Altyapı Gündemi (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Altyapı Gündemi (Hayri Pekergin)

14-06-19 21:26

Liglerin bitmesi ile birlikte dikkatler altyapı Türkiye şampiyonları ve yaklaşan milli takımlar sezonuna çevrildi. 


U14 ve U18 Türkiye şampiyonaları ardından geçtiğimiz haftalarda U16 Türkiye şampiyonası Samsun’da sonuçlanmıştı. 

Bu yaş grubunda, U14 ve U15 kategorilerinde hiç yenilmeyen Galatasaray’ın 2003-04 Takımı, U16 kategorisindeki sezonu da yenilgisiz tamamlayarak galibiyet serisini 73 maça çıkardı. 

Finalde Emlak Konut’u son yıllardaki final maçlarında görülmemiş bir fark olan 72-35 skor ile mağlup eden Galatasaray turnuvada en yakın skorlu maçını çeyrek finalde turnuvayı 5. sırada bitiren Çankaya Üniversitesi önünde 58-55 kazanırken oynadı. 

Emlak Konut’un 2.sırada yer aldığı şampiyonada bronz madalya, çok çekişmeli geçen 3-4 maçında Mersin BŞB’yi 50-48 geride bırakan Fenerbahçe’nin oldu. 

Çankaya Üniversitesi, BOTAŞ, Canik Belediye ve İstanbul Üniversitesi 5-8 arasında derecelerin paylaşıldığı klasman grubunda yer aldı. 

Turnuvada Galatasaray’ın sezonun son aylarında büyük çıkış yakalayan forveti Simge Tokmak en değerli oyuncu seçilirken bireysel ödüller büyük oranda Galatasaray’lı oyuncular arasında paylaşıldı. 

Bu yaş grubunda her zaman ilk sekizde yer alan ve Selin Rachel Gül gibi ön plandaki forvetlerinden birine sahip Urla Belediye takımının şampiyonada olmaması önemli eksiklerden biriydi. Rachel’in bu sezonki gelişimini görmek isterdik. 

Turnuvada performansları ve sonuca etkileri ile öne çıkan oyuncular Simge Tokmak, Arifecan Vardar, Bahar Kalkan (Galatasaray), Eda Balkan (Emlak Konut), Çağla Karatekin, Ayşe Yılmaz (Fenerbahçe), Gözde Gürer, Hazal Bayır (Mersin BŞB), Mariya Taşer, Berfin Baran, Zeyno Işıl Şeren (Çankaya Üniversitesi), Ceylin Altunpa, Deniz Torğut, Vera Günaydın (BOTAŞ), Sıla Öztürk (Canik Belediye), Ayşenaz Kurtuldum, Öykü Öktan (İstanbul Üniversitesi) oldu.  

******

Bundan sonra gözlerimiz 27 Haziran’da başlayacak olan Euro 2019 Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonasında mücadele edecek A Kadın Milli Takımı ve altyapı milli takımlarında olacak.

A Kadın Milli Takımda kadro giderek son şeklini almaya yaklaşırken değerlendirmeleri yazının kaleme alındığı gün başlayacak olan Fransa hazırlık turnuvasını izledikten sonra paylaşacağım. 

Kadın altyapı milli takımlarında ise bilindiği üzere U20 ve U18 Milli takımlarımız Avrupa’da B klasmanında mücadele edecek. 

Önceki yıl (2017) B klasmanına düşen Türkiye’nin bu takımlarının, geçtiğimiz yıl (2018) B klasmanında ilk üç arasına giremeyerek A klasmanına dönememesi aslında “küme düşmekten” daha büyük başarısızlık olarak görülmeli. 

Bu milli takım sezonunda hem U18 hem U20 milli takımlarının şampiyon olarak A klasmanına dönmesini doğal ve normal sonuç olarak bekliyor olacağız.

Ne demek istiyorum?

Elbette her iki kategoride de A klasmanına geri döneğiz. 

Bu sonuçları büyük başarı olarak lanse etmek ise yapısal sorunlarımızı göz ardı etmek anlamında uzun vadede zarar getiren bir yaklaşım olur.   

U16 Milli Takımı ise A klasmanında Avrupa’da kalan tek altyapı milli takımı olması ve  gelecekte U18 ve U20 Milli Takımlarının çatısını oluşturması açılarından önemli bir konumda. 

Samsun’da izlediğimiz U16 Türkiye Finalleri ardından U16 Kız Milli Takımında teknik yetki kullanacak ilgililerin en küçük bir hata yapma şansları olmadığını belirtmem gerekiyor. 

******

Sürekli takip edenler biliyor. 

Kadın altyapı milli takımları ile endişe veren tespitleri, uyarıları ve çözüm önerilerini U16-18-20 Milli Takımlarının tümünün “henüz” A klasmanında yer aldığı 2012-13 sezonunun bu yana yazıyor ve paylaşıyorum.  

Gözle görülür gerileme ve yeni yapılanma ihtiyaçları o dönemde başladı.  

Altyapı milli takımlarında yetki sahibi olan ya da yetki almaya talip olan pek çok basketbol insanına bu konuları detayları ile anlattım. 

