Ali Hurşit Baytok ve Basketbolumuzda Kanonlaşma Sorunu-3 (İlker Yıldız) - BasketFaul.com

Ali Hurşit Baytok ve Basketbolumuzda Kanonlaşma Sorunu-3 (İlker Yıldız)

02-08-20 05:09
Ali Hurşit Baytok ve İki Önemli Basketbol Kitabı 
Ülkemizde yazılan basketbol kitaplarının hepsi muhakkak çok değerli ve ülke basketbolumuz açısında da çok önemlidir. Ancak ben özellikle başta basketbol antrenörlerimizi ilgilendireceğini düşündüğüm ama basketbolumuzun bütün paydaşlarına da doğru basketbolla ilgili önemli bir bilinç kazandıracağından şüphe etmeyeceğim iki eser ve bu iki şaheserin yazarı Sayın Ali Hurşit Baytok ile ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sayın Ali Hurşit Baytok’u ülke basketbolumuzda neredeyse tanımayanımız yoktur. Ancak ben yine de Sayın Baytok’u kısaca tanıtmanın gerekli olduğunu düşünüyorum. 1951 doğumlu olan Sayın Baytok, 18 yıllık profesyonel basketbol kariyerinde bir sezon hariç (1977-1978 Muhafızgücü) tamamında Beşiktaş’ta forma giymiş, Beşiktaş’ın tarihindeki ilk şampiyonlukta yer almış (1974-1975), Beşiktaş basketbol takımında kaptan olarak en fazla sahaya çıkan basketbolcu olmuş, birçok önemli kulübümüzde başantrenörlük ve altyapı koordinatörlükleri yapmış, TBF’de Eğitim Kurulu üyesi olarak yurtiçinde hemen her kategoride açılan kurs ve seminerlerde eğitim vermiş, çeşitli dönemlerde Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okullarında öğretim görevlisi sıfatıyla dersler vermiş, iki seneden fazla “Fundamental” adlı önemli bir dergi çıkarmış olan, ülke basketbolumuzun yetiştirdiği en önemli değerlerimizin başında gelmektedir. Ülke basketbolumuz adına en donanımlı ve yazdığı eserler bakımından da en verimli şahsiyetlerin başında gelen Sayın Baytok’un ayrıca Türk basketboluna kazandırdığı “Bireysel Savunma Teknikleri”, “FundaMENTAL” ve “Motion Offense” adlı üç önemli kitabı ve “Bireysel Savunma Teknikleri” adlı basketbol eğitim videoları bulunmaktadır. Sayın Baytok’un, “FundaMENTAL” ve “Motion Offense” adlı iki önemli kitabını altını çize çize okumuş ve “Bireysel Savunma Teknikleri” adlı basketbol eğitim videolarını da tekrar tekrar en ince ayrıntısına kadar notlar alarak izlemiş birisi olarak, Sayın Baytok’un eserlerinin ülke basketbolumuz adına “KANON” niteliği taşıyacağına inananlardanım. Sayın Baytok, “MOTION OFFENSE FELSEFESİ”nin ülkemizdeki üstadı konumundadır ve bahsi geçen eserlerini okuduktan sonra kendisiyle ilgili yapılan bu tanımlamanın ne kadar doğru olduğunu çok daha iyi bir şekilde anlayabiliyoruz.

Sayın Baytok ve eserlerinin neden kanon olabileceğini düşündüğümü de kısaca sizlerle paylaşmak isterim: Sayın Baytok hem eserlerinde hem eğitim videolarında hem de röportajlarında basketbol felsefesini anlatırken sıkça ifade ettiği en temel unsur hep “bireysel gelişim” yönündedir, yani en kıymetlilerimiz olan çocuklarımızın gelişimi onun basketbol felsefesinin merkezini teşkil etmektedir. Bu nedenle de bireysel gelişimde gerekli olan temelin (FundaMENTAL çalışmaların) çok sağlam atılması gerektiğini devamlı olarak vurgulamakta ve basketbol anlayışını da motion offense felsefesi üzerine kurmaktadır. Sayın Baytok’un basketbola olan yaklaşımı disiplinlerarası bir yaklaşım olması hasebiyle hem çok geniş bir alanı içine almakta hem de bu alanın içerisinde değerlendirilen sporcuların gelişimini de azami ölçüde sağlamaktadır. Basketbolu sadece teknik boyutuyla ele almayıp, kitabında büyük harflerle yazdığı gibi daha çok ehemmiyet verdiği şekilde “MENTAL” yani zihin ve akıl ile ilgili faaliyetlere muhakkak odaklanılması gerektiğini önemle vurgulamaktadır.

