Basketbol bursu ile ABD (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Basketbol bursu ile ABD (Hayri Pekergin)

03-07-22 19:56

Spor bursu ile ABD’de eğitim. 


Türkiye’de basketbol, voleybol ve yüzme ön sıralarda olmak üzere birçok spor dalında lise seviyesindeki gençler spor bursu ile ABD’de yüksek öğretim görme konusuna ilgi gösteriyor.  

NCAA Resmi Sitesinde 2019-2000 öğretim yılına ait rakamlara göre Türkiye’den 74 sporcu Division 1 seviyesinde çeşitli branşlarda ABD üniversitelerinde spor bursu ile eğitim alıyor.

Bu sayıya NCAA Division 2 ve Division 3 , NAIA ve NJCAA kapsamında yer alan üniversiteleri eklediğimiz zaman gerçek sayının bu rakamın en az iki katı belki fazlası olduğunu söylemek mümkün.  

Aynı dönemde Rusya Federasyonundan çeşitli branşlarda NCAA Division 1 okullarınde yer alan öğrenci sayısı 150’ye ulaşıyor.  

Yalnız Türkiye’de değil. Dünyanın diğer ülkelerinde de böyle bir ilgi var.  

ABD’de Üniversite sporları NCAA, NAIA ve NJCAA organizasyonları tarafından belirlenen kurallar kapsamında düzenleniyor.  

Önce bu organizasyonların ne tür okulları kapsadığını bilmekte yarar var. 

NCAA (National College Athletic Association) dört yıllık orta ve büyük ölçekli üniversiteleri kapsayan bir organizasyon. 

NCAA Üniversiteleri kendi içinde tüm spor branşlarını kapsayacak şekilde fiziksel büyüklük, öğrenci sayısı, spor için ayrılan bütçe, branş sayısı, atletik başarı gibi temel kriterler çerçevesinde Division 1,2,3 isimli ayrı bölümlere ayrılıyor. 

Sayısı yaklaşık 350 olan Division 1 okulları öğrenci sporculara okul ücreti, kitap ve ders araçları ücreti, sağlık giderleri desteği, sağlık sigortası desteği, yemek/barınma, ulaşım masrafları gibi konularda daha geniş imkanlarla burs olanakları sağlıyor. 

Division 2 ve Division 3 okullarında ise bu olanaklar görece daha kısıtlı, bazı okullar ulaşım konusuna hiç dokunmazken bazıları sağlık sigortası için ödemelerin bir kısmını sporcudan talep edebiliyor.

NJCAA (National Junior College Athletic Association) 2 yıllık Community College ( Junior College ) kapsayan düzenleyici kurum. Dört yıllık Üniversitelere bağlı adına “Junior Varsity” denen iki yıllık programlar da NJCAA’nın düzenlediği liglerde yer alıyor.  

NJCAA okulları akademik olarak lise seviyesinin bir kademe üzerinde 4 sömestr eğitim veren kurumlar. Buradan mezun olduktan sonra öğrenci sporcuların 4 yıllık üniversite diploması için yeniden bir 4 yıllık üniversite ile burs ilişkisine girmesi son iki yılı bir NCAA ya da bir NAIA okulunda geçirmesi gerekiyor. 

Elbette bir Community College’de alınan krediler daha sonra dünyanın neresine gidilirse gidilsin iş bulma anlamında kabul görecek seçkin bir 4 yıllık üniversite diploması veren okullara gidebilmek için yeterli değil. Böyle bir hedef varsa ek maliyetlere katlanarak daha fazla kredi getirecek dersleri almak gerekiyor. 

Bu zorluklara rağmen NJCAA’de yer alan Community College’lerin tercih edilme nedeni genelde NCAA Division 1 ve Division 2 okullarına göre lise seviyesinde daha düşük eğitim standartlarını kabul etmeleri. Örneğin yabancı uyruklu öğrencilerin bu okullar için NCAA Division 1 ve Division 2’de olduğu gibi SAT ya da ACT gibi sınavlara girmesi gerekmiyor.  

