Guduric: Küçük detayların büyük önemi var - BasketFaul.com

Guduric: Küçük detayların büyük önemi var

16-05-19 21:50
Marko Guduric, Bogdan için gerçekleşen duygu dolu vedanın da etkisiyle Ataşehir’de buruk karşılanan sayılı oyuncudan biriydi. Realitenin farklı işlediğini, her şeyde olduğu gibi bu konuda da zamana ihtiyaç olduğunu bilsek de topu her eline aldığında mucizevi bir üçlük beklemekten kendimizi alamıyorduk. Nitekim ilk sene Marko için inişli çıkışlı geçti, sonrasında yaz boyu Marko’nun Fenerbahçe’ye ne verip ne veremeyeceğini, tavanının hangi yükseklikte olduğunu tartışmaya başladık.
 
Sezon başladı, Fenerbahçe bildiğimiz düzenli Fenerbahçe’ydi fakat bu kez en kritik soru cevap bulacaktı. Bu takımın el yakan şutları sokan adamı Marko Guduric’ti. Sırp guard, sarı-lacivertlilerin art arda aldığı deplasman galibiyetlerinde son çeyrekte elini taşın altına koyan adam olarak hafızalarımızda yerini çoktan kazımıştı bile. Bir gün o da Bogdan gibi okyanus ötesine geçer mi bilinmez ama Fenerbahçeli taraftarların Marko’nun gidişine de çok sıcak bakmayacakları kesin.
 
Marko Guduric ile Final Four medya gününde gerçekleştirdiğimiz röportaj huzurlarınızda…
 
En kolay soruyla başlayalım. Medya günü mü, yoksa Zeljko Obradovic’in antrenmanları mı daha zorlayıcı?
 
Hımmm… Düşündüğüme bakma, idmanlar tabii ki.
 
Salona gelirken senin hakkında ilginç bir şey bulmaya çalışıyordum ve aklıma ilk şu geldi: Fenerbahçe’ye katılan isimlere baktığımızda ya geçmişte spotların altında olup kariyerlerinin bir bölümünde düşüş yaşayanlar var ya da nispeten küçük takımlarda çok büyük rolleri olan oyuncular. Sen iki gruba da dahil değilsin, Kızılyıldız’ın potansiyelli ve çok fazla süre almayan genç oyuncusu olarak bir anda üst üste Final Fourlar oynayan Fenerbahçe’ye geldin…
 
Üstelik benim geldiğim yıl takım Euroleague kupasını yeni kazanmıştı… Bu durum bana ekstra bir baskı yüklüyordu tabii ama ben olayın heyecan ve mutluluk tarafındaydım. Yani çok iyi bir koç ve mükemmel bir takımla çalışacaktım, daha iyi ne olabilirdi ki? Nitekim bu iki yılın sonunda hem bir basketbolcu hem de bir insan olarak buranın bir parçası olabildiğim için kendimle gurur duyuyorum. Hayat bana iyi ki bu şansı tanımış.
 
Hiç zor bir tarafı olmadı mı yani?
 
İlk kez şehir, hatta ülke değiştiriyorsunuz. En başta bu zorluyor. Fakat sonrasında hem geldiğim ortamdaki karşılanış şeklim hem de etrafımda Sırpça konuşan çok fazla kişi olması beni çok rahatlattı. Baskıyı bir kenara bırakırsak her konuda çok çabuk adapte oldum.
 
Basketbol oynayan bir Sırp çocuğunun gözünden bakmaya çalışıyorum da gelecekte Obradovic’in kritik anlarda sorumluluk verdiği oyuncu olmak kulağa çok büyük bir hayal gibi geliyor. Sen nasıl hissediyorsun?
 
Aynı ülkeden olmamız özel bir durum ama eğer Sırp olmasaydım yine dünyanın en iyi koçuyla çalışmak isterdim. Bir de tabii Zeljko Obradovic’in Sırbistan ve basketbol adına kazandırdıklarını düşününce şu an bulunduğum durumdan memnun kalmamak mümkün değil. Ondan saha dışında da öğrenecek çok fazla şeyiniz oluyor.
 
Geçen yıl ilk Final Four deneyimin için kendi şehrinde, Belgrad’daydın. Şimdi ikinci kez bu deneyimi tadacaksın, bu bakımdan nispeten tecrübeli bir oyuncu olarak Vitoria’ya giderken daha farklı düşünceler var mı kafanda? Geçen seneden neler öğrendin?
 
Final Fourlarda siz farkında olmadan başınızdan bir sürü şey geçmiş oluyor. Bu sefer neyle karşılaşacağımı bildiğim için benim adıma daha kolay geçeceğini düşünüyorum. Maça daha rahat konsantre olabileceğim, ki zaten takımda herkesin orayı yaşamışlığı var. Erick (Green) de daha önce Final Four’da yer almış. Tecrübemizin bize büyük yardımı olacağına inanıyorum.
 
Oranın kendine ait dinamikleri olduğu her zaman söylenir ama bu dinamiklerin neler olduğuna çok fazla değinilmez. Sence bir oyuncu neye önem vermeli Final Four’da?
 
Sadece bir maç… Aslında iki maç ama eğer bir kere kaybederseniz oradaki işiniz sona erer. Ayrıca orada küçük detayların büyük önemi var, gerçekten çok çok küçük detaylardan bahsediyorum. Her top için ayrı bir mücadele, ribaundlar, enerji, savunma… 

Yorumlar Okunma: 1233