2. Sınıf oyunculardan, 1. sınıf takım oyunu: Zalgiris - BasketFaul.com

2. Sınıf oyunculardan, 1. sınıf takım oyunu: Zalgiris

16-10-20 14:07
Geçen sezonun harika takımı Anadolu Efes'in bıraktığı yerden devam edeceğini düşünenler yanıldılar. Dört hafta sonunda karşımızda sadece Alba Berlin'i yenebilmiş bir Efes var. Shane Larkin geçen sezon da bazı maçlarda oynamamış ancak eksikliği bu denli hissedilmemişti. Micic'in formsuzluğu, takıma enerji katabilecek Doğuş Balbay'ın sakatlığı, Buğrahan Tuncer'in rahatsızlık nedeniyle toparlanamamış olması, Micic'i vazgeçilmez oyuncu haline getirdi ve Zalgiris maçında takımın en kötüsü olmasına karşın, 32 dakikayla en fazla süre alan oyuncusu oldu. Krunoslav Simon'un hücumu yönlendirdiği bölümlerde Efes oyuna ortak olabileceği izlenimini verdi ancak Simon da yorulduğu için devamlılık gösteremedi.

Anadolu Efes'in aynı kadro, aynı sistemle yoluna devam edebileceğini düşünürken, rakiplerinin de çok iyi tanıdıkları bir rakiple oynama avantajını kaçırdık. Demek ki Efes'in farklı opsiyonlar araması zorunluluk haline geldi.

İyi bir Larkin sahada olsa Kaunas'ta işler daha farklı olabilirdi ancak Zalgiris yine de kazanabilirdi. İkinci sınıf oyunculardan, bu kadar kısa sürede birinci sınıf bir takım oyunu ortaya koymaları gerçekten bütün övgülere layık. Maçı izlerken bir yandan Efes'in oyunu çevirmesini beklerken, Zalgiris'in hem savunmada, hem hücumda ortaya koyduğu basketbol gerçekten gözümüzün pasını sildi.

***

Artık hepimiz kabul etmeliyiz ki, aşı bulunana kadar virus bize rahat vermeyecek ve konu basketbol ise sürekli ertelemelerle karşılaşacağız. Ligleri organize edenler de takımların fazla sayıdaki vaka nedeniyle zaman zaman sahaya çıkamayabileceğini hesap etmek zorunda. 

Sezon başında gördük ki, FIBA karşı karşıya bulunduğumuz gerçeklerin daha fazla farkında. Önce Şampiyonlar Ligi'nde grupları çoğaltıp maç sayısını düşürdüler ve ardından her takımın 15 günde bir maç oynayacağı, yani testi pozitif çıkanların bir sonraki maça yetişme olasılığını artıran format oluşturdular. Geçen sezondan kalan 8'li finalleri ise Atina'daki bubble'da vukuatsız atlattılar.

Euroleague ise ticari kaygılar, sponsor baskısı nedeniyle her şey normalmiş gibi yola çıktı ama daha yolun başında lastik patlattı. Sahaya çıkamayan takımların önce hükmen yenik sayılması, daha sonra kararın iptali bir öngörüsüzlük örneği idi. Görünen o ki, bu olağanüstü dönemde Euroleague'in de sezonu kısaltmak için takımları iki gruba bölmesi çok daha uygun bir karar olacaktı. 

Mehter takımı gibi iki ileri, bir geri temposuyla oynanacak bu zor sezon umarız final maçlarıyla sona erer... (Basketfaul) 

Yorumlar Okunma: 2194