Çember Altımız “S.O.S” Veriyor! (İlker Yıldız) - BasketFaul.com

Çember Altımız “S.O.S” Veriyor! (İlker Yıldız)

18-08-22 08:57
FIBA 2023 Dünya Kupası Elemeleri’ne ve FIBA 2022 Avrupa Şampiyonası’na hazırlanan A Erkek Basketbol Milli Takımımız, Yunanistan'da katıldığı Akropolis Turnuvası’ndaki ilk maçında Gürcistan’ı 101-88 mağlup etti. Millilerimiz bu sonuçla hazırlık sürecinde oynadığı dördüncü özel maçta üçüncü galibiyetini almış oldu. Millilerimiz geçtiğimiz günlerde İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlenen dörtlü turnuvada; 11 Ağustos’ta oynadığı maçta Ukrayna’yı 96-70 ve 14 Ağustos’ta Polonya’yı 94-78 yenerken, 12 Ağustos’ta oynadığı Slovenya’ya ise uzatmada 104-103 yenilmişti.

FIBA 2022 Avrupa Şampiyonası’nda madalya hedefleyen millilerimizin, diğer maçlarda olduğu gibi Gürcistan karşısında da pota altında ciddi sıkıntılar yaşadığını bir kez daha gördük. Biz 22 ribaund alırken, rakibimiz ise 11'i hücum olmak üzere toplam 34 ribaund aldı.

Çember Altını Savunamıyoruz

Basketfaul’de 11 Ağustos tarihli “Erken Uyarı: Oyun Kurucumuz Yok!” başlıklı ilk yazımda, PG sorunumuzla birlikte, uzun oyuncu rotasyonunda da ciddi sıkıntılar yaşayacağımızı ifade etmeye çalışmıştım. Açıklanan aday kadromuzda yer alan ama bencilce davranışlar sonrasında milli takım kampına katılmayan Ömer Faruk Yurtseven'in pota altında vereceği katkının eksikliğini ciddi anlamda yaşayacağımızı (Ömer Faruk Yurtseven'in bundan sonra A Milli Takımımıza çağrılmaması gerektiğini düşünüyorum) görüyoruz. Özel maçlarda izlediğimiz kadarıyla, gerçeği söylemek gerekirse uzun oyuncu rotasyonunda beklediğimizden çok daha fazla sıkıntı yaşadığımızı görüyoruz. Çember altını koruyacak güçte ve size'da uzun oyuncu eksikliğimiz o kadar had safhaya ulaştı ki, zayıf rakiplere karşı bile çember altında adeta eziliyoruz. Gürcistan’ın 33 yaşındaki 2,17m’lik uzunu Giorgi Shermadini’nin bugünkü maçta pota altında 8/9 ikilik ve %89,9’luk yüzdeyle oynadığını görüyoruz. Ne Alperen ne de Sertaç, güçlü ve size’lı uzunların arkasında duramıyorlar ve sonrasında da hem sayı yiyoruz hem de çok fazla hücum ribaundu veriyoruz.

Ömer Faruk Yurtseven'in sezon öncesini Amerika’da bireysel çalışmalar yaparak geçireceğine menajeriyle birlikte karar vermesinden ve ikinci kez milli takımımızdan daha fazla kendi kariyerini düşünmesinden sonra(!), milli takımımızda ciddi anlamda oyun planlarının sekteye uğradığını üzülerek görüyoruz. Ercan Osmani’nin milli takım kampına katılmasıyla birlikte pota altında kısmen bir zenginliğe kavuşsak da, bugünkü maçta Ercan Osmani’nin özellikle de Tornike Shengelia karşısında pek de iyi sinyaller vermediğini gördük. Gerçi, millilerimizde maç boyunca ne Yiğitcan Saybir’in ne de Emir Sadık Kabaca’nın, Tornike Shengelia gibi hareketli ve topla çok iyi oynayabilen bir uzun karşısında durabildiklerinden pek söz edemeyiz! Ercan Osmani’nin milli takıma katılıması ile birlikte yine de teknik ekibimizin pota altında çözüm üretme konusunda elinin güçlendiğinden de söz edebiliriz.

Ego Savaşına Müsaade Yok!

Özellikle NBA oyuncularımız Cedi Osman ve Furkan Korkmaz üzerinden çizilen birçok setimizin olması, bu iki oyuncumuzun hem takımdan kopuk şekilde işi bireysele dökmelerinin önüne geçilmiş hem de takımımızda her oyuncunun görev tanımının iyi bir şekilde yapılmış olmasıyla birlikte gayet dengeli hücum yapan bir takım haline gelmiş durumdayız. Sayın Ergin Ataman'ın belki de en önemli özelliği; üst düzey oyuncuların maç esnasında egolarına yenik düşmesini engelleyecek şekilde hem onları sahada mutlu etmesi hem de takımın sürprizlere açık bir oyun anlayışı yerine, takım olarak hücumlarımızın bilinçli hale gelmesini sağlıyor molmasıdır.

