Fenerbahçe Safiport: Artık tek rakibi kendisi mi? (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Fenerbahçe Safiport: Artık tek rakibi kendisi mi? (Hayri Pekergin)

14-03-22 07:36

Beklenen oldu. 

Rusya Ukrayna sınırına en az 190.000 asker ve hatırı sayılı miktarda askeri yığınak yaptıktan sonra, kendi kamuoyuna “Ukrayna’da Naziler iktidarı ele geçirdi” Dünya kamuoyuna da “Ukrayna güvenliğimizi tehdit ediyor” propagandası yaparak istila ve işgal operasyonu başlattı. 

Ukraynalılar bağımsızlığını ve egemenliğini korumak üzere direnince Avrupa Kıtasında 2.  Dünya Savaşından 77 yıl sonra ilk büyük ölçekli sıcak savaş başladı. 

Bu istila, 1968’de Rusya’nın güdümü altındaki Varşova Paktının bir “üyesiyken” dünyadaki özgürlük rüzgarından esinlenerek görece daha liberal yönetime geçmeye çalışan o dönemki Çekoslovakya’nın işgali gibi görülmemeli. 

“Prag Baharını” öldüren binlerce tank ve Rus, o dönem Rusya kontrolündeki Doğu Alman ile Polonya ordularının yarım milyon askeri karşısında “ezilen” Çek ve Slovakların direnme şansı olmamıştı.   

Avrupa Birliği ile Polonya üzerinden sınır komşusu olan Ukrayna ise Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin yıkılması ardından, yaklaşık 30 yıldır bağımsız bir ülke.  

Avrupa’ya savaş, kan, ölüm, yıkım, mülteci akınları geri dönüp, Avrupa Birliği Rusya’nın nükleer silahlarıyla Polonya üzerinden bir anda sınır komşusu olmaya hazırlanırken, “özgür dünyanın” büyük bölümü son 30 yılda yaptığı devasa yatırımları “yakmak”, kendi enerji güvenliğini riske atarak yıkıcı ölçekte ekonomik ve politik kayıplar verme pahasına Rusya’yı cezalandıracak önlem paketlerini açıkladı.  

Bunu iyi anlamak gerekiyor. 

Savaşın ilk günleri ardından Rusya’nın zaten 3-4 yıl önce Ukrayna’dan fiilen kopardığı iki özerk bölge ile yetinmeyeceği resmen anlaşıldıktan sonra daha öncesinde “artık bu kadar da olmaz denilen” her alanda yaptırımlar Moskova’nın üzerine yağmaya başladı. 

Bu yaptırımların ekonomik olanları Rusya’nın finans, bankacılık, ticaret, taşımacılık ve askeri – endüstriyel kompleksini hedeflerken sanat, spor, sivil toplum faaliyetleri gibi sosyokültürel konularda Rusya’yı yalnızlaştıracak adımlar atıldı.  

Konser ve sergi gibi etkinliklerin iptali, Rusya STK’ları ile yapılan işbirliği projelerinin durdurulmasının yanı sıra Rus takımları, Rus sporcuları ve Rusya’nın sportif alandaki diğer temsilcileri tüm spor dallarında uluslararası organizasyonlardan yasaklandı. 

Dünyada bir dönemi kapatıp belirsizliklerle dolu yeni bir dönemi açan bu acı gelişmelerin basketbola yansıması Euroleague ve FIBA’nın Rus takımlarının katılımını önce askıya alması ardından Rus takımlarını ve hakem / gözlemci gibi diğer temsilcileri ihraç etmesi yönünde oldu. 

İlk anda Ukrayna’nın işgali ile Dünya’ya ne olduğu ve nasıl bir geleceğe yöneldiğimizi anlama / algılama kapasitesi sınırlı bazı kesimlerden bu ihraç kararlarına eleştiriler geldi.   

Gerçekten böyle bir grup “insan” vardı.  

Ukrayna’yı işgal eden Rusya bankacılıktan baleye kadar, her alanda yasaklanırken, basketbolda “bu ihraç kararları anlayamıyorum” diyenleri 2. Dünya Savaşı sırasında “Alman sporcular neden yarışmalardan yasaklanıyor?” diyenlerle bir tutmak gerektiği düşüncesindeyim.   


Rus takımlarının Euroleague ve FIBA’nın düzenlediği lig ya da kupa formatında oynanan dört erkek, iki kadın organizasyonundan ihraç edilmesi ardından Euroleague ve Euro Cup Women’da yeni dengeler,  sıralamalar ve eşleşmeler oluştu. 

