Hazer Avcı: Yabancın yoksa 2 kişilik çalışacaksın - BasketFaul.com

Hazer Avcı: Yabancın yoksa 2 kişilik çalışacaksın

28-10-20 10:53
Fatih Şeker
13 yıl önce Konya’da Selçuk Üniversitesi forması ile 2007-2008 sezonunda genç yaşında ilk Süper Lig deneyimini yaşayan Hazer Avcı ile buluştuk. Yıllar sonra Konya’ya gelerek Büyükşehir Hastanesi Konyaspor Basket forması giyen 33 yaşındaki Avcı, sorularımıza içtenlikle cevap verdi. 

Hazer Avcı ile yaptığımız röportajdan öne çıkan başlıklar şu şekilde: 
* Ben aslında spora voleybol ile başladım. Ankara SSK takımının altyapısında pasör çaprazı olarak 3 yıl voleybol oynadım ama çok keyif almıyordum. Basketbol daha çok ilgimi çekti. Fiziksel olarak çok avantajlıydım ve kulüp voleybolu sevmem için çok uğraştı. Kendi yaşıtlarıma göre çok atlettim ve iyi sıçrıyordum. Bir türlü sevemedim. Daha sonra arkadaşımın vasıtasıyla Arı Koleji altyapısına gittim ve böylece basketbol sürecim başladı.
 
* Benim için Konya’nın yarı ayrı ve özeldir. İlk Süper Lig deneyimimi 2007-2008 sezonunda Selçuk Üniversitesi’nde yaşadım. Şimdiki TBL’de oynayan Mülkiye’den transfer olmuştum. İstatistikler bu kadar yaygın değildi ama o sene 16,5 sayı ve 9,5 ribauntluk bir sezon geçirdim. Try-outluk (deneme antrenmanı) bir durum vardı. Mete hoca bu istatistikleri görerek beni seyretmeye geldi. Birkaç antrenmana çıkacaktım. Ancak sabah idmana çıktım öğleden sonra da sözleşme imzaladım. Konya’dan sonra 5-6 yılım Süper Lig’de, diğer yıllarda da TBL’de üst seviye takımlarda oynadım.
 
* Konya’ya 2 yıllık kontratla gelmiştim. Benim için çok güzel sezondu. 20 yaşında 12-13 dakika ile oynadım Süper Lig’de. Çok iyi oynadığım maçlar oldu. Keyif alarak oynuyordum. Ailemden ilk kez uzaklaşmıştım. Ailem Ankara’daydı ve yakınlardı. Mete hoca da genç yaşımda çok destek oldu ve sahip çıktı. Mete hocadan sonra Cengiz hoca geldi. Kalmamı da çok istiyordu. Sözleşmem de vardı. Sonraki sezon Mete hoca Aliağa’ya geçince bana çok iyi bir teklif geldi. Arada çok ciddi fark vardı. Mete hocayı da güveniyor ve biliyordum. Kendi bonservisimi ödeyerek gittim. Helali hoş olsun. Benim için çok güzel sezondu çünkü. Maçlar kampüste oynanıyordu. Tüm iç saha maçlarını ful tribüne oynardık. Öğrenciler güzel atmosfer oluşturuyordu. Kampüste güzel vakit geçiriyorduk.
 
* Konya’ya yabancı değilim. Çok severek ve çok güzel anılar biriktirerek geldim. Güzel anıların devamı olacak benim için. Konya’ya gelmemin sebeplerinden biri de Cengiz hocadır. Ben Cengiz abiyi uzun süredir tanıyorum. Oyun sistemini de biliyorum. Çok iyi bir koç ve uyum içindeyiz. Konyaspor’dan önce aslında çok teklif aldım ama Ankara’da kalmam gereken özel bir durum oldu. Ailemin yanında kalmam gerekiyordu. Gelen teklifleri beklettim. Rakamsal olarak çok daha iyi teklifler almıştım. Ben hatta Konyaspor ile anlaşmadan 3 gün önce çok daha yüksek teklifler başka bir takım hemen imza atmam için teklif etti ama ben istemedim.
 
* Geçen sezonu Akhisar’da geçirdim. Adaptasyon süreci biraz uzun sürdü. Özhan hocanın sistemine uyum sağlamamız ve saha içindeki rollerin oturması zaman aldı. Pandemiye girerken 5. sıradaydık ama üst taraftakiler ile 2 galibiyet fark vardı. En formda olduğumuz dönemde pandemi arasına girildi. Çok iyi ritim yakalamış, sistem de oturmuştu. Sezon devam etseydi sürpriz yapabilirdik.
  