Alperen Şengün’ün hücumda alçak postda sırtı dönük hücumları ve rakibin yardım savunması gelir gelmez verdiği ekstra paslar, Furkan Korkmaz'ın baskının dozunun az olduğu anlarda topu getirmesi ve yarı sahadan sonra guardlara pası vererek ters tarafa açılması ve kendini unutturması sonrasında en iyi yaptığı şeylerin başında gelen üçlüklerle rakibi cezalandırması, Cedi Osman'ın muhakkak set akışında Furkan’ı topla buluşturması, Cedi Osman’ın gerek açık alandaki yeteneklerinden yararlanma adına gerekse de set hücumunda uzunların çember altında rakip uzunları perdeleyerek ona koridor açmalarından da gördüğümüz gibi NBA oyuncularımıza birçok özel setler çizildiğini görüyoruz. Bu da hem parkede işin ego savaşına dönmesinin önünü kesiyor hem de takımımızdaki yeteneklerden en iyi şekilde verim alınmasının yolu açılmış oluyor. Başta takımla çalışmalara yeni başlayan Larkin olmak üzere, Barcelona’da oynayan Sertaç Şanlı gibi önemli oyuncularımızın da zaman içerisinde takıma hem daha iyi adapte olmaları hem de onlar için de özel setlerin yer aldığı hücum kombinasyonları çizileceğine de inanıyorum. Bu sayede hem her oyuncumuzdan azami ölçüde katkı alınmış olacak hem hücum çeşitliliğimiz artacak hem de oyuncularımızın savunmayı daha istekli bir şekilde yapmaları sağlanmış olacaktır.

X-faktörler

Şu ana kadar oynanan dört maça baktığımızda, Onuralp Bitim ve Yiğitcan Saybir’in beklenenden daha hızlı bir şekilde milli takımımıza uyum sağladıklarını hem de ciddi katkılar verdiklerini görüyoruz. Onuralp Bitim bugünkü maçta 12 sayılık katkı verirken, Yiğitcan Saybir (2 sayı- 2 ribaunt- 2 top çalma)’in ise istatistiklerde görünmeyen birçok şeyi yaptığını görüyoruz. Onuralp’in milli takımımızda çembere en iyi giden oyunculardan biri olmasının yanında bir de ceza şutlarını da cesaretle atmaya başlaması, onu takımımız adına adeta bir kat daha değerli hale getirdiğini söyleyebiliriz. Yiğitcan Saybir’in ise meziyetlerini maalesef kulüp takımından daha çok, milli takımımızdaki dört maçta görmüş olmanın hem sevincini hem de burukluğunu yaşıyoruz. Demek ki Yiğitcan Saybir’de ciddi bir potansiyel varmış. Neyse ki Yiğitcan Saybiri de, tıpkı Onuralp Bitim gibi Sırp coach Dušan Alimpijević yönetimindeki Frutti Extra Bursaspor’da keyifle izleyeceğiz ve hep birlikte basketbol gelişiminden keyif duyacağız. Melih Mahmutoğlu’nun ise adeta nokta şutör olarak kullanıldığını ve ceza üçlüklerinde de her zaman olduğu gibi çok başarılı olduğunu görüyoruz.

PG Pozisyonunda İnat Sürüyor!

Millilerimizde PG pozisyonunda Larkin ile birlikte, sakatlık ve hastalık olmaması durumunda muhtemel olarak Ahmet Buğrahan Tuncer ve Şehmus Hazer’in düşünülüyor olduğunu söyleyebiliriz. Ancak ben yine de teknik ekibimizin bu ısrarda diretmemesi gerektiğini ve yol yakınken daha önce aday kadrodan çıkartılan PG’lerimizden en az birinin kadroya dahil edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sayın Ataman her ne kadar PG pozisyonunda Furkan Korkmaz’ı da zaman zaman kullanarak oraya zenginlik katmaya çalışsa da, pota altında yaşadığımız sıkıtının yanında bir de PG pozisyonunda sıkıntı yaşama ihtimalini kısmen ortadan kaldırmak varken ve hazır elimizde olanları kullanmamamızın başımıza iş almak anlamına da gelebileceğini söylemekten kendimi alamıyorum. Larkin’in üzerine bu kadar yükün bindirilmesinin de pek akıllıca olduğunu düşünmüyorum. Shane Larkin’in FIBA 2023 Dünya Kupası Elemeleri’nde bir sakatlık ya da hastalık yaşaması durumunda diğer devşirme oyuncumuz Scottie Wilbekin’inin kadroya alınması söz konusu olabilir ama FIBA 2022 Avrupa Şampiyonası gibi üst düzey birçok maç oynadığımız dönemde yaşanacak olumsuzlukta ise Scottie Wilbekin ihtimali de ortadan kalkıyor. Her türlü ihtimale karşın, özellikle FIBA 2022 Avrupa Şampiyonası’nda Larkin dışında saf bir PG ile daha gitmemiz gerektiğini ısrarla ifade etmek istiyorum.