NAIA Okulları ise çok büyük çoğunlukla yerel ölçekli Üniversiteler. Bunlar dört yıllık burs veren eğitim kurumları. Hemen hepsinin arkasında bir kilise vakfı var. 
Aynı ya da benzer kilise/cemaat vakıflarının sahip olduğu özel liselerde öğretim gören ABD’li öğrenciler genelde bu tür okulları tercih edebiliyor. 

NJCAA okullarında ilk iki yıllarını geçiren ya da NCAA okullarını çeşitli nedenlerle bırakan öğrenciler için de NAIA okulları bir seçenek olabiliyor. 

******

NCAA Division 1-2-3 okullarından burs alabilmek için bazı akademik şartların ve amatörlük ile ilgili koşulların karşılanması gerekiyor.

NCAA sporcu öğrencilere öncelikle kendi bünyesinde bir veri tabanına kayıt olmalarını ve hedeflenen division seviyesine göre değişebilen akademik şartları karşıladıklarına dair bilgi ve belgeleri bu veritabanına yüklemelerini talep ediyor. 

Bu şartlardan bazılarını örnek olarak belirtmek gerekirse, öğrencinin lise GPA (Grade Point Average/Not Ortalaması) derecesinin belirli bir seviyenin üzerinde olması, lisede en az 4 yıl İngilizce 3 yıl matematik ve fen bilimleri gibi dallar alması gibi hususları saymak mümkün.  

Division 1 (D1) ve Division 2 (D2) için bunlar da yeterli değil. 

Artık sporcu öğrenci adayının lise GPA skoruna göre ölçeklenen ABD standart lise bitirme sınavları konumundaki SAT ya da ACT sınavlarından belirli dereceleri almaları talep ediliyor.

Bu sınavlar belirli dönemlerde Türkiye’de akredite kurumlar tarafından yapılıyor ve talep edilmesi / öğrenci sporcunun NCAA veritabanında kaydı olması halinde sonuçlar doğrudan NCAA’e bildirilebiliyor.   

Birkaç yıl öncesine kadar TOEFL gibi İngilizce seviye sınavları yeterli gören, hatta bazıları bunları bile zorunlu tutmayıp kendi (uyduruk )seviye tespit sınavlarını yapan NCAA Division 1 okulları olduğunu görüyorduk.

Son dönemde NCAA’in bu konuda regülasyonu bir miktar katılaştırdığı görülüyor. Bununla birlikte bazı Division 1 okullarının akademik konularda “esneklik” gösterebildiği de bir sır değil.   

Her üç division, NAIA ve NJCAA için amatörlük ile ilgili sporcu öğrenci adaylarının taşıması gereken koşullar standart. Bu konuda da bir beyanın on-line olarak doldurulması talep ediliyor. 

Bu şartların başında bir sporcu menajeri ya da profesyonel bir temsilci ile bir sözleşme imzalamamak, bir kulüp sözleşmesi olmaması, sosyal yardım ya da harçlık adı altında kulüpten alınan ayni ve nakdi varlıkların belirli sınırları geçmemesi gibi kurallar geliyor. 

Bu konulara uymamış olduğu halde burslara başvuranlar, daha sonra kendileri ile ilgili bir “bilginin” (buna bir ihbar demek de mümkün) NCAA ya da diğer kurumlara veya bursu veren üniversiteye ulaşması durumunda aldıkları bursu kaybetme ya da belirli süreler takıma girememe durumunda kalıyor. 

Bütün bu bilgileri orta seviye bir İngilizce ile NCAA.org web sitesinde “International Student Athletes” başlığı altında görmek, NCAA Eligibility Center isimli veritabanına kayıt olmak ve daha detaylı bilgilere ulaşmak mümkün. 

ABD’YE LİSEDEN GİTMEK ŞART MI?

