Üçte Sıfır! (İlker Yıldız) - BasketFaul.com

Üçte Sıfır! (İlker Yıldız)

11-09-22 12:31
Son yılların en iyi kadrosuna sahip olarak katıldığımız FIBA 2022 Avrupa Basketbol Şampiyonası'nı madalya ile kapatmayı beklerken, önce Gürcistan'daki grup maçlarında Belçika maçı dışında bir türlü beklediğimiz oyunu sergileyemedik ve grup liderliği maçında birçok oyuncusundan eksik bir şekilde son yılların en zayıf oyuncu kadrosuyla gelen İspanya'ya son saniyelerdeki top kayıplarıyla liderliği kaptırdık. Son 16 turu maçında da yine son yılların en kötü PG rotasyonuna sahip Fransa'sı karşısında son saniyelerde olmadık hatalar ile maçı kaybettik ve şampiyonaya da her zaman olduğu gibi büyük bir hyal kırıklığıyla erken veda etmek zorunda kaldık.

Üçte Sıfır!

Başta PG rotasyonu olmak üzere (oyun kurucu rotasyonu: Thomas Heurtel ve Andrew Albicy) son yılların en kötü Fransa’sı karşısında maçın dördüncü çeyreğinin son 12 saniyesine 77-75 öndeyken, sportmenlik dışı faul sonrasında Cedi Osman'ın iki serbest atıştan yararlanamaması ve kenardan topu çıkaramamamız sonrasında uzatmaya giden maçı 87-86 kaybettik.

Sayın Ergin Ataman'ın izniyle Larkin bireysel koçu ile birlikte belirledikleri özel antrenman programlarını ülkesinde uygularken, diğer milli takım oyuncularımızın ise İtalya’nın Bormio kentinde kondisyon ağırlıklı ve güç depolamaya yönelik yoğun bir kamp dönemi geçirdiler. Larkin’e aleni bir şekilde iltimas geçilmesi ve esneklik uygulanmasını doğru bulmadığımı daha önceki yazılarımda da ifade etmiştim. Sonuç ortada, takımımızın gerek fiziksel gerekse de mental anlamda en hazır olmayan oyuncusu kesinlikle Larkin’di. Doğal olarak da Larkin’in milli takım performansı, kendi kulüp takımındaki performansının çok altında kaldı. Ayrıca gerek fiziksel gerekse de mental anlamda hazır olmayan Larkin dışında milli takım kadromuza saf PG almamasının faturasını da Gürcistan, İspanya ve Fransa maçlarında yapılan basit top kayıpları ve hatalarla gelen mağlubiyetlerle acı bir şekilde tüm ülke olarak hep birlikte yaşadık.

Şampiyonanın son üç maçında kısmen mücadele anlamında iyi oyunlar ortaya koysak da, yine bize erken elenme başarısızlığını kapatacak "takım elinden geleni yaptı" züğürt tesellisi kaldı diyebiliriz! A Erkek Basketbol Milli Takımımızın başantrenörlüğü görevine gelir gelmez üç alanda da mutlak başarı hedefleyen ve ona göre oyuncuları seçen Sayın Ergin Ataman ise gerek kadro tercihleri gerekse de oynattığı basketbol ile tam bir hayal kırıklığı yarattı.

Sayın Ergin Ataman yönetiminde beklenenin çok altında performans sergilerken; FIBA 2022 Avrupa Şampiyonası'nda hedeflediğimiz madalyaya henüz son 16 turunda veda ederken, FIBA 2023 Dünya Kupası'na ve 2024 Paris Olimpiyatları Elemeleri'ne de büyük ihtimalle katılma başarısı gösteremeyeceğiz (FIBA 2023 Dünya Kupası Elemeleri ikinci tur I Grubu’ndakalan dört maçımızı kazanmalıyız. Bu maçlardan biri deplasmanda Sırbistan ile olacak). Bu başarısızlıkların faturasının kime çıkacağını ilerleyen süreçlerde hep birlikte göreceğiz!

Gözüme Uyku Girmedi, Ya Sizlerin?