Sayın Baytok’un kitaplarını ülke basketbolumuz açısından bütün paydaşların okuması gereken ortak eser olarak nitelendirmemdeki asıl noktada burasıdır, yani “MENTAL” yönün basketbol eğitimindeki önemini detaylı bir şekilde dile getirmesidir. Bu anlayış da basketbolumuzdaki kısır döngüyü kırarak, çok boyutlu bir niteliksel artışı da beraberinde getirecektir. Bundan daha da önemlisi ise bu eserlerin, ülke basketbol ekolümüzü kurma adına daha doğrusunu söylemek gerekirse var olan ama unutulmaya yüz tutmuş olan basketbol ekolümüzün temel felsefesini tüm paydaşlara aktaracak olan bütünlüklü eserler olmalarıdır. Bu eserler basketbolumuzdaki dağınıklığı engelleme adına önemli birer kaynak niteliğindedirler. Aynı zamanda ülkemizde bir basketbol ekolünün mevcut olduğunun da en önemli delilleridirler. Pekâlâ bu eserlerde hangi konular yer almaktadır, hep birlikte kısaca bu eserlerdeki konu başlıklarına bakalım;
 

Ali Hurşit Baytok'un kitaplarında geçen konu başlıkları

"FundaMENTAL"

"MOTION OFFENSE"

Fundamental - Temel Mantık

Antrenörlükteki hayati yaklaşımlar

Yüksek performans

Motion offense

Rekabet üstü olmak

Lider antrenör

Fundamental çalışmalarında antrenörün rolü

Rol dağılımı, kulvar tanımlaması

İletişim ve öğretime yardımcı unsurlar

Alıştırmalar

Kaliteli antrenman

Hareketli hücum sistemi ile ilgili prensipler

Bir hareketi öğretmek

Pas ve üçlü tehdit

Hücum tekniğinin unsurları - Koşular

Alıştırmalar

Yön ve sürat değiştirmeler

Şut seçimi, farkındalık

Stoplar

İletişim

Stop and go drill

Skor gücünün yayılması

Dribling

Takım disiplini

Pas

Kondisyon

Şut tekniği

Çocuklarda eğitim süreci

Üçlü tehdit kavramı

Alıştırmalar

Perdeleme

Son söz

Point guard

 

Uzun oyuncular - Centers

 

Uzun oyuncularla çalışma programı

 

Low post hareketleri

 

Alıştırmalar

 

Son söz

 

Anahtar

 

 
 
Bu iki önemli kitaptaki konulara baktığımızda basketbolun sadece teknik yönü değil, mental yönü üzerinde de detaylı durulduğunu da rahatlıkla görebiliyoruz. Eğitim Kurulu'nun düzenlemiş olduğu antrenör kursu faaliyetlerinde kötü tercüme edilmiş yabancı kaynaklı eserleri antrenörlerimize kaynak olarak dağıtmak yerine, Sayın Ali Hurşit Baytok’un “FundaMENTAL” ve “Motion Offense” kitapları kaynak olarak dağıtılırsa hem antrenörlerimizi daha iyi yetiştirmiş hem ülke basketbolumuzda birliği sağlamış hem de sağlam bir basketbol ekolümüzün olduğunu hatırlamış/hatırlatmış oluruz.

Sayın Ali Hurşit Baytok’un “FundaMENTAL” ve “Motion Offense” kitaplarının içeriğinde yer alan konu başlıklarına baktığımız zaman; “İletişim ve öğretime yardımcı unsurlar”, “Bir hareketi öğretmek”, “Antrenörlükteki hayati yaklaşımlar”, “Lider antrenör”, “İletişim” ve “Çocuklarda eğitim süreci” gibi bilişsel yaklaşım, psiko-sosyal yaklaşım, pedagojik yaklaşım ve iletişim gibi çok boyutlu alanları da içine alacak şekilde bir basketbol eğitim anlayışı amaçlanmaktadır. İnsanın en doğru şekilde eğitiminin söz konusu olduğu bir ortamda sadece parkede gösterilecek driller ile basketbolcu hatta sporcu yetiştirilmesinin söz konusu olamayacağı aşikardır. Bu nedenle Sayın Ali Hurşit Baytok’un ülke basketbolumuza sunduğu bu iki önemli eser, en iyi şekilde basketbolcu yetiştirilmesi adına kaynak olarak kullanılabilecek en derli-toplu, en iyi ve en kalıcı eserler olma özelliği taşmakta ve taşımaya da devam edeceklerdir. Bu kalıcı ve kapsayıcı özellikleri, ülke basketbolumuzda kanon olabileceklerinin en temel göstergesi olmaktadır.

