Basketbol camiasında beklenen bomba (Haydar Kemal Ateş) - BasketFaul.com

Basketbol camiasında beklenen bomba (Haydar Kemal Ateş)

19-10-21 13:36
İlk bölümünde anlatacağım söz konusu bomba, düşündüğünüz Federasyon seçimleri değil, çok daha önemli bir konu. Neticede seçimler her dönem sonu tekrar yapılıyor. Önemli konu yıllarca, 1960'lardan bugüne (sizlerin daha sonra detaylarına ulaşabileceğiniz), ihtiyaç duyduğumuz bir organizasyonun hayata geçirilmesi. “BİDEV" (Basketbol İçin Eğitim ve Destek Vakfı)  camiamızda hep hayallerimizde canlandırdığımız, ancak bir türlü hayata geçiremediğimiz bir kurumdur. 

Temel ilkeleri şunlardır ;
o Önce İnsan
o Şeffaf ve Güvenilir
o Sorumluluk Bilinci Yüksek
o Yenilikçi Değişime ve Gelişime İstekli
o Güçlü Takım Ruhu
o Bağımsız ve Tarafsız

“BİDEV” ile ilgili her türlü bilgiyi “BİDEV” web sitesinden detaylı şekilde öğrenebilirsiniz. Ben yazımın ilk bölümünü, bu web sitesinden yaptığım alıntılar ile bitirmek istiyorum. BİDEV’ in amacı nedir?

Vakfın Amacı
“Türk basketbolcularının kültür ve eğitim seviyeleri yüksek, Cumhuriyet ilkelerine bağlı, memlekete faydalı sporcular olarak yetişmelerine katkı sağlanması, Türkiye’de basketbol sporu ile uğraşmış ve uğraşan sporcu, hakem, idareci, basketbol yazarı ve basketbola emeği geçmiş kişilere sosyal yardımlaşma ve dayanışma yoluyla destek olunması amaçlanmıştır."

BİDEV Mütevelli Heyeti Başkanı Sn Aydın Örs, vakfın dayanışma konusunda önemine vurgu yaparak, “BİDEV’in en önemli işlevi sosyal dayanışma olacak. Basketbola emek vermiş insanların zor günlerinde yanında olmak, ailelerine yardımcı olmak, basketbolcuların eğitimiyle ilgilenmek, onlara yön vermek, onlara destek olmak ve etik değerlere bağlı insan yetiştirmek önemli misyonlardan biri olacak." 

Yazımın ikinci bölümünde; benim de onur duyarak, mütevelli heyeti üyesi olarak katıldığım bu vakfın Eskişehir’de “TASİGO Otel”de yapılan ilk çalıştayını sizlere anlatacağım.

Öncelikle kurucu üyelerimizden, eski basketbolcu Sn. Erol Tabanca’ya muhteşem otelinde bizi ağırladığı için gönülden teşekkürler. Bu yazımda bu vakfın kurulmasında emeği geçen, sponsor olan, maddi manevi katkı sağlayan üyesi olan ya da olmayan arkadaşlarımızın isimlerini zikretmeyeceğim. Bir arkadaşımdan bahsederken diğer bir arkadaşımı unutursam doğru olmaz. İsimler hakkında bilgi almak isteyenler yukarıda bahsi geçen Web sitesinden alabilirler. 

Bir düşünün, son 60 senedir en büyüklerimizden tutun en genç üyemize kadar homojen bir topluluk. Şahsen 15 seneden fazla çalıştığım diplomatik kuruluşlar olsun, Türk bürokrasi dünyası olsun, spor camiası olsun, hiçbir zaman bu kadar elit bir toplulukta bulunmamıştım. Bu vakfın tüm üyeleri, gerekli donanıma sahipler. Mutlak başarı olması için olmazsa olmaz niteliklerden Eğitim, Kültür ve Kalite arkadaşlarımızın hepsinde bulunmakta. O zaman bu Vakfın, amacına ulaşması kaçınılmaz bir sonuç olacaktır.
 
Son derece düzeyli ve eğlenceli sohbetler, verimli çalışmalar, Sn. Erol Tabanca'nın Eskişehir’e hediye ettiği sansasyonel müzenin ziyareti... Yeni tanışan arkadaşların birbirlerini tanımaktan, tanışanların ise tekrar buluşmaktan duydukları müthiş memnuniyet ilerideki günlerde Vakfın çalışmalarının ulaşacağı seviyeyi adeta kalın harflerle not ediyordu.

Bu arada merak edilen konu, Basketbol Federasyon seçimlerine beş kala bu organizasyonun hayat bulması, iki konunun da konuşulmasına neden oldu. Herkesin aynı düşündüğü ve yönetimin de belirttiği üzere, aday olan üç arkadaşımız ne mutlu ki dışarıdan değil, içimizden yani basketbolumuzdan adaylar. Bu nedenle bu işin kaybedeni yok. Hangi arkadaşımız kazanırsa kazansın Türk Basketbolu yani bizler kazanmış olacaktır.

Bu toplantı hepimizde iz bırakacak anıları şimdiden hafızalarımıza kazıdı. Sn. Hasan Arat'ın o ciddi, karizmatik görüntüsünün dışında nasıl sevecen ve eğlendirici bir insan olduğu, Sn. Aytek Gürkan’ın her insanda bulunması gereken hem ciddi ve hem de gerçek saf ve temiz duyguları, kadın üyelerimizin “katkımız sonsuz” görüntüsü, Sn Coşkun Teziç'in "Bu benim işim" dedirten performansı, Sn. Murat Yosmaoğlu’nun (40) alnına kazınmış olan “ben aklınıza gelen her türlü organizasyonun adamıyım” yazısı, Sn. Erol Tabanca’nın hepimizin sıkça ifade ettiği mutluluğumuzun üzerine “her sene yine burada buluşalım” önerisi (yazıya dökeyim dedim) ve bir de Sn. Ali Kurt’un veda gecesini kapatan o müthiş şovu (hala tamamı aklımda), bahsetmeden geçemeyeceğim noktalardı.

Küçücük bir magazin paragrafından sonra tekrar konumuza dönersek, benim algıladığım netice şudur. Söz konusu vakfın, hiçbir şekilde politize olmayan, her konuda şeffaf, açık ve net çalışacak, tüm ülkede Basketbol ve ailesi için var olacak ve hizmet verecek, daha çok kişilerin katılımı ile büyüyecek ve inşallah hemen bütün konularda yol gösterici ve yönlendirici olacağını düşünüyor ve buna inanıyorum.

 

Yorumlar Okunma: 4692