Altyapıdan bildiriyorum: Durum kötüye gidiyor (Ufuk Akyüz) - BasketFaul.com

Altyapıdan bildiriyorum: Durum kötüye gidiyor (Ufuk Akyüz)

24-05-19 14:11
Ufuk Akyüz
Basketfaul'de okuduğum bir haber ve altına yazılan yorumları görünce, kendi çocuğu da altyapıda voleybol oynayan bir veli olarak 1-2 satır yazı yazmak istedim. Umarım mesajlar yerine gider, zira arada birkaç kişi bile kurtarsak kardır.

Önce en çok eleştirilen hakemlerden başlayalım. Bakın hakem kardeşlerim, öncelikle altyapı maçlarında çok daha fazla koşmanız, çok daha fazla konsantre olmanız gerekmektedir. Zira bir iş nasıl başlarsa öyle gider. Daha üst klasmanlara aday olmak istiyorsanız bu maçları da Euroleague finali yönetir gibi yönetmeniz gerekir. Sizin ciddiyetiniz maçın ciddiyetidir. Ne kadar iyi iletişim kurar, kendinizi iyi ifade ederseniz maçları çok daha rahat yönetirsiniz. Bitse de gitsek havasında maç yönetiyorsanız zaten bu işte uzun soluklu olamazsınız. O zaman bu tip videolara bol bol malzeme olur yıpranırsınız. "30 TL maç parası alıyoruz, bir de hakaret mi işiteceğim?" diyorsanız, bu işi psikolojiniz kaldırmıyor ise de yapmayacaksınız. Tabii bu arada tribünlerde holigan edasıyla maç seyredenleri de seyrettirmek zorunda değilsiniz. Nihayetinde kamu görevi yapıyorsunuz ve sizin maçınıza etki eden ciddi bir tahrik-tehdit varsa salonu veya o bölümü boşalttırırsınız, olur biter. İyilikten maraz doğar demişler. Ben bunu çok kötü bir tecrübe ile yaşadım. Önde olmasına rağmen ağız dolusu küfür eden bir grup taraftara "hadi maç bitsin biraz daha sabredeyim" dediğim bir maçta hiç yaşamak istemediğim şeyleri yaşadım. Ben de kendimi kaybettim. Bu sebepten iyi iletişim kurun, ciddi maç yönetin, hata yapın, hata yaptığınızı söylemekten utanmayın, hatayı hata ile geçiştirmeyin, yaptığınız işten keyif alın ve gülümseyin. Göreceksiniz bazı şeyler sizin için zamanla daha da kolaylaşacak.

Gelelim antrenör kardeşimize, kendisini tanımam ama bir maçta yaptıkları yüzünden de bir kişiyi hemen linç etmek doğru değil. İtirazında haklı ama sahanın diğer tarafına kadar hakemin üzerine yürümesi hoş gözükmüyor. Hakem geri çekilmese ne olacak? Kavga mı edeceksiniz? Emin ol, o da işi çözmeyecek. Saha içinde sergileyeceğiniz tavır ve karakter oyuncularınıza model oluyorsunuz, biraz daha sakin kalmanız gerekiyor. Siz çocuklar için en önemli rol modelsiniz. Bence eğer yorumlarda anlatıldığı gibi bir kişi isen ne olursa olsun kendimi kaybetmemem lazımdı deyip konunun üzerine sünger çekilmesi işin en güzel kısmı olur. Hatta ilk maçına aynı hakemi talep edip sahada güzel bir tablo çizerek herkese önemli mesajlar verilebilir. Sonuçta ikiniz de o sahada olacaksınız birbirinizin yüzünüze bakacaksınız. 

Unutmayalım ki sahadaki çocuklarımıza rol model oluyoruz göreviniz çok ağır. Belki o çocuklardan bazıları da hakem olacak ve olmalı. Basketbolu basketbol oynamış kişiler idare etmeli ki sahadakilerin dilinden anlayabilsin.

Not : Karşı takımın 40 dakika zone müdafaa yapıyor olması bambaşka bir konu ve bu olayla bağdaştırılmamalı. Eğer şu an federasyon, "isteyen istediği gibi oynar" şeklinde bir uygulamaya karar vermiş ise zaten bunu kulüpler seviyesinde dile getirilerek çözülmesi gerekiyor. 
Gördüğüm ve duyduğum kadarıyla bu genel bir şikayet . Bence de acil çözüm üretilmeli.

Gelelim bence en önemli bir diğer konuya, VELİLER;

Bahsettiğim gibi benim de kızım altyapıda voleybol oynuyor ve ben bazı maçlarda tribünleri seyrederken gerçekten hayretler içinde kalıyorum. Evet maçı değil genelde tribünleri seyrediyorum zira velilerin kendilerini düşürdükleri durumlar gerçekten trajikomik. 

Öncelikle sahada iken sizin tribünden bağırmanız çağırmanızın çocuğunuzun dikkatini daha çok dağıttını bilin, çocuk antrenörünü mü dinleyecek, yoksa o bağırış çağırışta tribündeki onlarca kişinin söylediğini mi?

Yani sizin o bağırdıklarınız var ya… Sadece siz ve etrafınızdaki birkaç kişi duyuyor boşuna kendinizi telef etmeyin. 

Eğer saha içinde oynayan çocuğunuz tribünde devamlı sizi arıyor ve hata yaptığında size bakıyorsa bu gerçekten çok vahim bir durum. Hele böyle bir durumda kurduğunuz göz kontağında bir tepki veriyorsanız çocuğu iyice yerin dibine sokuyorsunuz. Özgüvenini bitiriyorsunuz. Sizin öncelikle çocuk ile göz kontağı kurmamanız, taktik vermeye çalışmamanız ola ki bir kontak sağladıysanız da doğru veya yanlışında bile alkışla destek veriyor olmanız onun için en önemli destektir. Sporcu motivasyon ile beslenir unutmayın.

Ha çocuk hala devamlı size bakıyorsa o zaman çocukta ciddi bir özgüven kaybı var ve bir psikologa götürmeniz ve bu sorunu çözmeniz gerekmektedir. 

Unutmayın bu bir oyun siz zevk almaz işe sadece skor ve başarı odaklı bakarsanız çocuğun spor hayatını da kısa sürede kaybedersiniz. Daha önce basketbol oynamış olabilirsiniz, yöneticilik yapmış ta olabilirsiniz, herşeyi çok iyi biliyor da olabilirsiniz ama şu an ‘’ çocuğunuzun oyunundasınız ‘’. Ve siz sadece SEYİRCİSİNİZ. Bunu unutmayın. Fotoğraf çekin, selfie yapın, videoya kaydedin. ( Tabii bunları diğer kişilerin seyir zevkini de engellemeden yapın) 

İleride bunlar çok güzel hatıralar olacak bunları biriktirin. Tribünde yaşadığınız kaosları, saha kenarında elleri ağızlarında tribünde sizin o hallerinizi izlemeleri onlara anı olarak kalmasın.
Tribünde hakem olmayın, antrenör olmayın, komik oluyorsunuz. 

Hakem hata yapacak, antrenör çocuğunuzu oynatmayacak. Bunlar işin doğasında var doğru veya yanlış, bunlar yaşanacak. Siz sadece çocuğunuzu destekleyin, alkışlayın. ‘’Herkesin çocuğu kendine Michael Jordan‘’ demişler. Çocuğunuza gerçekçi yaklaşın. Seyirci olmayı bilin.

Son sözümde bazı spor okullarına ve kulüplere, altyapıya veya spor okullarına gelen velilere 300-350 TL gözü ile bakmayın lütfen. 

Yorumlar Okunma: 6115