Biz öğretmeliyiz ki... (Efe Can Önal) - BasketFaul.com

Biz öğretmeliyiz ki... (Efe Can Önal)

08-03-21 02:53
"Bir çocuğun kapılabileceği en müthiş korku, sevilmemek korkusudur, reddedilmek, cehennem korkusudur. Sanırım dünyada herkes reddedilmeyi az çok tatmıştır. Reddedilmek öfke doğurur. Öfke öç alma duygusunu, öç alma da suçu getirir, işte insanlığın öyküsü budur.” . Bu sözler Amerikalı yazar John Steinbeck’in bir romanından alıntı. Maalesef gerçekten insanlığın öyküsü bu ama bu değiştirilemeyecek bir yazgı değil. Ünlü yönetmen Andrei Tarkovski, “Kendinizi, kendinizle zaman geçirmeyi yalnızlık sanmayacağınız şekilde yetiştirin” der. Ben buna daha çok inanan kesimdeyim. İnsan kendini keşfettikçe bunun yalnızlık değil ilerleme olacağını farkedecektir.

Böyle bir giriş yaptım çünkü bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve biz ülke olarak kadınlarımızın hakettiği değeri göremediği bir süreçten geçiyoruz. Hakettiği değerden kastım aslında insanın doğduğu anda sahip olduğu temel haklar desem doğru olur çünkü biz maalesef onu bile çok görüyoruz. İçinizden bazıları “ya siz kadın ligi maçlarından bile bahsetmiyorsunuz” diyecek olabilir fakat bunun sebebi elbette kadınlar ya da kadın basketbolcular değil, üst ligdeki bazı rahatsızlıklara duyulan tepkidir, ki bunu yaratanlar da genelde organizasyon içindeki erkeklerdir. Ayrıca Kadın Milli Takımları ve kızların altyapı organizasyonları içeriklerimiz arasındadır.

Burası bir basketbol sitesi ama malumunuz her zaman da sesini çıkarmaktan, doğruya doğru yanlışa yanlış demekten de çekinmeyen bir platformdur. Leyla ile Mecnun dizisini izleyenler bilirler dizi bittikten sonra, 3-5 dakikalık bir sekansla tüm yaşananların Mecnun’un rüyası olduğu anlatılır ki bu sitede basketbol hastası, nüfus kağıdında 70 küsür ama ruhen 10-15 yaşlarını geçmeyecek bir adamın bodrum katında kurduğu bir hayal dünyasıdır, tek derdi de eşi Ümran abla ile beraber basketbola ve insanlığa daha fazla ne katabilirimdir. 

Bu kadar giriş fazla bile belki ama biz de şimendifer çok, detaya inmeli. Yukarıdaki sözleri yazdım çünkü bugün itibariyle 2021’de geride bıraktığımız 68-69 günde neredeyse 70 kadın öldürüldü. Bir kısmı basına yansıdı bir kısmı ise sadece satır aralarında kayboldu gitti. En son ise Samsun’da bir annenin çocuğunun gözü önünde darp edilmesini bütün ülke olarak izledik. Sadece izleyebildik belki de çünkü refleks damarlarımızı kaybettik. Sesini çıkarabilmeyi, hakkını arayabilmeyi, liyakatı unuttuk. 

Bir basketbol antrenörü olarak, bizler en azından antrenörler, eğitimciler olarak bence fundamentaldı, teknikti, taktikti bunların hepsini kenara bırakıp erkek çocuklarımıza önce " kadın-erkek eşitliğini, reddedilmeyi, kaybetmeyi ve bunları kabullenme”yi öğretmeliyiz.

Biz onlara bunu öğretmeliyiz ki ileride en doğal hakkı olarak fikrini, eylemini belirten kadınlarımız daha fazla katledilmesin, biz öğretmeliyiz ki kadının toplum içinde kahkaha atmasının ayıp olmadığını bilebilsinler, biz öğretmeliyiz ki anne olmayı ya da olmamayı seçebilmenin kadının en doğal hakkı olduğunu bilebilsinler, biz öğretmeliyiz ki hamile bir kadının toplum içinde gezmesinin ayıp olmadığını bilebilsinler, biz öğretmeliyiz ki boşanmanın erkeğin olduğu kadar kadının da hakkı olabildiğini bilebilsinler, biz öğretmeliyiz ki bir kadının istediği gibi kariyer de çocuk da yapabilmesinin mümkün olabildiğini bilebilsinler, biz öğretmeliyiz ki bir kadın olarak sus diye hitaplara maruz kalmasın kadınlar, biz öğretmeliyiz ki bir kerecikten bir şey olmaz mantığının saçmalığından kurtulsunlar ve hepsinin sonunda öğrettiğimiz kadar da uygulayabilmeliyiz ki bizlerin de gerçekçiliğine inanabilsinler, rol model olarak alabilsinler. Çünkü biz en azından kendi üzerimize düşeni yapmazsak, sevgili Nazım’ın da dediği gibi “kabahatin çoğu senin, canım kardeşim”. 

Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün güzel bir sözü ile kapatıyorum yazımı: "Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur."
 
Sadece bir günün değil, her günün insani haklar bakımından kadın-erkek eşitliğinde geçebilmesi, söylemde olduğu kadar eylemde de bu değerlerin savunulabilmesi dileğiyle. Tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun, iyi ki varsınız, var olacaksınız.

Yorumlar Okunma: 1265