaldınız. Sana göre rakipleriniz karşısında oyunu bu kadar domine etmeyi nasıl başardınız?

Kırmızı takımımızdaki antrenör değişikliğinin ardından takıma iyi bir hava geldi. Ama sezon başında sahaya adeta yenilmeye çıkıyorduk gibi oluyordu. İlk 7 hafta yabancısız oynamamızın da bunda etkisi oldu. Hiç kazanma ümidimiz yoktu o zamanlar. Ardından Ayberk abi ile iyi bir uyum yakaladık. Takımı ayağa kaldırdı diyebilirim. Zaten yardımcı antrenörken de çok seviyorduk. Başantrenör olması bizi bu yüzden daha da mutlu etti. Bu değişiklik BGL takımımızı da çok etkiledi. Çünkü biz BGL takımı olarak idman yapmıyoruz. Hep Kırmızı takımı olarak idmanlarımız oluyor. Zaten çoğunluk her iki takımda da oynuyor. Sadece BGL kadromuzda yer alanlar ise yıldız takımımızla idmanlara çıkıyor. Bu idman düzenimizin bize çok büyük katkısı oldu.

Banvit gibi bir kulüpte oynamanın kariyerinin başında bu kadar iyi işler çıkarmanda sence nasıl bir etkisi oldu?

Elbette çok önemli bir etkisi oldu. Biz çok sert çalışıyoruz. Daha önceden bizden yaşca büyük oyuncularla antrenmana çıkıyorduk. Bu bizi çok geliştirdi. Mesela ben bu zamana kadar hep benden yaşça büyüklerle antrenmana çıktım, hiç yaşıtlarımla olmadım. 

Alçak postta önemli silahlardan, ikili ve üçlü sıkıştırmaları geçebiliyorsun. Sen oyununu nasıl açıklarsın? Oyununda geliştirmek istediğin neler var?

Şutumu ve atletizmimi geliştirmem lazım. Küçük takımdayken şut atmaya çekiniyordum. Şimdi düzelttim ama yine de o zamandan kalan bir korkaklığım var. 

Son olarak kariyer hedeflerini öğrenebilir miyiz?

NBA diyebilirim. Öncesinde biraz daha fiziğimi geliştirmem gerekiyor. Aslında yazın çalışmam gerekiyor ama hiç zamanım olamıyor. 
 
 
 

Yorumlar Okunma: 4416