A Erkek Basketbol Milli Takımımız, FIBA 2022 Avrupa Basketbol Şampiyonası son 16 turunda Fransa karşısında normal sürenin bitimine 12 saniye kala 77-75 öndeyken, hem sportmenlik dışı faulden kaynaklı iki serbest atışta 2'de 0 atmamız hem de kenardan topu çıkaramamamızdan dolayı uzatmaya giden maçı 87-86 kaybetmemizi hala kabullenemiyorum. Bundan sonra da kabul edeceğimi zannetmiyorum...

Üç yıl önce FIBA 2019 Dünya Kupası'ndaki ABD maçının şokunu üzerimden atamamışken, bir de buna Fransa maçı eklendi! 1999 Avrupa Şampiyonası'ndaki Fransa maçını da hatırlayınca moralim altüst oluyor. Oyuncularımız arasındaki ego savaşlarından dolayı ilk büyük hayal kırıklığını yaşadığımız 2002 Dünya Basketbol Şampiyonası ile başlayan aksilikler(!) bir türlü milli takımımızın yakasını bırakmıyor!

Artık şu kelimeleri ve cümleleri duymak bile istemiyorum; "sonuna kadar mücadele ettik ama olmadı", "çocuklar ellerinden geleni yaptı", "beklemediğimiz şekilde şampiyonaya veda ettik", "hakem kararları canımızı yaktı", "şansızlıklar yakamızı bırakmadı", "bu şampiyonadan birçok ders çıkardık", "gelecek şampiyonalara umutla bakabiliriz", "oyuncularımız çok genç, gelecek şampiyonada kürsüye çıkacağımıza inanıyoruz" vs. vs. vs.

Bu tür içi boş cümlelerle Türk basketbolseverleri kandırmaya ve uyutmaya devam eden hâkim bir grup/sınıf olmaya devam edecek. Ülke basketbolumuzun selameti açısından o grubun/sınıfın konfor alanı değişmedikçe, ülke basketbolumuzun gelişiminden de pek söz edeceğimizi zannetmiyorum. Hiçbir şey tesadüf değildir. Ülke basketbolumuzun yaşadığı bu başarısızlık sarmalını da şansızlıklarla ifade etmemiz mümkün değildir. Bu başarısızlıklar, oyuncularımızın kronikleşen bir-iki kritik serbest atışı kaçırması ya da maçların sonunu oynayamamasından çok; ülke basketbolu olarak, maçları o noktaya getirmeden kazanabilmemizi sağlayacak üst düzey yerli oyuncuları yetiştirmemizi engelleyen basketbolumuzdaki anlayıştan(!) kaynaklanmaktadır. Bu yanlış anlayışı ortadan kaldırmanın yollarını bulmalıyız, aksi taktirde daha nice on yıllar milli takımımızın şampiyonalara veda masallarını dinlemeye devam etmek zorunda kalacağız.

Anlaşılan o ki; ülke basketbolumuzdaki bazı kulüp takımlarının hegemonyasına son vermeden ve basketbolumuzdaki öncelikler hiyerarşisini doğru bir şekilde belirleyip, basketbolumuzdaki hâkim grup/sınıfı değer üretenler lehine değiştirmeden bizlere rahat uyku yok!

Ülke Basketbolumuzun Değer Üretimine Yabancılaşan Herkes, Er ya da Geç Bundan Olumsuz Anlamda Etkilenecektir!

Sayın Ergin Ataman'ın, A Erkek Basketbol Milli Takımımızdaki ilk görev süresi olan 2014-2016 yıllarını kapsayan süreçte katılım sağladığımız FIBA organizasyonlarında belirlediği 12 kişilik nihai kadroları kısaca inceledim. Sayın Ataman, milli takımımızın başantrenörü olarak daha önce üç resmî FIBA organizasyonunda yer aldı. Bu organizasyonlarda belirlediği 12 kişilik nihai kadroların ikisinde üç, birinde ise iki saf PG'nin yer aldığını görüyoruz.

