Sağlık olsun (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Sağlık olsun (Hayri Pekergin)

24-07-22 19:06
Tarihten süzülüp günümüze gelen deyimlerimizi kullanırken çoğu zaman bu sözlerde yer alan derinlikleri özümsemeden, tam olarak anlamlandırmadan konuşmaya devam ediyoruz.

“Sağlık Olsun” da işte böyle bir deyim.

Her deyim gibi bire bir kelime anlamının ötesinde, “bir olumsuzluk söz konusu olsa da dert etmeye değmez, bu telafi edilir” anlamında kullanılıyor.

Sağlığımızda bir sorun oluştuğunda, değer verdiklerimizin, yakın çevremizde yer alanların sağlıklarında olumsuzluklar yaşandığında, bu deyimin içindeki anlamı daha iyi idrak ediyoruz.

Yazının konusu sporcu sağlığı. Çok geniş bir alan. Adeta bir okyanus.

Benim için akademik olarak eğitimini almadığım, uzmanı olmadığım böyle bir konuda yazmak hiç kolay değil.

Bu nedenle aşağıdaki satırları 12 yılı coach olarak basketbolun içinde geçen 37 yıl, bu süre içinde biriken deneyim, erken yaşlarda basketbol ile başlayan, antrenörlük dönemim sonrasında ise mesafe koşusu ve yol bisikleti ile aralıksız devam eden mütevazi amatör spor hayatımın “getirdiği ve gerektirdiği” bilgi birikimi kapsamında gözlemler olarak görmenizi diliyorum.

Sporcu Sağlığı, ergenlik öncesi dönemde uygun branş seçimi, doğru temel spor eğitimi, iskelet kaslarını ve koordinasyonu destekleyen temel sporlara erken yaşta erişim ile başlayan, amatör safhada sporcunun (ve antrenörlerin) antrenman bilgisi, beslenme, toparlanma (recovery), sakatlık önleme gibi önemli alanlarda bilinçlenmesi ile devam eden, profesyonel / elit seviyede ancak yukarıdaki konularda üst düzey uzmanların katkıları alınarak gereğince hayata geçirilebilen bir alan.

Ülkemizde özellikle amatör seviyelerde, altyapılarda sporcu sağlığının gereken önemi görmediği bir sır değil.

Bu seviyelerde “sporcu sağlığından” söz açıldığında çoğu kişinin aklına gelen sezon öncesi ve sezon sırasında yapılan güç ve bağlı fonksiyonları (çabukluk, dayanıklılık patlayıcılık reaksiyon süresi vb) destekleyici çalışmalar.

Bu bağlamda sporcu idman öncesi ve sonrası beslenme planlaması, “recovery” dediğimiz aktivite sonrası vücudun toparlanma süreçleri, sporcunun kaliteli bir uyku düzeni olmasının ne kadar büyük önemde olduğu yeterince anlaşılmış ve anlatılmış durumda değil.

Sezon içinde basketbol altyapılarında hatta hepimizin adını ezbere bildiği elit kulüplerde, ara kamp dönemlerindeki milli takımlarda bile basketbol coachları, oyuncuların kilolarını eleştirerek kilolu gördükleri oyuncuları o kilolardan “kurtulmaları” için telkinde bulunabiliyor.

Bazı durumlarda ise tam tersine sporcuya kilo alması ve kas kitlesini arttırması için telkinler yapılıyor.

Böyle durumların sonucu olarak imkân sahibi sporcu ailelerin başvurduğu diyetisyenler basketbol sporunda uzmanlaşmış değilse, konuya yalnızca belirli sürelerde ölçülen kilo kaybı, yağ oranı gibi parametrelerden bakıyorsa sahada kalıcı olumsuz etkileri olan bağ ve eklem sakatlıkları yaşandığına şahit oluyoruz.

Diyetisyene erişimi olmayan sporcuların halinin yukarıdaki senaryodan daha iyi olmadığını söylemeye sanırım gerek yok.

Bugün çok az kulübün altyapı takımlarında kondisyon coachu (ya da performans coachu) ve fizyoterapisti olduğunu görüyoruz.

