Necati Güler: Muratcan çok sakin, Sinan çok hareketliydi (Ebru Erdoğan) - BasketFaul.com

Necati Güler: Muratcan çok sakin, Sinan çok hareketliydi (Ebru Erdoğan)

20-06-21 13:59
Babalar Günü nedeniyle yaptığımız röportaj dizisinin sonunda Necati Güler'leyiz. Bugün Necati Güler'den Muratcan Güler ve Sinan Güler'i dinleyeceğiz.

Söz Baba Güle'de... 

Aslında basketbolun içine doğdular diyebilirim, onlar çocukken ben oyuncuydum. Muratcan ben üniversitede öğrenciyken doğdu, hatta mezuniyet törenimin baş konuğuydu. Muratcan ilk basketbol maçını dört aylıkken Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen ilk uluslararası spor festivalinde, Münih Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi arasında oynanan maçta annesinin kucağında izledi. Doğal olarak ikisi de benim hem antrenmanlarıma, hem de maçlarıma gelerek basketbola başladılar. 

Küçükken de bugün olduklarından farklı değillerdi. Muratcan çok daha sakin, her yaptığını tartarak hareket eden bir çocuktu. Sinan ise küçükken de yerinde duramazdı. Hareketli oluşunun özelliklerini de sahaya yansıtıyor hala. Tabii çocukluğu kadar hareketliliği, koşturmacaları basketbol sahası haricinde mecazi olarak var. Hala ara ara pek çok işi bir arada yapmaya çalışıyorlar. Yapı olarak biraz zıt karakterler. Muratcan daha içine dönüktür. Aralarındaki en önemli farklılık buradan geliyor. Aralarındaki dengeyi çok iyi kuruyorlar ve denetliyorlar.

Çocukken devamlı basketbol üzerinden rekabet halindeydiler. Aralarında yaptıkları basketbol maçlarının sayılarını hala tutarlar. Ancak rekabet saha içine geçtikten sonra form değiştirdi. Çocukluklarındaki o rekabet artık her yerde birbirlerini destekleyen bir yöne dönüştü. Bu değişim bana ayrı bir gurur ve mutluluk veriyor.

Beşiktaş ve Anadolu Efes arasında oynanan bir Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında Sinan’ın Muratcan’a yaptığı sportmenlik dışı faul vardı. O maçı sahada izlemiştim. Beynimden bir anda kaynar sular döküldü. Ben olayı sahada birebir gördüğüm için kaza olduğunun da farkındayım. Sinan arkadan koşarken ayakları takıldı. Ama Muratcan’ın durumu çok ciddiydi. Ciddi bir şekilde yaralanabilirdi. Bir an endişelendim. Ancak Muratcan ayağa kalkıp kardeşi olduğunu görünce hiç reaksiyon göstermedi. Zaten reaksiyon göstermesine de ihtiyaç yoktu. Sinan abisine böyle bir şey yaptığı için de mahcuptu. 

İkisinin karşılıklı oynadığı maçlarda ev sahibi takımı tutuyordum. Ligin ilk maçı İstanbul’daydı. İstanbul’daki maçı Antalya, Antalya’daki maçı ise Anadolu Efes kazanmıştı. Sonuç olarak Muratcan’ın Antalya’da oynadığı sezon ben iki maçta da kaybetmiştim. O dönem en çok keyif aldığım dönemdi. Beraber oynadıkları All Starlar da çok özeldir.

Onları sahada izlerken fazlasıyla heyecanlanıyordum ki Sinan’ı sahada izlerken hala heyecanlanırım. 2010 Dünya Şampiyonası’nda Sinan adına çok duygulanmıştım. Muratcan’ın Türk Telekom’da Türkiye Kupası’nı kazandıkları sezon ve Antalya’da oynadığı sezonda benim için özel sezonlardı. Antalya’nın çok zor sezonunda Muratcan arkadaşlarını toparlayarak takımın play off'a kalması sağlamıştı.

Biz evde neredeyse hiç basketbol konuşmazdık. İşi eve getirmemeye çalışıyorduk. Ama NBA Finalleri’nin yayınları yeni yeni yayınlanmaya başladığı dönem Muratcan ile onları izlerdik. Kendilerinin maçlarında yaptıkları ya da yapmadıkları bizim evde pek konuştuğumuz konular değildi. Basketbol konusunda uyarılmaları gereken bir şey varsa o bilgiyi antrenörlerinden almalarının daha doğru olacağını düşünüyordum.

Biliyorlar ki ben maçlarını izliyorum. Sadece İstanbul’daki kar yağışı nedeniyle bugüne kadar tek maçlarını kaçırdım.

Maç öncesi motivasyonları için ben onlara ne söyleyebilirim ki … Dinledikleri müzikler bile farklı . Ben Eyes Of The Tiger da kaldım.

Her ikisi de baba olduktan sonra biraz daha farklı bir ilişkimiz oldu. Özellikle Muratcan “30 sene öncesine dışarıdan bakıyor gibiyim “ diyor. Selim ve Emre baba ve amcaya çok benziyor. Selim babasına göre daha konuşkan ama yine de Muratcan tipinde sakin bir çocuk. Emre de Sinan’ın küçüklüğündeki gibi hareketli. Onların gelişimini seyretmek çok keyifli. Selim okulunun basketbol takımında oynuyordu. Pandemi döneminden önce maçlarını izlemek ve onunla konuşmak ayrı bir keyif verdi. Emre biraz futbolla ilgili. Sporla ilgili heyecanlarını görmek beni çok mutlu ediyor. Yasemin de basketbol topunu eline aldı. Sporu eğitimleriyle de birleştirerek hayat biçimi olarak seçmelerini çok isterim. 

Yorumlar Okunma: 2662