Bu bölümde sizlerle paylaşacağım bilgiler son 10 yılda ABD’deki eğitimine sponsor ya da co-sponsor olduğum sporcu öğrenciler ya da Türkiye / ABD performanslarını yakın takip ettiğim, aile ya da doğrudan kendileri ile iletişimde bulunduğum diğer sporcuların deneyimleri ile oluşmuş durumda. 

Türkiye’de önceki dönemlerde bazı kişilerin ABD’de burs arayan sporculara  “bedeli karşılığı bireysel danışmanlık hizmetleri” ile başlattıkları çalışmalar bugün artık kurumsal ya da yarı kurumsal yapılar üzerinden verilme aşamasına geldi. 

Bir anlamda bu yapılar Türkye’de oldukça gelişmiş olan yurtdışı üniversite pazarlaması yapan danışmanlık şirketlerinin spor sektöründeki temsilcileri. 

Bu yapılar için negatif düşüncelere sahip olduğum da düşünülmesin. Sonuçta bir talebe yanıt vererek bazı süreçleri müşterileri adına kolaylaştırıcı hizmetler veriyorlar. Zaten bu işleri onlar yapmasa başkaları yapıyor olacak. 

Daha önceki dönemlerde toplu seminerler gibi pazarlama etkinlikleri ile geniş ölçekli faaliyetlerde bulunan bu girişimlerin son dönemde il / bölge bazında “aktif pazarlama” yapan temsilcilerle gelir paylaşımı yaparak “bire bir satış” metodunu tercih ettikleri gözleniyor. 

Öncelikle bu tür kişi ve kuruluşların ticari kazanç amaçlı girişimler olduğunu akılda tutmak gerekiyor. Bu tür yapılar müşterilerine sundukları hizmetler için binlerce doları bulan tarifeler sunabiliyor. 

Son dönemde bu aracıların, bir miktar sıkılaşan NCAA D1 akademik standartlarını da ortaya koyarak kendilerine başvuran ABD burs taliplilerini oradaki özel liselere 1 ya da 2 yıllık dönemler için yönlendirdiği, böylece hem lise hem üniversite sürecinde iki kez danışmanlık ücreti söz konusu olduğu görülüyor. 

Sporcuların ve ailelerin yolun başında genel hedef konumundaki NCAA D1 tarafından istenen akademik standartları (belirli GPA –not- ortalamaları, alınan derslerin okulun transcripti ile NCAA veritabanına girilmesi) gibi burada hemen halledilecek konuları biliyor olması önem taşıyor. 

NCAA D1 seviyesi için söz konusu olabilecek ACT ya da SAT gibi Türkiye’de de girilebilecek sınavlara hazırlık için ABD’de 1 ya da 2 lise yılı maliyetine katlanmadan ne kadar masraf edilerek sporcunun derslerine (eğer gerekiyorsa) takviye edilebileceğini hesaplaması önem taşıyor.  

Sonuçta bu liselerin ailelere (genelde %75-80 burslu olsa bile) yıl başına 15-20 bin USD tutarında maliyetleri  ve ayrıca yaklaşık bunun  en az %25’i kadar ulaşım ve yaşama masrafları olduğunu bilerek hareket etmek gerekiyor. 
ABD’de lise süreci eğer sporcunun ailesinde bunu karşılayacak maddi kaynak varsa adaptasyon ve dil açısından elbette önemli bir avantaj.  

ABD ÜNİVERSİTELERİNDE ÖDEV VE PROJE ÇALIŞMALARI AĞIR 

Basketbol bursu ile ABD’ye giderken dil (İngilizce) altyapısı büyük önem taşıyor. 

NCAA dışındaki daha düşük akademik standartları olan NJCAA ve NAIA liglerine giden sporcular bile İngilizceleri yetersiz olduğu için derslerden kopup çoğu zaman ABD’li sınıf arkadaşlarından yardım “dilenmek” zorunda kalıyor

Bu yetersizlik çok ağır ödev ve proje çalışmaları ile büyük bir baskıya dönüşebiliyor. 

Evet,  ABD sistemi böyle. Ödevler ve proje çalışmaları her zaman çok ağır. 