* Önceki sezon Gencer hoca ile Karesi’de oynadım. Her maç çok skor atıyorduk ama burada bilinen bir yanlış var. Biz aslında antrenmanlarda yüzde 60, yüzde 70 savunma çalışıyorduk. Oradaki sistemin en büyük avantajı pozisyon sayısı çok yüksekti. 90, 100 hücumla oynuyorduk. Biz 20-25 top fazla atıyorduk. Bu yüzden de çok sayı atıyorduk. Yediğimiz sayı da yüksek oluyordu. Başarılıydık ve sezonu da ikinci sırada tamamladık. Ancak daha sonra çok ciddi mali sıkıntılar yaşandı. Paralarımızı aldık daha sonra ama o sezon 6 maaş gerideydik. Eğer mali sıkıntılar yaşanmasaydı elimizi kolumuzu sallaya sallaya Süper Lig’e çıkacaktık. Çok iyi takımdık. Sistem çok oturmuştu.
 
* Murat ve ben takımın iki kaptanıyız. Takımdaki ortamımız çok iyi. Çok potansiyelli gençlerimiz var. Konyalı gençlerimiz de çok yetenekli. Bizlere de zevk veriyorlar, keyif alıyoruz. Özellikle kupada en çok keyif aldığımız şey mücadelemizdi. Tecrübeli oyuncular olarak topa atlayınca, bizi gören gençler de düşünmeden atlıyor. Çok mutluyuz. Çok yüksek bütçeli takımlarda oynadım. Konyaspor gerçekten organizasyon olarak parmakla gösterilecek bir kulüp. Tüm olanaklar harika. Bizlerin konforu için en iyi ve en sağlıklı ortamı sunuyorlar. Bu bence başarının anahtarlarından biri. Yöneticilerimiz de çok ilgili bize karşı ilgili ve olumlu.
 
* Geç kurulduk, fiziksel olarak dezavantaj olabilir ama biz bir antrenmanda iki antrenmanlık çalışma yapıyoruz. Aradaki mesafeyi her antrenman biraz daha kapatıyoruz. Cengiz hocanın önderliğinde birlik ve beraberlik içinde tüm takım birbirine güveniyor. Doğru basketbol ve organizasyonla başarılı olunabilir. Yabancı oyuncu yoksa demek ki iki kişilik çalışmamız gerekiyor. Sahanın içinde herkes birbirinin arkasını kollayacak. Benim için tek ölçü bu. Taraftarımızdan ayrıyız ama onların desteğini de arkamızda hissediyoruz. Bizleri takip ettiklerini biliyoruz. İnşallah bu süreç hemen biter ve tribünleri doldururlar.
 
* Kupa maçlarında 5 oynadım. Genelde koçlar 3’e çekerler beni ama 5 oynadığım çok nadir oluyor. Oyuncunun bana göre sahada çok net bir pozisyon rolü yoktur bence. Bunun avantajı ve dezavantajı olabiliyor. Ben daha çok avantaj kısmında kalmaya çalıştım. Benim şutum daha kuvvetli olduğum için daha önce hep dışarıda kullandı koçlar. Orada şut ritminde oynattılar. Ben aslında post-up yapmayı, temaslı oynamayı çok severim. Çarpışmadan keyif alıyorum. Ben her yerde oynarım. 3 ve 4 numarada yıllarca oynadım. Karesi’de Gibson gidince bir ara 5 de oynadım. Geçen sezon bazı anlarda da 5 oynadım. Ayaklar çabuk olunca ve şut olunca burada bazen avantaj olabiliyor.
 
* Bu sene iyi oynamaktan çok sağlıklı kalan son sözü söyleyecek. Tüm dünya zor bir süreçten geçiyor. Bunu birebirde en çok hisseden bir spor yapıyoruz. Kendine çok iyi bakman, sağlıklı olman, şu an grip bile olmaman gerekiyor. Bizim için çok daha zor. Bunun bir de mental tarafı var. Yakalanma korkusu, sürekli kontroller, ligdeki bazı maçların ertelemesi gibi. 
 
* Ben sezon biter, 2 haftalık ara veririm daha sonra da Haziran ayının ilk haftası gibi bireysel antrenmanlara başlarım. Takım antrenmanlarına kadar özel kondisyoner arkadaşımla beraber çalışırım. Uzun süredir çalışıyoruz. Yaz döneminde uzun tatiller yapmam. 15 yıldır iki haftadır uzun antrenman yapmıyorum ailemle yaptığım tatiller dahil. 
 

* Basketbolda Mirsad Türkcan’ın oyun tarzını çok beğenirdim. Sert ve mücadeleci tarzından çok keyif alırdım. Hüseyin Beşok’u da çok severek izlerdim, oyun aklı muazzamdı. Küçüklüğümde de Harun Erdenay’ın hayranıydım. Şuta çıkışını, topu yere vuruşu çok hoşuma giderdi. Haluk Yıldırım da öyle. Hem kişilikleri hem de oyun karakterleriyle örnek alarak büyüdüğümüz isimler. 

Yorumlar Okunma: 2094