Motion Offense, Basketbolun En Temel Felsefesidir
Altyapılardan itibaren bütün oyuncuların her açıdan basketbol yeteneklerini azami ölçüde kullanabilmesi adına, altyapılarda kesinlikle motion offense felsefesi ile yetiştirilmeleri gerekiyor. Sonuçta motion offense felsefesi ile yetiştirilmek demek, fundamental demektir. Dolayısıyla da motion offense felsefesi sayesinde de her oyuncunun potansiyelinin en üst sınırını keşfi, eksikliklerinin tespiti ve daha da önemlisi bilişsel düzeyde gelişiminin de sağlanması ile bütünlüklü bir oyuncu ya da nitelikli bir öğretmen antrenör olmasının yolu açılmış olacaktır. Kısacası Sayın Ali Hurşit Baytok Hocamızın da söylediği gibi "fundamental temeldir ve basketbol fundamentaldir" ve motion offense’ın kullanılması için öncelik; fundamental çalışmaları, sonra farkındalık geliştirmek ve daha sonra da hazır olma kavramı sayesinde çok boyutlu bir algıyı sporcuya kazandırmaktır. Motion offense çok boyutlu olarak basketbola bakış açımızı geliştirdiği için bütün oyuncuların da altyapılar başta olmak üzere gelişimlerini sağlayan en başta gelen sistemdir, daha doğrusu felsefedir. Bu açıdan baktığımız Sayın Baytok’un “FundaMENTAL” kitabı basketbolumuz adına en önemli kanon eserlerimizin başında geleceğinden kuşkum yoktur.

Ali Hurşit Baytok ve Eserleri, Basketbolumuz Adına Kanon Olabilir Mi?
Bir kitapçıda spor reyonuna baktığımızda Sayın Baytok’un bu iki eserini muhakkak görebilme düzeyine gelmeliyiz ki, işte o vakit ülke basketbolumuzda bu kitaplar özelinde hem bir birlik hem de bir kanonlaşmadan söz edebilelim. Bana göre bu iki eser muhakkak ülke basketbolumuz denildiğinde temel referans alınacak kitaplar hükmünde olmalıdırlar. Ayrıca bu kitaplar, ülke basketbolumuz adına araştırma yapan her basketbolsever tarafından referans olarak gösterilmeyi ve konu edilmeyi hak ediyorlar. Bu sayede de bu eserleri aşma çabası içerisine giren kişiler olacak ve bu sayede de hem ülke basketbol kanonumuz genişleyecek hem de ülke basketbolumuz fayda sağlayacaktır. Tıpkı Amerika’da basketbol denildiğinde ilk akla John Wooden’ın gelmesi gibi bizde de Cavit Altunay’lar, Yalçın Granit’ler, Ali Hurşit Baytok gelecektir. Böylece ülke basketbolumuzda genç kuşak antrenörlere ve diğer bütün paydaşlara yol gösterici değerlerimiz olmuş olacaktır. Bugün olduğu gibi temel değerlerimizi yansıtmada bir dağınıklık ve bir kopuklukta olmayacaktır. Herkesin kendi ilgi alanına hitap eden ve merakını karşılayabilecek, yani kendilerine alabilecekleri ve tutunabilecekleri bir alanda açılmış olacaktır. Bu sayede de basketbolumuzda bir sorun yaşadığımızda bugün olduğu gibi hemen sırf bir proje olsun diye verimsiz ve zaman kaybı şeylerle uğraşmak yerine, bugünün sorunlarına kanonlarımıza başvurarak “Cavit Altunay yaşasaydı bugün şu olay karşısında nasıl bir tutum alırdı? Sayın Yalçın Granit ve Sayın Baytok acaba ne söylerdi?” şeklinde kanonik eleştiride bulunup, kriz anlarında kutuplaşmadan ziyade çözüme odaklı olarak bütünleşmeyi başarabiliriz. Bu sayede de her gelen yönetim ile belli bir grup arasında sürekli olarak ülke basketbolumuza zarar verici nitelikte bir çekişmeden de uzak kalmış oluruz. Çünkü merkez belli, kanonlarımız olsa ne yapardı sorusu ile sorunlarımıza çözüm bulabiliriz. Kanonlaşma sayesinde farklı basketbol bilgi seviyesindeki herkesi, adeta bir eseri okumanın bir sürü katmanının olması gibi kendilerinin aradıkları her şeyi bulmalarına da imkân verip, basketbolun sıcak ikliminde tutma başarısı da göstermiş oluruz.