Bu konu önemli çünkü Türkiye’den giden pek çok öğrenci, dil sorunu nedeni ile yardım alabilmek için sosyal hayatlarından ve kişiliklerinden önemli tavizler vermek zorunda kalabiliyor. 

Bu “tavizler” elbette basketbola odaklanma konusunda ayrı bir risk faktörü konumunda

Bu durumu bilen okul yöneticileri de sporcu öğrencileri en kolay ama gelecekte en az değer yaratacak derslere yönlendiriyor. 

SEZON DÖRT AY / İLK İKİ YIL YETERLİ SÜRE ALAMAYANIN SONRASINDA İŞİ ZOR

ABD’de Üniversite sporlarında, sporcular genelde okullarına Ağustos ayının 2. haftasında katılıyor.

İlk yıllarındaki yabancı öğrenciler adaptasyon amaçlı daha da erken çağrılabiliyor.    

Sezon Ekim sonunda resmi hazırlık maçları ile başlıyor. 

Genelde Eylül ayı sonuna kadar Head Coach ile tam takım idmanı yapmak yasak. 

Bu arada genelde yardımcı coachlar yönetiminde bireysel ve 2x2, 3x3 gibi antrenmanlar yapılıyor. 

NCAA ve NJCAA liglerinde sezon Kasım ayında başlıyor ve Şubat sonunda sona eriyor. 
Öğrenci sporcunun takımı eğer konferans ya da bölge finaline kaldıysa bu süre Mart ortasına kadar uzayabiliyor. 

Şubat ayında sezonu biten sporcunun gelecek Ekim ayına kadar bireysel antrenmanlar ile formda kalmaya çalışmaktan başka seçeneği yok. 

Hele ABD’ye lise seviyesinde gidilmiş ise, eldeki tek seçenek ekstra ücretle katılım sağlanabilen özel kamp, kurs ve maç organizasyonlarına bir kulüp ya da benzeri organizasyon aracılığı ile katılmak.  

Uzun yıllar kendimize şu soruyu sorduk;

ABD’ye giden oyuncularımız neden gitmeden önce Türkiye’de seviye olarak geçtikleri oyuncuların, döndükten sonra gerisinde kalıyor?

İşte bu sorunun önemli cevaplarından biri ABD’de 4 ay süren basketbol sezonu ardından yaşanan ritim kaybı ve maç eksikliği. 

Oyuncularımız 4 aylık sezon dışında bireysel çalışmalarla maç eksikleri ve ritim kayıplarınının etkilerini ancak azaltmaya çalışıyor.  

*****

Buradan giden oyuncularımıza rehberlik yapanlar, danışmanlık yapanlar başta şunu söylüyorlar. Zaten ilk iki yıl süre alamazsın. 

Deneyimler ise başka bir şey söylüyor;

İlk iki sezonunda takımında 20-25 dakika süre ve sorumluluk alan 2-3 erkek oyuncumuz olsa da buradan giden oyuncularımızın önemli bir bölümü o önemli periyodu sembolik süreler alarak geçiriyor.  

Zaten ilk iki yılında ABD Üniversitesinde süre ve sorumluluk almayan oyuncu, alttan gelen yeni burslu sporcular ve transfer gelen oyuncularla HER YIL YENİLENEN TAKIMINDA son iki senesinde de süre alamıyor.  

Zira yeni gelen birinci sınıf öğrencilerine süre vermeyen bir NCAA takımının daha sonra ABD lise havuzundan iyi transfer yapabilme şansı çok az olur.  

NCAA’de yer alan ABD’li ve yabancı öğrenciler bu duruma giderek tepki gösteriyor.   

2021-22 Sezonu sonunda yalnızca NCAA D1 kadın basketbol takımlarından yaklaşık 1200 oyuncu başka bir üniversiteye transfer olmak için adını NCAA transfer portalına yazdırdı. 

Yani yaklaşık toplam 350 üniversite arasında 120 takım büyüklüğünde bir oyuncu grubu bulunduğu yerden çeşitli nedenlerle memnun değildi. 

