Gezelim görelim yenelim! (Yasin Yıldırım) - BasketFaul.com

Gezelim görelim yenelim! (Yasin Yıldırım)

08-09-22 07:40

Turnuvanın ilk kısmını kapatırken son bir yazıyla toparlayalım. Gürcistan şu anda Avrupa Birliğinin yoğun bir desteği altında. İşin sosyopolitik kısımlarını bir yana bırakırsak tam olarak atak yapmaya hazır yenilenme çabasındaki bir ülke havası var. Şehrin her yerindeki yapım çalışmaları ve bolca Avrupa Birliği bayrağı görmemiz onların Avrupadaki değerini gösteriyor. Tabi genel olarak doğalgaz ile ilgili bir durum bu ama ne olursa olsun çok net bir Avrupa desteği gözükebiliyor. Saha dışından devam edelim. Sağdan direksiyonlu arabalardan bahsetmiştik biraz daha trafikten bahsedelim. Araba ve motor sayısı galiba şehrin kapasitesinin üzerinde. Çok eski bir şehir Tiflis ve birçok yolu çok şeritli olmasına rağmen asla trafiği kaldıramıyor. Her yola çıkıldığında İstanbulvari bir trafikle karşılaşan insanlar yine de trafik kurallarına ve şeritlere uyuyor. Bisiklet yolları şehrin genelinde mevcut. Elektrikli araba ve motor kiralama aplikasyonları son derece verimli ve şehre göre son derece ucuz. ÜLke genelinde zaten hibrid ve elektrikli taşıt kullanımı çok artmış durumda. Yollarda Tesla arabalara dahi rastlanıyor hatta taksi olarak bile Tesla bulunabiliyor. Ülke genelinde İngilizce bilen kişi sayısı çok kısıtlıyken Türkçe bilen kişi sayısı özellikle Azerileri de düşününce bir hayli fazla. Son derece kosmopolitan bir şehir Tiflis. Gece hayatı sürekli akan nöbetçi restoranları, casinoları, sokak çalgıcıları ve her yerdeki dilencileri ile yaşayan bir şehir diyebiliriz.


Gezelim görelim faslından sonra sahaya geçelim. Ergin Ataman basketbolunun bazı temel ilkeleri vardır. Özellikle kazanılması elzem maçlarda rotasyonu daraltıp oyuncularından maksimum verimi almaya çalışır. Son iki maçta da böyle oldu. Fakat Larkin'in elindeki sakatlık belki de grup lideri olup kolay yoldan uzaklaşmamızın önündeki engel oldu. Larkin ısınmalar boyunca da maç boyunca da hep neşeliydi ama şut kullanmaktan çekinmesi, temas alarak bitirdiği turnikeleri denememesi ile şutu olmayan yönetici bir guarda dönüşmesine sebebiyet verdi. Turnuvaya gelirken çok eleştirilen bu takımda niye gerçek oyun kurucu yok söylemini pek de istemeden bertaraf eden Larkin'in yeni rolü Furkan ve Cedi'ye aşırı yük bindirdi. Furkan'ın sakatlıklarına rağmen takımın en iyilerinden biri olması milli takımı üst tura grup ikincisi olarak taşıyan etkenlerden biri oldu. Cedi neredeyse hiç şut ritmini bulamadığı grup maçlarını 16.2 sayı ortalamayla bitirdi. Dış şutları genelde elinde patlayan topların da verdiği ekstra sıkıntılar ile düşük yüzdede kalırken serbest atış yüzdesini açıklayabilecek bir etken yok. Turnuva öncesi patlama yapabileceğ i konuşulan ve beklentileri karşılayan isim ise Alperen Şengün oldu. 30 dk civarı oynayıp neredeyse 20-10-2.5-1-1 gibi süperstar istatistiklerinin kıyısında dolaşan Alperen artık Avrupa basketbolunun en büyük aktörlerinden biri olduğunu kanıtladı. Değiştirdiği serbest atış ritüeli de hala onu istenen seviyeye getirmiş değil. Eğer serbest atışlarda yüzde 75-80 seviyesine gelebilirse NBA'de maç başına 1-1.2 sayı ekleyebileceğini anlayıp çalışmalarını ona göre sürdürmeli. Henüz fiziksel olarak tepe noktada olmadığını da söylemek lazım ama gelip burada en iyilere karşı mücadele etmesi onun için harika bir tecrübe oluyor. Sırada Gobert ile mücadelesi var ve mesaj maçı olabilir. 

Takım halinde sadece yüzde 30 ile üçlük atıp yüzde 70 ile serbest atış atıyor olmamız artık bu şut işini ciddiye almamız gerektiğinin bir işareti olarak gözüküyor. Şut klinikleri, özel çalışmalar ve şut antrenörleri artık lüks değil hayatımızın bir parçası olmalı. Rotasyonu pek kullanmadığımız son maçların ardından iki günlük ara bizim için kritik olacaktır. Larkin'in Almanyada olup olmayacağını henüz kestiremiyorum ama her ne olursa olsu Şehmus'un kendini hazır tutması çok önemli. İşin savunma kısmında Şehmus ve Ercan Osmani'nin verdikleri gerçekten çok değerli .

Son olarak biz Fransa'yı yenip Sırbistan'ın karşısına dikilebilir miyiz? Neden olmasın. Guardı Heurtel olan bir takım her zaman kazaır demek çok zor. Yenilmeyecek bir takım olmadıklarını da grup maçlarında gördük. Seyirci desteğini bu sefer arkamıza almamız gerektiğini de unutmamak lazım. Gürcistan gibi komşu ülkede bile 100-150 kişiye oynamayı bu takım kesinlikle hak etmiyor. Başarılar Milli Takım yolunuz açık olsun!
Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 1113