Gürcistan maçında olduğu gibi Avrupa basketbolunda orta düzeyde olan ülke takımlarına karşı, Ahmet Buğrahan Tuncer’in PG pozisyonunda hücumda yaratıcılığını gösterdiğine şahit oluyoruz. Ancak bu yaratıcılık genellikle sert savunma yap(a)mayan takımlara karşı olduğunu görüyoruz.

Hücum kısmının bir de diğer boyutu olan savunmada ise, rakip guardların hücumda muhakkak Buğrahan’ın üzerine oynadıklarını ve oradan da çok sayı ürettiklerine de şahit olmaya devam ediyoruz. Buğrahan’ın Larkin ile birlikte iyi bir uyum sağladıkları bir gerçek ama EL gibi üst düzey mücadelenin olduğu bir ligde koca sezonu benchte geçirdiğini de biliyoruz. Bunun sebeplerinin başında hiç kuşkusuz savunmadaki yetersizliği olduğunu da söyleyebiliriz.

Şehmus’tan ise PG pozisyonunda yakın süreçte katkı almamızın hele de topa baskı ve sertlik dozunun arttığı üst düzeydeki resmi müsabakaları kaldırabilmesinin çok zor olduğunu görüyoruz. Hatta bugünkü Gürcistan maçında bile bunu bir kez daha gördük. Gürcistan’ın devşirme PG’si Thad McFadden karşısında savunma yaparken sürekli olarak topa hamle yaptı ve bunun neticesinde de her seferinde ya geçildi ya da şut ile cezalandırıldık. PG pozisyonunda Şehmus Hazer ile oynadığımız ilk beş dakikada 15-5 geriye düştükten sonra oyuna Larkin girdi ve oyun da skor da dengeye kavuştu. Şehmus, ilk çeyrekteki ilk beş dakikadan sonra maçta uzun süre benchte bekledi ve ancak son periyotta oyuna girebildi. O da PG olarak değil, rakip PG’yi savunmak için çok kısa süreliğine oyunda kalabildi.

PG’lerin normalde çembere çok fazla atak etmeden oyunu öncelikli olarak kurmaları ve rakibin zaaflarını görerek arkadaşlarını yönlendirmesi gerekiyor. Bir PG’nin zamansız bir şekilde çembere topla atak etmesi durumunda ve bu da sayı ile neticelenmediğinde, rakip takımın fast break sayıları bulması da kolaylaşıyor, tıpkı bugün Gürcistan’ın bulduğu gibi. Ayrıca topun çembere atılması sonrasında müdafaaya koşacak olan oyuncuların başında yine PG’nin gelmesi gerekirken, Şehmus ise maalesef bunu çok iyi başaramıyor. Birebirde ne kadar iyi savunmacı olursanız olun, görev tanımınız hem yeteneklerinizle hem de alışkanlıklarınızla uyumlu değilse, sizden verim alınabilmesi da pek mümkün değildir.

12 Kişilik Kadromuz Şekilleniyor

Kısa oyuncu rotasyonumuzda yer alan ve PG olarak düşünülen Doğuş Özdemiroğlu’nun gerek Polonya maçında son birkaç dakika kala oyuna alınması gerekse de Gürcistan maçında süre verilmemesinden anlaşılacağı kadarıyla, Sayın Ataman tarafından nihai kadroya alınacaklar arasında pek düşünülmediğini söyleyebiliriz.. Uuzn rotasyonunda da, son iki özel maçta gerek Furkan Haltalı’ya gerekse de Muhsin Yaşar’a da pek süre verilmedi ve onlar da kadroda sakatlıklar yaşanmadığı müddetçe resmi turnuvalarda pek fazla düşünmediklerini söyleyebiliriz. Bu üç isim dışında James Metecan Birsen’in de rotasyonda geri planda kaldığını görüyoruz. Millilerimizin mevcut aday kadrosunda 16 oyuncu yer alıyor ve Doğuş Özdemiroğlu, Furkan Haltalı, Muhsin Yaşar ve James Metecan Birsen şu ana kadar oynanan dört özel maçta kadroda en az düşünülen isimler olarak dikkat çektiler. Akropolis Turnuvası’nda 18 Ağustos’ta oynayacağımız Polonya ve 19 Ağustos’ta oynayacağımız Yunanistan maçları sonrasında, 25 Ağustos’ta Letonya ile oynayacağımız FIBA 2023 Dünya Kupası Elemeleri maçı kadrosunun hemen hemen netlik kazanacağını söyleyebiliriz.

Her şey Türk basketbolu için... 

Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 2887