Oysa genç sporcuların bu alanda sezona hazırlık, sezon öncesi, sezon ve sezon sonrası dönemlerinin planlanması yalnız sezon performanslarını, sağlıklarını değil aynı zamanda dribbling frekansı, şut mekaniği) temel tekniklerinin gelişimini bile doğrudan etkileyen kritik bir faktör.

Ortopedi ve ilgili alt dallarında (cerrahi, fizik tedavi & rehabilitasyon) alanında uzman, fizyoterapi ekibi ile sürekli iletişimde olabilen hekimlere sahip, sporcuları sürekli takip eden, sakatlık hikayelerini veritabanında tutan kulüp sayısı belki de iki elin parmaklarını geçmiyor.

Hatta dışarıdan bakıldığında, ihtisas kulübü kimliğinde olan çok geniş bir kitle tarafından örnek kulüp olarak gösterilen “yapılarda” bile böyle bir bilinç ve görevlendirme düzeyine ulaşılmış değil.

Basketbol antrenörlerimiz sporcu sağlığı konusunda yeterli bilgi ve bilinç düzeyine sahip değil. Antrenman, yükleme, aktif dinlenme ve periyotlama konularında kendileri yeterli bilgi düzeyinde olmayınca yanlış ve sakatlık yaratan uygulamaların sayısı artıyor.

Recovery (idman sonrası toparlanma) olarak fizyoterapist desteği, belirli bir süre buz havuzu ya da “kompresyon torbası” uygulamalarının yeterli olduğuna inanan antrenörlerimizin sayısı oldukça çok.

Oysa toparlanma sürecinin en az %90 bölümünün antrenman sonrası (antrenmana özel) uygulanan beslenme programının içeriği, zamanlaması ve kaliteli gece uykusu ile alakalı olduğunu çok az coach tarafından biliniyor ve takip ediliyor.

Amatör seviyelerde, alt yapılarda, olanak sahibi aileler kulüplerin dışında genç sporcular için kondisyonerler, diyetisyenler ve artık ayrı bir segment haline gelen gelişim coachlarına başvurma yolunu seçiyor.

Bütün bu çalışmalar iyi niyetli olsa da diyetisyen basketbolun gerektirdiklerini bilmez ve konuya sadece bir kalori hesabı olarak bakarsa, kondisyoner ve gelişim coachu kulüpte yapılan çalışmalarla gereği gibi koordineli hareket etmezse sezonun ortasında ya da sonunda fiziksel ve mental olarak bitmiş durumda adeta tükenmişlik sendromu yaşayan genç sporcular görüyoruz.

Sporcu sağlığı konusu açıldığında en üzüldüğüm konulardan birisi basketbol antrenörlerimizin büyük çoğunluğunun dinlenme gününün sporcu sağlığı açısından destekleyici önemini tam içselleştirememiş olması.

Oysa dinlenmek antrenman takviminin ayrılmaz bir parçası ve yapılan çalışmaların verimini arttıran bir faktör. Kısacası “no day off” söylemi aslında büyük bir yanlış.

Amatör seviyede darbeye bağlı olmayan (küçük ya da büyük) sakatlıklarda dört ana neden olduğunu görüyoruz.

Benim gözlemim genelde bu tür sakatlıklarda aşağıda yer alan faktörlerin birden fazlası yan yana geldiğinde riskin çok arttığı yönünde.

1- Yanlış antrenman, aşırı yükleme, dinlenme süresinin yetersiz olması
2- Yanlış beslenme
3- Kaliteli uyku düzenindeki aksaklıklar
4- Tesislerdeki yapısal sorunlar (parkenin sertliği ya da yumuşaklığı, salon sıcaklığı ya da soğukluğu, yerdeki nem, cila durumu, kaygan reklam bantları vb)

Amatör seviyede ve altyapılarda sporcu sağlığı konusunda spor bakanlığının, federasyonun, kulüplerin, coachların, sporcuların, ailelerin ve diğer ilgili tüm paydaşların yapması gereken çok şey var.

Umarım bu yazı bir başlangıç olur ve bu konuda birikimlerini paylaşmak isteyen, konusunda yetkin sektör profesyonellerinin de yazılarını yeniden burada okuma ve öğrenme fırsatı bularak daha çok bilgileniriz.

Twitter : @hayripekergin 

Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 4002