Erkek basketbolunda özellikle Fenerbahçe BEKO ve Anadolu Efes ile temsil edildiğimiz Euroleague’de bu sıralamalarla ilgili yaşanan tartışmaları yakından biliyorsunuz. 

Burada diğer konularda nasıl karar alıyorsa, burada da aynı şekilde karar alması gerekirken süreci kulüplerin oylamasına bırakarak aradan sıyrılmayı tercih eden Euroleague yönetimini çok eleştirmek gerekiyor.   


Rusya takımlarının ihraç kararı kadın basketbolunda, özellikle Euroleague Women takımlarına yeni sıralamalar ve eşleşmeler getirirken bu eşleşmelerden mutlu olduğu kadar çok mutsuz olanlar da vardı. 

Mutsuzların başında Letonya takımı TTT Riga geliyordu. 

Euroleague Women A Grubunu 5. sırada bitirerek EuroCup Women’a çeyrek finalde devam etmeye hazırlanan, Avrupa’nın iki numaralı kupasında en azından yarı final görerek sezonu “güzel bitirmek isteyen TTT Riga, UMMC Ekaterinburg’un sıralamadan ayrılmasıyla dördüncü sıraya yükselince kendisini bir anda  Euroleague Women’da “bir numaralı” favori haline gelen Fenerbahçe Safiport’un önünde buldu. 

Letonya ekibi bu eşleşmeden o kadar mutsuz ve umutsuzdu ki iki maçı da İstanbul’da oynamayı kabul edip elenme sürecini 72 saate sığdırarak hızla yakında başlayacak play-off’lara hazırlanmak üzere kendi ülkesine döndü. 

Euroleague Women A Grubunda ikinci sıradaki Parfumerias Avenida ilk sıraya, USK Prag ikinci, Fransız Montpellier (BLMA) ise üçüncü sıraya yükselerek B Grubu takımlarıyla eşleşti.  

14 maçını da galibiyet göremeden tamamlayan, Avrupa defterini sonlandırdığını düşünen Macar Szekszard  kendini  İtalyan Umana Reyer ile birlikte EuroCup Women’da buldı.     

Galatasaray ve Fenerbahçe Safiport’un yer aldığı B Grubunda Rusya’nın tek temsilcisi Dynamo Kursk idi. 

Bu takımın yerine B Grubunda 5. takım olarak EuroCup Women’da final hayalleri kuran SPAR Girona Euroleague Women play-offlarında, İspanya Ligindeki belalısı Parfumerias Avenida ile eşleşti.   

Euroleague Women’da grubunu 7. sırada tamamlayan Galatasaray, Parfumerias Avenida’da istediği süreleri bulamayarak ayrılan yeni transferi Shante Evans ile Türkiye Kupası ve play-offlara odaklanmaya hazırlanırken özellikle Herbalife Nutrition KBSL’de aldığı galibiyet ile yabancı ilgililer nezdinde EuroCup Women’ın favori takımlarından biri  konumuna yükseldi. 

Sarı kırmızılılar daha önce iki kez kazandığı EuroCup Women çeyrek finalinde Macar Szekszard ile eşleşti ve ilk maçı deplasmanda 88-60 kazanarak turu adeta garantiledi. 

Hatırlatmak gerekirse sezona EuroCup Women’da şampiyonluk hedefi ile başlayan diğer bir takımımız Çukurova Basket (ÇBK) Yenişehir Belediye, kadrosundaki sekiz yabancı / devşirme oyuncusu ile bu Kupa’nın diğer bir favorisi konumunda. 

ÇBK Yenişehir Belediye bir WNBA takımı ayarındaki kadrosuyla çeyrek finalde Fransız Asvel Feminin karşısında deplasmanda fazla zorlanmadan 77-64 galip gelerek evine avantajla döndü. 

B Grubunda EuroCup Women’da diğer eşleşmelerin ilk maçlarında Basket Landes, bir diğer Fransız temsilcisi Tango Bourges’u 65-63 mağlup ederken Valencia Umana Reyer serisi gelecek hafta başlayacak.    

*****

Yeniden Fenerbahçe Safiport ve Macar temsilci Sopron’un rakiplerini süpürerek “Final Four” vizesi aldığı Euroleague Women play-off serilerine dönersek, USK  Prag - Famila Schio ve Parfumerias Avenida - SPAR Girona serilerinin devam ettiğini görüyoruz. 