İlgi ile saatler boyu dinleyenler oldu. Defterlere notlar alanlar oldu. 

Sonuç olarak ne gördük?

Başarısızlıkların temel sebebi olan sistemsizlik devam etti. 

Yaş gruplarını bilmeyen, oyuncuların en noktalarını tanımayan coachlar geçici görevlendirmeler ile geldikleri takımlara yararlı olamadı. 

Son 7-8 milli takım sezonunda yetki kullanmak üzere göreve gelen idari ve teknik sorumlular,  göreve gelmeden önce kendi eleştirdikleri noktaların en büyük uygulayıcısı haline geldi.

Yani uygulamada çok vahim yanlışlar yapıldı. 

******

Çözüm önerilerim artık ezbere biliniyor. 

Kısaca özetlemek gerekir ise yıllardır TBF’ye kadın altyapı milli takımları ile ilgili know-how, “AR-GE” ve günlük yönetim (idari/teknik) süreçlerini kendi bordrosuna uzun dönemli kontratlarla bağlanmış personel eli ile yürütmesini söylüyorum. 

Bunun en temel iki nedeni var. 

İlki kadın basketbolunda lokomotif kulüplerin altyapıdan oyuncu çıkarmak konusundaki “ataleti”. 

Diğeri ise erkek basketbolu kadar yetişmiş insan kaynağına sahip olmayan kadın altyapı basketbol antrenörlerinin, yine erkek basketbolundaki gibi mentorluk, tecrübe paylaşımı ve teknik destek gibi unsurlardan yararlanamaması sonucu oluşan oyuncu GELİŞEMEME RİSKİ.

Kısacası TBF’ye yıllardır altyapının yönetimini üstünüze alın diyorum. 

Konuyu derinlemesine bilen, tüm ülkeyi dolaşarak 14-20 yaşları arasındaki oyuncuları sürekli takip eden, kendini başka kişi ve kurumların etkisi altında hissetmeyecek bir ekip oluşturmalarını öneriyorum.  

Kısaca diyorum ki;

Kadın basketbol altyapısında kulüpler bacağında hemen geliştirilemeyecek yapısal kırılganlıklar var. TBF olarak bu alanı size bağlı bir ekiple doldurun. 

Şimdi bugünün TBF’si de cevap verecek ve diyecekler ki; 

“Geldiğimizde sizin söz ettiğinize benzer bir yapı bulduk”. “Kadın altyapısında tam yetkili teknik sorumlu vardı”. “Ona güvendik” ve “U20 ve U18’de küme düştük. 

Oysa önerilerim görev verilen (kişinin değil) “ekiplerin” performansını izleme ve değerlendirmeyi, yapılan çalışmaların etkinliğinin, seçimlerinin adaletinin TBF tarafından izlenmesini de içeriyordu. 

O yetkililer maç maç, şehir şehir Türkiye’yi gezip kaç altyapı maçı izlemişti?

İşte burada yönetim sanatı devreye giriyor. Siz yönetimde boşluk vermeyeceksiniz.  

Zira verilen idari ve teknik yönetim boşlukları menajerlik şirketleri ve baskın kulüp idarecileri tarafından dolduruluyor. Bu da yapılan coach / oyuncu seçimlerinde kasıtlı yanlışlara neden oluyor.   

******

Bugün gelinen durumda, TBF’nin U18 ve U20 altyapı milli takımlarının yönetimini adeta out-source edercesine iki farklı menajerlik grubu ile yakın ilişkili yetkililer arasında paylaştırdığı görülüyor. 

Kontrol ve dengenin ise her bir takıma iliştirilen diğer menajerlik grubu ile ilişkili idari ve teknik yardımcılar yolu ile aranacağı anlaşılıyor.

“Boşluk vermeyin, milli takımlar üzerinde sorumluluğu olmayan menajerlik şirketleri ve baskın kulüp yöneticileri boşlukları kendi çıkarlarına göre doldurabilir” derken yapının olduğu gibi teslim edildiğini görüyorsunuz.  

Bu durumun, her türlü sakıncasının dışında basketbolun bu menajerlik gruplarının kapsamı altında olmayan bölümündeki paydaşların adalet duygusunu (daha şimdiden) ne kadar zedelediğini belirtmeme sanırım gerek yok. 

Tekrar ediyorum;

U18 ve U20 Milli Takımlarımız bu sezon B klasmanında  Finlandiya, Arnavutluk, Bulgaristan, Makendonya, İzlanda, İrlanda, Kosova, İsrail gibi ülkelerin arasında elbette başarılı olacak.

Oysa bizim hedefimiz Avrupa’da A klasmanında anlamlı başarılar ve A Milli seviyesine daha çabuk hazır hale gelen altyapı oyuncuları olmalı. 

Bu da ancak adaletli, kapsayıcı, iyi yönetilen süreçler ile mümkün olabilir.  

Başta A Kadın Milli Takımı olmak üzere tüm altyapı milli takımlarına yaklaşan milli takım sezonunda başarılar diliyorum.  

twitter: @hayripekergin

Yorumlar Okunma: 3829