Olmadı, olamadı... (İnan Şefkatli) - BasketFaul.com

Olmadı, olamadı... (İnan Şefkatli)

11-04-22 12:09

Şimdi biraz daha net olmak lazım. Önceki yazında mümkün olduğu kadar finali düşünerek yumuşak geçmiştim ama sanırım 'skor yazarlığı' değil ama maç sonrası 'spor yazarlığı' yapmanın tam zamanı.


Cuma günü için size anlatılan veya ekrandan gördüğünüz ambiyansın üzerine iki kat daha ilave edin. Salonda o kadar büyük coşku var. Bu arada bir hak teslimi yapalım. Bu komple tesisi buraya (Ataşehir) yapmak büyük bir vizyon. Aziz Yıldırım ve Ülker Grubu'na, Fenerbahçe Basketbol ve Türk Basketbol camiası ne kadar teşekkür etse azdır. 

Biraz erken gittim salona. Bayrağını, flamasını kapan salona geldi. Tribünde erkek taraftara yakın Kadın ve çocuk taraftar var.  Maçı da sonuna kadar hiç susmadan, hep destek vererek takip ettiler. Sonunda da her iki takımı da ayakta alkışlayarak (Fenerbahçe için ne kadar büyük yıkım olsa da)  öylece salonu terkettiler. 

Cuma günü maç yazımda belirttiğim gibi; maç içinde kötü gidişatı birinin döndürmesi gerekir. O kişi genelde coach olur ama bu iki karşılaşmada da göründüğü gibi nasıl bazı oyuncuların kötü oyunu veya formsuzluğunu konuşuyorsak Lapena'nın da formsuzluğu ve motivasyon düşüklüğü maalesef en üst mertebedeydi. Zahui her iki maçı da çeviremezdi, zaten olmadı. McBride - Yahupova  ikilisi 5/28 üç sayı kullandı. Hartley bahsettiğim yetersizlik kıvamından ileriye gidemedi. Elizabeth finalde biraz daha iyiydi ama tabii ki yetmedi. Gelelim Sabally felaketine... Öncelikle ben olsam hemen 5 yıllık kontrat yaparım. Büyük potansiyeli ve geleceği var. Ancak ve maalesef bu turnuvada performansından çok uzak kaldı. Olcay özellikle ikinci yarıda çok iyi oynadı ve savaştı ama o da yetmedi. 

Birkaç soru soralım :
* Her takım en az 8-9 oyuncu ile oynarken niye biz iki günde de sadece 7 kişilik rotasyonla oynadık?

* Niye takım kaptanımız Tuğçe'den ya da Alperi'den yararlanmayı düşünmedik?

* Takımda her iki karşılaşmada da büyük bir motivasyonsuzluk (ilk maçta Zahui hariç) ve mutsuzluk vardı, neden ?

* Takım içinde sadece bu turnuvada olan değil daha büyük huzursuzluk var mı ?

* Niye bu takımın son iki sezonda kadro mühendisliğinde özellikle guard mevkiinde hata yapılıyor? Geçen yıl Jasmine Thomas, bu yıl Briana Hartley'in bu takımın oyuncuları olmadığı - olamayacağı kesin. 

Şunu unutmamak lazım dünyada tek yenilmeyen takım taraftarın kurduğu takımdır. Siz yöneticiler olarak en az hata yapma lüksü ile bu organizasyonu yönetmelisiniz. Bugün yaşanan büyük hayalkırıklığının getirmiş olduğu en büyük hüznü eminim oyuncular - coach ve yöneticiler yaşıyordur. Bunu bilmekle beraber domestik başarılar bu takım için büyük hedef olmamalıdır.

Şampiyon olan Sopron takımını da kutlamak lazım. Çok daha mütevazı bir kadro ile özellikle geçen sezonun en iyi savunmacısı seçilen Gabby Williams'ın bu becerisinin yanına birde müthiş ofans başarısını koymasıyla "İstanbul Cehenneminden" büyük bir başarıyla ülkelerine dönüyorlar. Coachları David Gaspar'a şapka çıkartıyorum.

Fenerbahçe takımı ve taraftarları burada birde çok özel birşey  yaşamak istiyordu. Euroleague tarihinde erkek ve kadın takımları olarak  şampiyon olma başarısı gösteren tek takım olma ilkini. OLMADI - OLAMADI...

Aynı güne uyanmaya devam etmek üzere vazgeçmemeliyiz. Eğer bugün bir amaç uğruna bu salona 10.000 güzel insanı toparlayabiliyorsanız ve maçın sonunda o güzel insanlar sizi gene de ayakta alkışlıyorlarsa, siz sevgili Fenerbahçeli yöneticiler, O SENEYİ BU SENE YAPANA KADAR DEVAM ETMELİSİNİZ.

Son paragrafı hakem üçlüsüne ayıralım. Hakemler için maçı Fenerbahçe'den alıp Sopron'a verdiler diyemem ama özellikle baş hakem Portekizli Paulo Marques (sanki adama jübile yapıldı?) ve Letonyalı Gatis Salins final için çok yetersizlerdi. Maçın içinde birçok pozisyonda hem geç, hem de birbirlerinin önüne çaldılar.

Kalın sağlıcakla...
Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 1960