Bu serilerin ilk maçında USK Prag Famila Schio’yu sahasında zorlukla 72-70 mağlup ederken, Parfumeris Avenida SPAR Girona önünde 77-63 skorla kazanan taraf oldu. Bu galibiyetin İspanyol takımın etkili İngiliz forveti Katie Lou Samuelson’un yokluğunda geldiğinin altını çizmek doğru olur.   

İki İspanyol takımın İspanya Liginde oynadığı tek maçta kazanan rakibini deplasmanda 77-69 mağlup eden SPAR Girona olmuştu.  

Her ne kadar basketbol kalitesi ve sahada ortaya konan etki olarak bugüne kadar geçen zaman Parfumerias Avenida’nın lehine çalışmış görünüyor olsa da SPAR Girona’nın, kilit isimlerin aynı anda ritim bulduğu günlerde farklı bir kimliğe büründüğünü akılda tutmakta yarar var.  

Bu kompozisyonda “Final Four” ilk gün maçında Fenerbahçe’nin rakibinin bu sezon eskiden bildiğimiz savunma gücünde olmayan USK Prag ya da Famila Schio olacağı görülüyor. Bunların analizlerini daha sonra maçlar yaklaştıkça yaparız. 

Diğer tarafta ise Avenida – Girona serisinden çıkacak takım ile Macar Sopron’un eşleşeceğini görüyoruz. Benim beklentim Sopron ‘un rakibi olacak takımın Parfumeris  Avenida olacağı yönünde.   

Rusya takımlarının ihraç edilmesi ardından oluşan yapılanmada Fenerbahçe Safiport’un hem kadro yapısı, hem de aldığı sonuçlar itibarı ile Euroleague Women’daki diğer tüm rakiplerinin bir kademe üzerinde konumlandığını görmek gerekiyor.  

Euroleague Women’da son yenilgisini 2 Kasım’da Famila Schio önünde aldıktan sonra yenilgi yüzü görmeden arka arkaya 11 galibiyet alan sarı lacivertliler tarihinde  ilk kez Final Four’a bir numaralı favori olarak gidecek. 

Sarı lacivertliler kadın basketbol takımına uzun yıllar yaptıkları üst düzey yatırım ile Avrupa’nın bir numaralı kupasında şampiyonluğu hak ediyor. 

Bu noktada artan beklentilerin Fenerbahçe Safiport için yeni bir baskı faktörü olmaması önem taşıyor.  

Final Four yolunda Fenerbahçe Safiport’un en büyük rakibinin kendisi olmaması gerekiyor.  

Iagupova ve McBride gibi kendini kanıtlamış süper yıldızlarla, Satou Sabally gibi kariyerini bir üst kademeye taşıma hedefindeki bir süper yıldız adayı arasındaki optimum dengeyi yakalamak gerekiyor. 

Bu üç kilit oyuncu arasındaki kimyanın sırrının maç sırasında  “pozisyona saygı”dan geçtiği, bu noktada şut seçimlerinin, oyun kurucular tarafından yönlendirilen pas akışının bu “doğru” etrafında şekillenmesi şart görünüyor.    

Blokları, ayaklarının çabukluğu ve pozisyon bilgisi ile Sabally ve zaman zaman Iagupova’nın dış oyuncu savunmasındaki risklerini de kapatarak sarı lacivertli savunmanın omurgası konumuna gelen Elizabeth Williams’ı hedef dakikalara az yıpranmış getirmek, Bria Hartley’in savunmada gelişim sağlaması Fenerbahçe Safiport açısından riskleri daha da azaltacak faktörler. 

Açıkça belirtmek gerekirse Final Four’da kariyerlerinin en olgun çağını yaşayan yerli oyuncular olarak gerek Tuğçe Canıtez’den gerek Olcay Çakır Turgut’dan çok iyi performanslar bekliyorum. 

Zahui’nin  Williams - Sabally ikilisine katkısı Final Four atmosferinde hiç olmadığı kadar önemli olacak. Bu isimlere Alperi Onar da eklenirse Fenerbahçe Safiport’un izleyenlere keyif verecek bir performans ile kupayı almaması için hiçbir neden yok. 

Elbette bu işin diğer bir yönü de Final Four organizasyonunu İstanbul’a almak. Büyük salonda oynanacaksa, takımı ve taraftarın şimdiden yeni atmosfere adapte olmasını sağlamak.   

Bu konuya daha önceki bir yazıda “Mario Draghi” örneği vererek değinmiştim. 

Sarı lacivertli yönetimin Euroleague Women şampiyonluğu konusunda artık  “what ever it takes” demesi gerekiyor. 

twitter: @hayripekergin 
Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 4918