Günümüzün en büyük problemlerinin başında insan merkezli bunca konuşmaya ve gündeme rağmen, insan odaklı bir çabanın içerisinde olmamamız gibi bir tezatla karşı karşıya kalmamız gelmektedir. Seri bant üretimi yani fordist üretim anlayışının getirdiği; makineleşme, robotlaşma ve son olarak da transhümanizm aşamaları yaşamın her alanına sirayet etmeye başladı. Bu anlayış ile üreten, ürettiğine yabancılaşmakta ve nicelik niteliğin önüne geçmektedir. En büyük problem ise yaptığımız işlerde insani özelliklerin unutulmasına ve emeğin sömürüye açık bir hale gelmesine zemin hazırlamaktır. Bu anlayışın tezahürü hemen her alanda karşımıza çıkmaktadır. Basketbolda bu süreçten kendisine düşen payı almakta ve niteliksel bir kayba uğramaktadır. Basketbolda “büyük oyuncular” yetiştirememekteki temel problemimiz de tam da bu bahsettiğimiz sosyo-ekonomik durumla da ilgilidir. İnsana ehemmiyet vermemek, insan merkezli bir bakış açısından uzaklaşmak ile oyuncu gelişiminde bireysel çalışmanın önemini anlamamak arasında kuvvetli bir ilişki vardır. Sayın Baytok’un kitaplarında ise sadece basketbolu değil, aynı zamanda da insana dair olan her şeyi bulabiliyorsunuz. Mekanik bir anlatımın karşısında durarak, bizlere insanın mental yönünün ne kadar önemli olduğunu hatta basketbol öğretiminin temelinin burada olduğunu gösteriyor. Büyük bir birikime sahip olan ve herkese hitap edebilme gücüne sahip olan bir tecrübe ancak bu denli bizlere doğru yolu gösterebilir. Bu sebeple ülke basketbolumuzun ekolünün en önemli temsilcilerinden bir olarak da Sayın Baytok’u kuşkusuz en başlarda zikredebiliriz. Sayın Baytok gibi birçok duayenimizin kaleme aldıkları yazılarda ve verdikleri röportajlarda benzer düşünceleri zaten görebiliyorduk. Ancak ilk defa sistemli bir şekilde düşünceleri kitaplaştıran Sayın Baytok olmuştur. Bu kitaplar sayesinde hem motion offense felsefesini çok daha iyi öğrenme imkânı bulacaksınız hem de Sayın Baytok’un Türk basketbolu adına ne kadar büyük bir değer olduğunu bir kez daha görmekten memnuniyet duyacaksınız.

Sayın Ali Hurşit Baytok’un “FundaMENTAL” ve “Motion Offense” kitaplarının sayesinde basketbolumuzda oyuncu merkezli bir anlayışa yani insana olabildiğince odaklanmamız sağlanmış olacaktır. Böylece hem “Büyük Antrenörler ve Büyük Oyuncular” hem de “A Milli Takımlar Seviyesinde İstikrarlı Başarılar” sağlanarak, ülke basketbolumuzda bütün paydaşları bir araya getirecek bir başarı hikayesine sahip olmuş olacağız. Bu nedenle basketbolumuzda kanonlaşma adına Sayın Ali Hurşit Baytok’un basketbol felsefesi ve eserleri en başta gelecektir düşüncesindeyim.

Herkesin mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor; mutlu, huzurlu, sağlıklı ve basketbol dolu günler diliyorum. Saygılarımla.
 

Yorumlar Okunma: 1858