Kaos! (Yasin Yıldırım) - BasketFaul.com

Kaos! (Yasin Yıldırım)

05-09-22 10:37

Bu sefer önce saha içinden başlayalım. Sertaç turnuva başından beri yaşadığı durgunluğu üzerinden attı. Fakat bu sefer diğer bütün oyuncular durdu. Özellikle Larkin'in kötü şut gününde olması ritm bulmamızı engelledi. Gürcistan salonu tamamen doldurup bundan iyi ritm devşirince sahada daha çok isteyen taraf oldular. Shengeila'nın yanı sıra bir diğer NBA oyuncusu Bitadze'nin de forma giymemesiyle aslında iyice yetenek seti daralan bir takım olan Gürcistan'da turnuva başından beri müthiş oynayan Mamukelashvili yine sahanın en iyisiydi. Elimize sıkça kazanma ve gruptan çıkmayı garantileme fırsatı geldi ama değerlendiremedik. Basketbol bu olabilir maç da kaybedilebilir hem de ev sahibinin ölüm kalım maçını kazanması kadar doğal bir şey olamaz. 


Şimdi basketbol dışına geçelim. Salona girerken yaklaşık 40 dakika bekledik. Türk seyirciler de Gürcüler ile aynı kapılardan girdi herkesin üzerinde kendi milli formaları vardı. Taraftarlar arasında asla gerginlik yoktu hatta şakalaşanlar beraber fotoğraf çektirenler atkı değişenler bile oldu. 200-250 civarı Türk seyirci hiçbir sıkıntı yaşamadan içeri girmeyi bir şekilde başardı. Salonda bilet-koltuk düzeni kalmadı herkes bulduğu yere oturdu. Organizasyonel olarak çok ciddi sıkıntılar var. Örneğin bizim biletimizin olduğu yere giderken oyuncuların soyunma odasının neredeyse önünden geçiyoruz. Arada sadece 4-5 metre kalıyor. İşin ilginci sayıca çok kalabalık olan Gürcü güvenlik görevlileri işten kaytarma konusunda çok özel bir yere sahip. Yerel polis ve özel güvenlikten İngilizce bilen kişi sayısı da bir elin parmaklarını geçmez. Bu sitede veya özel hayatımızda sıkça TBF'yi eleştirdiğimiz görmüşsünüzdür. Ama ben en azından 12 yıldır sürekli büyük turnuvalar ve altyapı turnuvalarında bulunuyorum biz organizasyon yapma konusunda işin "Gucci"siyiz. O kadar üst seviyeye alışmışız ki hep böyle olacak fikri oluyor ama genelde olmuyor.

Furkan'ın pozisyonuna gelene kadar harika bir Gürcistan taraftarı vardı. Her baskette gol atılmış gibi sevinen oyunun içine giren dolu tribünler açıkçası bizleri de keyiflendirdi. Fakat yaşanan mevzunun ardından 30-40 su bardağı sahaya atıldı. Sertaç, Onuralp ve Ender Arslan'a isabet ettiklerini gördüm. Zaten sahanın silinmesi 10-15 dakikayı buldu. O gerginlikte nedeni bilinmeyen bir şekilde maç saati çalıştırıldı ve 22 saniye ilerledi. Sevgili Oğulcan Berk bana özelden yazınca hemen en yakındaki Haluk Yıldırım'a ulaşıp olayı anlattım ve itiraz edildi. Muratcan Güler masaya gittiğinde masadan aşağılayıcı bir şekilde el hareketiyle uzaklaştırıldı. Teknik olarak da Furkan Korkmaz'a çalınan düdükler ve serbest atış sayısı da apayrı bir skandal oldu. Furkan Korkmaz ile ilgili de şunu söylemek lazım. Kendisini altyapıda oynadığı yıllardan beri tanırım. Büyük ihtimalle bütün takımdaki en "cool" oyuncu olabilir. Onu çıldırtacak kadar rahatsız etmek için çok şey denmesi gerekir çünkü gerçekten çok sakin çok iy i huylu bir oyuncudur Furkan Korkmaz. Ama her ne olursa olsun orada geri adım atmayıp rakibine cevap vermesi takımın geleceği açısından iyi olmuş bile olabilir. Furkan içeri giderken yanında sadece bir çalışanımız vardı, o da anahtarı götürüyordu. İnanılmaz bir kargaşa çıktı ve ben de tam o girişe yakın olduğum için bütün Milli takım yetkililerinin içeri koştuğunu gördüm. Güvenlik ise izlemekle yetindi. Saldırı olduğunu maçtan sonra öğrenebildik. Maçtan sonra ise o kadar kontrolsüz bir şekilde koşarak içeri gitti ki yerel polis bir şeyler yaşanacağı belliydi. Oyuncuların aileleri ile beraberdim ve haliyle onlar da panik oldular. Özellikle Sarp Ataman'a tribünlerden de bir iki hareket yapıldığını gördük. 40 dakika kadar salonda bekletilip takım otobüsü çıktıktan sonra bizler de salonu terk edebildik.

Dünü özetlersek, Gürcistan bu turnuvaya pek iyi hazırlanamamış. Rezalet bir organizasyon yönetiminin yanı sıra polislerin yaptığı da kabul edilemez şeyler. Basketbolun konuşulacağı günlerin gelmesi ümidiyle milli takıma geçmiş olsun diyorum. 
Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 1985