10-15 yılda bir yabancısız lig (Haydar Kemal Ateş) - BasketFaul.com

10-15 yılda bir yabancısız lig (Haydar Kemal Ateş)

02-12-20 09:22
Ortada bahsedilecek, tartışılacak, yorumlanacak, çözüm üretilecek sürüyle mesele var, ancak pandemi sürecinde yazı yazmak insana biraz anlamsız geliyor.

Birçok şey işin normaline göre kıyaslayarak doğru veya yanlış, eksik ya da tamam şeklinde yorumlanır. Ancak şu içinde bulunduğumuz süreçte hiçbir şey normal olmadığı için yapacağımız yorumlar doğru mu olur, yanlış mı? Kestiremiyorum.

Benim gördüğüm hem Türkiye Liglerinin, hem de Avrupa Liglerinin geleceği karışık. Belli ki bütün organizasyonlarda katılımcı takımların müsabakalarda alacakları neticeler ve sıralamalardaki yerleri, ekiplerindeki oyuncuların ne kadarının ne zaman virüse yakalanacakları ile şekillenecek. En uzun süre kadrosunu tam takıma yakın bir sayıda, bu hastalığa yakalanmadan koruyanlar daha çok galibiyet alarak avantajlı duruma geçecek gibi duruyor. Netice ne olur diye soranlara, şu yener bu yener bile diyemiyoruz. Nerede ise maçın ortasında “test neticeniz geldi, pozitifsiniz” diyerek oyundan alacaklar.

Benim bildiğim, birkaç doğru şey yapabilmek için her zaman fırsat oluşur. Mühim olan önümüze çıkan fırsatları kaçırmadan en iyi şekilde değerlendirmek. Ancak biz nedense bu fırsatları ya görmezden geliriz, ya da hakikaten görmeyiz. Canım milletimizin en çok kullandığı iki üç cümle vardır ”keşke”, “ne bileyim ben” ve “olmuş bir kere"... İnsanlar bu sözcüklere tam anlamı ile kurtarıcı olarak sarılırlar, ancak bu arada ne yazık ki hakikaten olan olmuş ve biz yine zaman, para, itibar, artık ne sayarsan say kaybetmiş oluruz.

Tabii benim şimdi bu yazıda fırsat diye belirteceğim şeyler benim fikirlerimdir, isteyen katılır isteyen katılmaz. Senelerdir yazarım, söylerim ama taraftar da bulamam. Nedir onlar?

Her on-on beş senede bir, önceki sezonda karar alıp yayınlayarak, liglerden düşmeyi kaldıralım ve yabancı sayısını sınırlayalım. Belki o sezon ligin kalitesi biraz düşer ama hiç olmazsa o sezonda en az 7-8 takım az sayıda yabancı oyuncu ve daha çok sayıda Türk oyuncu ile oynar. Bu arada birçok yeni ve genç Türk oyuncu, oynama fırsatı bularak piyasaya çıkar. Bu söylediğim şeye “olur mu kardeşim” derseniz, cevabım “olur” hatta “oldu bile”dir. Yanılmıyorsam 2000 – 2001 sezonunda bu sistem uygulandı. Ben o sezon TED Ankara Kolejliler takımını çalıştırıyordum. O zamanki Federasyon böyle bir karar alınca biz, 4 yabancı hakkımız olmasına rağmen bütçemiz çok kısıtlı olduğu için 2 vasat oyuncu aldık. Oldukça vasat bir 4 numara pozisyonu ve biraz daha kaliteli bir 5 numara pozisyonu oyuncusu. Diğer 10 oyuncu Türk vatandaşı. Onların 6-7'sini de o zamanki 2. Lig takımlarından almıştık. O sezondan sonra o çocukların hemen yarısı 1. Lig oyuncusu oldular ve senelerce bu ligde oynadılar. Hatta İkinci Lig'de oynayan ve ilk defa birinci lige yükselen “Bekir Yarangüme” aynı sezon 1. Ligin sayı kıralı olup, 1-2 sene sonra da A Milli takıma kadar yükselmişti. Bu sadece bir takımda olanlar. Eğer o sene öyle bir karar açıklanmasa idi o çocuklar belki de basketbol hayatlarını 2. Ligde sürdürerek sonlandıracaklardı. Bütçeleri sağlam olan ve Avrupa organizasyonlarına katılan takımlar da en fazla 4 tanesini Türkiye’de oynatmak şartı ile istediği kadar yabancı oyuncu alsın. Zaten bu sezonda mecburiyetten, aşağı yukarı söylediklerime benziyor.

Şimdi en son iki maç oynayan milli takıma bakıyorum da netice ne olursa olsun Türk oyuncuları, bizim çocukları seyretmek ne kadar zevkliymiş, tadına varıyorum. Sezon sonuna kadar İsimlerini bile tam ezberleyemediğim 100 civarı yabancı oyuncunun sahada koşuşturması, takım tutmayan bir basketbolsever olarak bana hiç zevk vermiyor. Atletik siyahilerin en güzel hareketlerini “NBA” de, üst düzey mücadeleyi de Euroleaguede seyrederim. Ben Türkiye liginde, genç ya da yaşlı, kaliteli çok Türk oyuncu seyretmek istiyorum. Ancak düşünün, eldeki oyuncularla şöyle 20 kişilik bir milli takım kadrosunu bile kuramıyoruz. Bu nedenle kafamda, Türk oyuncu seçeneğini arttırmak için, yukarıda söylediğim, bazılarına acayip gelebilecek, alternatif fikirler üretmeye çalışıyorum. Aslında daha birçok fırsat var, ancak yazı çok uzadı bir müddet sonra mümkün olursa diğerlerini de yazarım.

Herkese sağlıklı ve mutlu günler, aman evde kalın. 

Yorumlar Okunma: 3462