Bu isimler arasında son dönemde ABD’ye giden, isimlerini burada vermeyi uygun görmediğim ama konu ile ilgilenen herkesin kolaylıkla kimler olduğunu bulabileceği oyuncularımız da var.   

SOSYAL HAYATA UYUM KONUSU ÖNEMLİ

ABD’de sosyal hayat Türkiye’ye göre çok farklı.

Sosyal yaşam ve bireysel ilişkilere ait standartlar Türkiye’den çok farklı temeller üzerinde yapılanıyor. 

Türkiye’den giden bir sporcu için çok uç noktalara varabilecek farklılıklara adapte olmak beraberinde hem basketbol hem de akademik hayatı etkileyecek odaklanma hatalarını beraberinde getirebiliyor. 

Bu nedenle burs alınacak okulun bulunduğu eyaletin, şehrin demografik, etnik, sosyal yapısını bilmek, Türkiye’ye daha yakın bir sosyal dokunun bulunduğu eyaletleri seçmek bu konudaki hataları azaltabilecek faktörler konumunda bulunuyor

GİZLİ MALİYETLER VAR 

Gerek NCAA gerek NJCAA okulları belirli “kredi sayısı” bazında burs veriyor. 

Örneğin NJCAA Bünyesinde bir “Community College” ya da “Junior Varsity”den 18 kredi için burs alındıysa mezun olmak için gereken kredi ise 24 ise aradaki 6 kredi için sporcu öğrencinin ekstra ders alabilmek ödeme yapması gerekiyor. 

Bu da aileler için 600 -2.000 USD arası hesapta olmayan maliyetler demek. 

NCAA okullarında da belirli akademik programları isteyen sporcu öğrenciler başta hesaplamadıkları bazı maliyetler ile karşılaşarak hayallerindeki meslek yerine çok farklı ve daha az değer yaratacak mesleklere “yönlenmek” zorunda kalabiliyor. 

Yemek ve barınma ihtiyaçları okullar tarafından karşılansa da her öğrenci için kişisel bakım ve sosyal hayatın getirdiği zorunlu harcamalar (sinema, dışarıda yenen yemekler, kıyafet ve zorunlu kişisel bakım malzemeleri için yapılan masraflar vs) ayda en az 250-300 USD tutarında bir masraf yaratabiliyor. 

Okullar sporcu öğrencilere kampus içinde kafeterya, kütüphane ya da ofis işlerinde part time çalışma imkanı verse de, ödevler konusunda uzun saatler geçirmek zorunda kalan ve idmanlarda yorulan

Türk sporcular için çalışarak elde edilecek 250 USD’nin getireceği yorgunluk büyük ve yıpratıcı oluyor. 

*****

ABD’ye giden fakat “hayal ettiğinden” çok farklı oynama süreleri, koşullar ve hayatlar ile karşılaşan, bu nedenlerle değerli zamanları kaybeden, hatta kilo alarak ülkeye dönen pek çok oyuncumuz olduğuna şahitlik ediyoruz. 

Benim önerim her türlü bilgiyi aracılar eli ile değil ilk ağızdan, oraya gidip dönen oyuncular ve ABD’de ilgili kurumların web sitelerinden öğrenerek önemli kararın verilmesi yönünde.

Kişisel olarak görüşüm A Milli Takım seviyesine aday olan genç oyuncuların azalan yabancı oyuncu sayısı ve yaşlanan yerli oyuncu stokumuz kapsamında KBSL ve TKBL takımlarında yer almasının basketbol gelişimi açısından daha doğru olacağı yönünde. 

Özellikle TKBL’deki gelişim takımları bu anlamda çok güzel fırsatlar sunuyor. 

Bu seviyede olmayan oyuncular,  özellikle hayatlarını üniversite sonrasında yurt dışında sürdürmek isteyenler için ise ABD bursları elbette çok cazip bir seçenek. 

Twitter : @hayripekergin 
Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 8310