Serdar Engindeniz: Dorukhan çok yaramazdı (Ebru Erdoğan) - BasketFaul.com

Serdar Engindeniz: Dorukhan çok yaramazdı (Ebru Erdoğan)

18-06-21 18:36

20 Haziran Babalar Günü... Bu güne doğru basketbolcu babalarıyla biraz evlatlarını konuşalım dedik. Hep sahalarda gördüğümüz oyuncular, babalarının gözünden nasıllar bakalım? Bugünkü konuğumuz Dorukhan Engindeniz'in babası Serdar Engindeniz.

Serdar Engindeniz'in ağzından oğlu Dorukhan..

Dorukhan çok hareketli bir çocuktu. Bir yerde 5 saniye bile oturması onun için lükstü. Bu hareketliliği ilkokul evresine kadar devam etti. Hareketli olması dışında çok pozitif, cana yakın davranan bir çocuktu. Tabii bir şekilde enerjisini atması gerekiyordu. Ruhen ve bedenen gelişimi içinde iyi olacağını düşündüğümüz için çeşitli spor dallarına yönlendirdik. Dorukhan en sonunda basketbolda karar kıldı. Ankara Üniversitesi’nde başlamıştı. Orada Serhan Aydanarığ hocamız vardı. Dorukhan’ı keşfetti diyebiliriz. Çok büyük emekleri var. İlk günden itibaren gelişmesinde yetişmesinde her zaman yanındaydı.

 

Maçlarını salonlarda izlerken karışık duygular hissettim. Güzel anlarda, başarılı anlarda mutluluk ve gurur duyuyorum. Sakatlıkları ise çok üzüntü verici oluyor. Onu sahada izlemek her şekilde heyecan verici. Bu pandemi döneminde de her zaman televizyondan da takip ettik maçların.

Biz arada  oğlumuzun yanına gitmeye gayret ediyoruz. Onu çok özlüyoruz. Ama profesyonel spor ile uğraşmak bir yaşam biçimi. Çocukların eninde sonunda anne ve babanın yanından ayrılması da gayet doğal bir durum. Biz onun her zaman yanındayız, destekçisiyiz. Yanımızda olamazsa bile bizim ona olan desteğimiz sonsuz.

Ben memur çocuğuyum. Oğlumun profesyonel sporcu olacağı pek aklıma gelmemişti. Eğitim odaklı bir işi olur diye de düşünüyorduk. Derslerine fazla çalışamayan ama dersi çok çabuk alan bir öğrenciydi. Ankara Bilkent’te okuyordu. Ama daha sonra Ankara dışına transfer olduğu için eğitim hayatı yarım kalmış oldu. Biz eğitim odaklı düşünürken o sporcu oldu. Kendisi de mutlu olduğu için biz de bu durumdan mutluyuz.

Ablasıyla hem severler hem döverler denir ya, öyle bir ilişkileri vardı. Bazen kıskançlıkları ve kavgaları olabiliyordu . Ama şu an da gayet iyi anlaşıyorlar. Ablası spor ile en azından profesyonel olaral ilgilenmedi. O tamamen eğitime ağırlık verdi. Ben de amatör olarak da olsa sporla ilgilendim . Ankara’da DSİ altyapısında basketbol oynamıştım.

 

Dorukhan küçükken beraber de basketbol oynadık. Hatta çocukluğundan kalan oynadığımız oyuncak basketbol potası evimizde hala durur. O potada evin koridorunda hem tek başına hem de benimle oynardı. O zamanlar tabii fiziki farklardan pozitif ayrımcılık yapıp bilerek yeniliyordum. 

Bu sene bir sakatlık yaşadı ve uzun bir süre basketboldan ayrı kaldı. O dönem bizler içinde zordu tabii. Sonrasında Galatasaray maçı olmuştu. Galatasaray maçında kendini tekrar buldu diyebilirim. 

Sezon bittikten sonra Dorukhan yanımıza geliyor. Beraber 1-1,5 ay kadar beraber zaman geçiriyoruz. Kısa bir tatil de yapıyor tabii.

Dorukhan‘ın basketbol bilgisi benim tabii ki çok çok üstümde. Dolayısıyla maç izlerken her görüşüme katılmıyor. Ama benimle aynı fikirde olduğu zamanlarda oluyor . Benim fikirlerim de çok havada kalmıyor. Dorukhan futbolcu da olurdu diye de düşünürdüm. Futbola da çok yetenekliydi.

Maç önceleri her zaman konuşuruz o aramızda bir totem gibi oldu diyebilirim. Birbirimize pozitif enerjimizi vermek için gayret ediyoruz. Bunu başarıyoruz da sanki . Bazen fazla dillendirmeyelim iyi durumları diye takılıyoruz.

Çok küçük yaşlarda anneannesinin evindeyken balkona çıkmış ve oradan aşağı ufak su dökmüş. Yaramazlığının haddi hesabı yoktu. Annesi tatlı sert söylediğinde şelale yaptım oyun yaptım demiş. Ben bu sırada yanında değildim . Ama bana böyle anlatılmıştı.

Not: Bu röportaj, Dorukhan'ın Türk Telekom'a transferinden önce yapılmıştır.


 

 

Yorumlar Okunma: 2317