Anlaşılan o ki, Sayın Ataman A Milli Takımımızın 2015 Avrupa Şampiyonası kadrosuna henüz 20 yaşındayken aldığı Kartal Özmızrak'ı, seneler geçip de tecrübe edinmesine rağmen bırakın 12 kişilik nihai aday kadroya almayı, hazırlık sürecindeki özel maçlara bile almadı... Basketbol geçmişinde tam olarak PG alışkanlığı bulunmayan Şehmus Hazer'i ve Ahmet Buğrahan Tuncer (son maçta gösterdiği başarılı performans haricinde)’i PG pozisyonunda oynatarak hem oyuncularımıza hem de milli takımımıza faydadan daha çok zarar verdiğini de görmesi gerekiyordu ama maalesef görmemeyi tercih etti.

Ayrıca ülke basketbolumuzda mevcut olan PG'lerimizin değerini bilemezsek, PG yetiştirmenin önemini nereden bilebiliriz ki? Ülke basketboluna bakış açımızın yanlışlığı, milli takımımızdaki oyuncu tercihlerinde de (vaktinde Anadolu Efes’te benche mahkum ettiği oyuncuları bu seferde milli takımımızda benche mahkum etti), oynanan oyundan da açıkça ortaya çıkıyor. Maalesef olan da ülke basketbolumuza olmaya devam ediyor.

Sayın Ergin Ataman'ın 2016 yılından itibaren basketbola bakış açısında değişen en önemli farkların başında, hiç kuşkusuz EL'de elde edilen başarılarda yerli oyuncuların, dolayısıyla da ülke basketbolumuzun üretiminin bir parçasının olmamasından kaynaklı olarak ülke basketbolumuza yabancılaşması gelmektedir (milli takım oyuncularımızın parkede en iyi neler yapabileceklerini tanıyana kadar şampiyona bizim için sona erdi!). Sayın Ataman gibi diğer birçok yerli antrenörümüzün, yerli oyuncularımıza ve dolayısıyla da basketbolumuzdaki yerli değer üretimine kayıtsız kalmaları sonucunda oluşan olumsuzluklardan eninde sonunda kendilerinin de kaçamayacağını bilmeleri gerekiyordu. Sayın Ataman'ın bizatihi kendilerinin de milli takımımızla birlikte bu süreci yaşaması da adeta kaçınılmaz sondu! Umarım bundan sonraki süreçlerde daha da büyük hayal kırıklıkları yaşamayız!...

Sayın Ergin Ataman’ın A Milli Takımımızla birlikte katıldığı şampiyonalarda elde ettiği sonuçlar ve PG tercihleri:

1) FIBA 2014 Dünya Şampiyonası (İspanya): Şampiyonayı 8. sırada tamamladık.
Ender Arslan (13.01.1983)
Kerem Tunçeri (14.04.1979)
Barış Ermiş (3.01.1985)

2) FIBA 2015 Avrupa Şampiyonası (Almanya, Fransa, Hırvatistan, Letonya): Şampiyonayı 14. sırada tamamladık.
Ali Muhammed (10.04.1983)
Kartal Özmızrak (29.08.1995)

3) FIBA 2016 Olimpiyat Oyunları Elemeleri (Filipinler): Şampiyonaya ikinci turda veda ettik.
Ali Muhammed (10.04.1983)
Ender Arslan (13.01.1983)
Kenan Sipahi (26.05.1995)

4) FIBA 2022 Avrupa Şampiyonası (Almanya, İtalya, Çekya, Gürcistan): Şampiyonaya son 16 turunda veda ettik.
Deshane Davis Larkin (02.10.1992)
Genç Oyunculara Bakışı!

Zeljko Obradovic, 2013-2020 yılları arasında çalıştırdığı Fenerbahçe'de belki birçok başarı elde etti ama kulübün sürdürülebilirliği adına olumlu anlamda kalıcı hiçbir iz bırakmadı. Zeljko Obradovic’in kendi ülke takımı KK Partizan ile anlaştıktan sonraki birçok açıklamasında ve uygulamalarında birçok genç Sırp oyuncuya takımda alan açtığını görüyoruz. Söylem ve uygulamalarından da anlaşılacağı gibi Zeljko Obradovic için herhalde genç oyuncu denilince sadece Sırp oyuncular aklına geliyor. Ülkemizde çalıştığı 7 yıl gibi uzun bir sürede, bir tek Türk genç oyuncuyu bile ülke basketbolumuza kazandıramaması da, onun Türk genç oyunculara bakış açısını göstermektedir.

