O sene, bu sene mi? (İnan Şefkatli) - BasketFaul.com

O sene, bu sene mi? (İnan Şefkatli)

09-04-22 21:11
 
Maçta nedense (!) ünlü Amerikalı komedyen- artist Bill Murray'in unutulmaz kült filmi 'Bugün aslında dündü' (Groundhog day) filmi aklıma geldi. Filmde Murray sabah uyanıyor, gayet güzel bir gün. Olağan ve neşeli başlayan bu günde bir gariplik var. Her günün sabahında Murray aynı güne uyandığını farkediyor. Bir türlü yeni güne geçememenin vermiş olduğu psikoloji ile geçen traji-komik bir hikaye. 1993 yılı yapımlı bir film ama kesin başucu kıvamında.

Fenerbahçe kadın basketbol takımını 20 seneyi aşkındır takip ediyorum. Önce Aziz Yıldırım dönemi, sonra da Ali Koç dönemi olmak üzere hep bu seviye takımlar içinde en ciddi bütçeler oluşturulup büyük hedef Avrupa Şampiyonluğu  kovalandı. Kimi zaman çok yaklaştı, hatta ezeli rakibi Galatasaray ile final bile oynadı. Bu çok favori olduğu finali de kaybetti. Çok istediler ama olmamasının en büyük nedeni olan Ekaterinburg her dönem bir şekilde karşısına çıkıverdi.

Rus takımlarının Euroleague organizasyonlarından çıkarılması ile şimdi tarihi bir fırsat geldi. Acaba  Fenerbahçe kadın basketbol takımı bu sefer uyandığı günün bir sonrasına  geçebilecek mi yoksa gene aynı güne uyanmak üzere  bu seferde mi 'olmadı' diyecek.

Fenerbahçe Ülker Arena'da Final-Four'un ilk maçında çok bir çekişme yoktu. Memleketlerinden abilerini - ablalarını getiren Sopron takımı Avenieda'yı Sırp basketbolunun başarılı oyuncusu tecrübeli  Jelena Brooks'un müthiş performansıyla geçmeyi bildi.

Beklenen maç yaklaşık 10.000 kişilik bir taraftarın önünde geldi. Maçın başında Fenerbahçe,  topu paylaşarak ve tabii ki Yahupova'nın oyunuyla öne geçti. Fakat  Prag takımı hem iki Amerikalısı, hem de Oblak ile önce eşitliği sonra da üstünlüğü sağladı. Prag takımı Fenerbahçe'yi çok iyi çalışmış. Teja Oblak'a bayıldım. Birsel'den sonra gerçek bir oyunkurucu Fenerbahçeye gelmedi. Hartley de onlardan biri ama Oblak gerçek bir lider. Öyle basit ve doğru oynuyor ki, insan keşke "Fenerbahçe'de olsaydı" diye düşünmekten kendini alamıyor. Takımımız ikinci periyodun son dört dakikasına kadar yakın götürdüğü maçı topu paylaşmaktan vazgeçip, gereksiz zorlamalar ve top kayıplarıyla  12 sayı geri düştü. Fenerbahçe'nin  genelde sezon içinde de böyle maç içinde  'kal ' geldiği anları oluyor. O anlarda bir olay veya bir lidere ihtiyaç duyuluyor. Genelde bu coach oluyor ama bu sefer çok özel birisi çıktı sahneye. İsveç doğumlu bu gerçek dünya vatandaşı basketbolcu için defalarca" acaba daha iyisi alınmalı mıydı?" diye düşündüm. Meğer kızı dün akşamki maç için, belki de Fenerbahçe kadın basketbol tarihinin en sembol maçı için alınmış. Dikkat ettim, maç içinde kenarda da olsa saha içinde de olsa geriye düşüldüğü, hatalar yapıldığında hep ayakta kalan o oldu. Arkadaşlarını  topladı , onları motive etti bazen de bağırdı ama daha çok da zafer için haykırdı. Üç inanılmaz üçlük soktu, hücumda hep doğru yerde oldu. Esas savunmada bir savaşması var ki onu gören maçları hep sakin seyreden Fenerbahçeli yöneticiler bile sahaya girip onunla el tokuşturdu. Fenerbahce sonrasında  Yahupova'nin performansı ve Mc Bride'ın 9 metreden attığı üçlükle Prag'in tabutuna son çiviyi çaktı. Eminim Zahui bu maçı hiç unutmayacak, hakkıdır da.

Maç bittiği anda tüm takım en önde maçın hayal kırıklığı oyuncusu Satou Sabally olmak üzere herkes Zahui'ye sarıldı. Tüm salon bu coşkuyu yaşarken herkesin kanını  donduran o anons geldi: "9 yaşında bir çocuk kaybolmuştur. Lütfen kimse salonu terketmesin, çocuğu bulalım." Herkes buz kesti. Bulunduğum yer basın tribününün hemen arkası (salonu bilenler için). Birkaç dakika sonra hemen yanımdan çocuk saha içine doğru inmeye başladı. Yetkililer bunu görünce hem çocuk ve ailesi için hem de gerilen ortamı yatıştırmak için bir anons daha yaptılar : 'Kaybolan çocuğumuz bulunmuştur, ailesini saha içine bekliyoruz ' . Çocuğu hemen önümde oturttular. Üstünde beyaz Fenerbahçe forması ve gözlerinde yaş ile saha içinde tüm yöneticilerin teskinleriyle beklemeye geçti. Bekleme uzadı , aile ortada yok. Bu sefer de çocuğun ailesi kayıp. Espriler yapılıyor: aile herhalde eve döndü - sag salim eve gitmisler midir acaba  - Zahui çocugu bile şaşirtti ! 
On dakika sonra  koca salonda o dünya güzeli çocuk 'baba' diye haykırdı. Baba merdivende... Haykırdığı yer salonun diğer tarafı. İnsan o çocuğun salonun diğer tarafına nasıl geldiğini düşünmeden edemiyor. 

Velhasıl dün gece önce Zahui'nin, sonra da çocuğun haykırışlarıyla mutlu bir şekilde sonlandı. 

Hadi bakalım pazar akşamı  O SENE BU SENE OLUR M '  diye 2013'de Galatasaray'ın kaldırdığı kupayı bu sefer Fenerbahçe'nin kazanmasını umut ederek salonda olacağız.

Kalın sağlıcakla... 

Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 2588