Normalleşmek istendiğine göre şartlar anormal (Necip Kapanlı) - BasketFaul.com

Normalleşmek istendiğine göre şartlar anormal (Necip Kapanlı)

24-06-19 11:58
İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 31 Mart seçimleri öncesindeki en önemli söylemi bence şuydu: Konuşun, konuşmaktan korkmayın...

Gerçek demokrasilerin egemen olduğu ülkelerde bu tür bir istekte bulunan kişiye insanlar bir anlam veremez, "Bu adam ne diyor?" diye düşünür...

Ülkemiz maalesef son yıllarda konuşmayan, konuşsa da liderin istediği gibi konuşarak statükosunu korumaya veya geliştirmeye çalışan insanlarla dolu...

Sanmayın ki sporda işler farklı... Kulüp başkanının sesi olmayan kaç genel menajer, kaç yönetici tanıyorsunuz? Ya konuşmazlar, ya da izin alıp konuşurken de sahiplerinin sesi olurlar...

En mükemmel projeler çok sesliliğin sonucudur. Türkiye'de ise herşey liderin iki dudağının arasındadır. Politikalar da liderin ufkuyla veya olaya bakış açısıyla sınırlıdır...

Bu düşüncelerimin sadece bir liderle ilgili olduğunu tahmin ediyorsanız yanılıyorsunuz... Türkiye'de sadece siyası partiler değil, şirketler, kurumlar, kulüpler benzer şekilde yönetiliyor... Ve ola ki bir aykırı ses gelirse, o kişi dışlanıyor...

İmamoğlu'nun "Konuşun, konuşmaktan korkmayın" söylemi ne kadar karşılık bulur? Bu söylem kulüplerde lider konumundakiler de dahil yöneticilerin zihniyetinde bir değişiklik yaratır mı? Bugüne kadar konuşamamış olanlara bir cesaret getirir mi? Görececeğiz...

Bugünlerde çokça söz edilen bir sözcük de "Normalleşme..." Demek ki içinde bulunduğumuz koşullar anormal ki bir normalleşme talebi var... Acaba "anormalleşirken" kişiler şahsi menfaatlerini bu kadar ön plana çıkarmayıp, ilkeli davranmış olsa bu duruma düşer miydik? 

İstanbıl Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yarattığı havanın her tarafa yayılmasını, demokrasinin belgesi olan şeffaflığın ve tarafsızlığın herkes tarafından hissedilmesini, kulüplerin, federasyon kurullarının etik değerlere daha fazla önem vermesini, her yerde liyakatın hakim olmasını diliyorum. Liglerimizde çok değerli antrenörler ve genel menajerler var. Bunların çoğu hakettikleri yerlere gelebilmek için dahi, araya hatırlı kişiler koymak durumunda kalıyorlarsa kulüplerdeki öncelikli kriterin "hatır-gönül" olduğunu görmemek imkansız. Aynısını TBF için de söyleyebiliriz. Orada da çok değerli kişiler çeşitli kademelerde, milli takımlarda görev yapıyor. Ancak bu kişilerin, üst düzey yöneticilerle aynı tertipten olmasını bir tesadüf olarak nitelendirebilir miziniz? 

Etik değerler, yasalar gibi yazılı olmayabilir ama özgül ağırlıkları demokratik ülkelerde çok değerlidir. Basketbolun zarar görmemesi için bildiğimiz birçok şeyi ötelemiş olabiliriz ama birileri bilmeli ki sabrımız sonsuz değildir. 

Umarız bütün yönetimlerde bir zihniyet değişikliği oluşur ve herkes hak ettiğini alır. 

Yorumlar Okunma: 4491