Ayrıca, ülke basketbolumuzda EuroLeague'i merkeze koyma ve orada Türk genç oyuncuları geçtim, Türk yerli oyuncuların bile oynayamayacağını zihinlerimize yerleştiren kişilerin başında da kendisi geliyor. Şimdilerde bu zihniyetin devam ettiricisi ise üzülerek söylemeliyim ki A Erkek Basketbol Milli Takımımızın başantrenörü Sayın Ergin Ataman’dır!

A Erkek Basketbol Milli Takımımızın, FIBA 2022 Avrupa Şampiyonası kadrosunda yer alan 12 oyuncudan; Onuralp Bitim, Yiğitcan Saybir, Ahmet Buğrahan Tuncer ve Sertaç Şanlı olmak üzere bu dört oyuncu Sayın Ergin Ataman yönetiminde EL'yi bırakın, çoğunlukla BSL'de bile pek süre bulamadılar. Sadece Sertaç Şanlı son yıllarında süre buldu o da Alman oyuncu Tibor Pleiss’ın sakatlanmasından sonra gerçekleşti. Sayın Ataman yerli oyuncuları benchte paslandırmaya da devam ediyor. Sırada kimler mi var; Akif Egemen Güven, Erten Gazi, Ömer Can İlyasoğlu, Egehan Arna…

Ülke Basketbolumuza Yabancı Kalmanın Faturasını ve Sonuçlarını Yine Bizler Çekeceğiz!

Haftalardır dile getirmeye çalışıyorum ama gerek yazılı basında gerekse de görsel basında benim dışımda birkaç kişi hariç, milli takımımızın gerçeklerini dile getirdiğini görmedim. Basketbolumuzun çok bilenleri, benim gördüklerimi görmüyorlar mıydı? Bal gibi de görüyorlardı ama bunları yazacak samimiyet olmayınca da yazılamıyordu ve söylenemiyordu!

Pekâlâ ülke basketbolumuzun yazarı, çizeri, duayeni ülke basketbolumuzda yaşanan süreçlerle ilgili ne mi yaptılar? Yıllardır ülke basketbolumuzda söz sahibi olmalarına rağmen genelde her daim yaptıkları gibi aynı şekilde sorumluluktan uzak ama mevcut statükolarını koruma amaçlı hep suya sabuna dokunmamayı tercih ettiler.

Tabii bu süreçte de olan ülke basketbolumuza ve ülke basketbolumuz için menfaatsiz bir şekilde çırpınan biz basketbolseverlere oluyor... Ülke basketbolumuzda yaşanan derin sorunlara yine biz basketbola menfaatsizce gönül vermiş olanlar göğüslemeye devam edeceğe benziyor. Ülke basketbolumuzda yaşanan en büyük sorunlar; bizatihi kendi içerisindeki tortulaşmış ve duyarsızlaşmış anlayışla ilgilidir.

Sayın Ergin Ataman yönetiminde Milli Takımımızın gerek madalya umuduyla çıktığımız FIBA 2022 Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda henüz son 16 turunda elenmesi gerekse de FIBA 2023 Dünya Kupası Elemeleri’nde Letonya ve Sırbistan karşısında alınan ağır yenilgiler sonrasında muhtemeldir ki FIBA 2023 Dünya Kupası’na ve Paris 2024 Olimpiyat Oyunları Elemeleri’ne katılamayacak olmamızla ilgili teknik değerlendirmeleri bir sonraki yazımda detaylı bir şekilde dile getirmeye çalışacağım. Ayrıca FIBA’nın milli takım organizasyonlarını nasıl değersizleştiririm ve zarar verebilirim ile ilgili uygulamalarına da değinmeye çalışacağım.

Milli Takımlarımızda yer alan bütün idari kadrolarımıza, teknik kadrolarımıza, oyuncu kadrolarımıza ve emeği geçen herkese ay-yıldızlı forma için göstermiş oldukları özverili çalışmalardan dolayı çok teşekkür ederim.

Her şey A Milli Takımlarımız için, her şey Türk basketbolu için. 

Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 3036