Yeni sezon başlarken (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Yeni sezon başlarken (Hayri Pekergin)

11-09-22 17:02
Farklı insan topluluklarında değişik alanlarda farklı takvim sistemlerinin kullanıldığı bir dünyada yaşıyoruz.

Örneğin Çin ve bazı Uzak Doğu ülkelerinde 12 hayvanlı bir takvim sistemi kullanılıyor. Horoz yılı biterken köpek yılı başlıyor.

Arap ülkelerinde ağırlıklı olarak hicri takvim kullanılırken, dünyanın büyük bölümünde adına 1 Ocak – 31 Aralık denilen tarihleri kapsayan, dünyanın güneş etrafındaki 365 gün 6 saatlik döngüsünü esas alan Miladi ya da diğer adı ile Gregoryen takvim geçerli durumda.

Miladi takvimin geçerli olduğu ülkelerde farklı alanlarda farklı takvimler de var.

Ağırlıklı olarak eski Britanya İmparatorluğu coğrafyasından bakiye kalan ülke ya da şirketlerde mali yıl takvimi olarak 1 Nisan -31 Mart arası ya da 1 Temmuz-30 Haziran tarihlerini kapsayan dönemler geçerli.

ABD’de Federal hükümetin bütçe yılı 1 Ekim – 30 Eylül tarihleri arasındaki süreden oluşuyor.

Basketbolun da kendine has bir takvim yapısı var.

Kulüp ve milli takımların farklı takvimleri olsa da basketbolun genelde çok yaygın olduğu coğrafyada kulüplerin takvimi genelde Eylül ayı ile birlikte başlıyor ve Nisan/Mayıs aylarında sona eriyor.

Mayıs – Ağustos arasındaki yaz ayları ağırlıklı olarak uluslararası etkinliklere katılan milli takımların çalışmalarına ayrılmış durumda.

Milli takım bazındaki uluslararası etkinliklerin düzgün şekilde işleyebilmesi için zorunlu olarak oynanması gereken eleme turları vb. için kulüplerin Eylül-Mayıs dönemini kapsayan takvimlerinde “cep” dediğimiz 5-10 günlük süreler açılıyor.

Siz bu satırları okurken kulüplerin 2022-2023 takviminin ilk sayfaları çevrilmeye başlanacak.

Önümüzdeki iki haftada TKBL Federasyon Kupası ve Kız ve Erkek BGL için eleme turnuvaları sezonun ilk resmi etkinlikleri olacak.

2021-2022 Sezonunda bu köşenin takipçileri tam 47 yazı okudu.

Geçen sezonun ilk yazısı Eylül ayının sonunda başlayan TKBL Federasyon Kupası finallerini konu alıyordu.

Bu sezon bu etkinliğin TBF takviminde yaklaşık iki hafta geri çekildiğini görüyoruz.

Bu aşamada yeni sezondan beklentilerimin başında TBF’nin takvimleri sporcu sağlığı ve performansını önceleyen bir planlama ile uygulaması yer alıyor.

Ülkemizin pek çok alanında özellikle kamusal planda kurumsal hafıza neredeyse yok hükmünde olduğu için hatırlatmakta yarar olduğunu düşünüyorum.

Geçtiğimiz sezonun şubat ayı ortalarında 16 takımın yer aldığı Kızlar BGL ligindeki takımlarımız toplam beş (5) maç yapabilmişti.

Türkiye’nin nüfus olarak en büyük şehri olan İstanbul’da ise tarihte belki de ilk kez kadın basketbol altyapı ligleri tek devreli ve final grubu olmadan planlanmış, 3-4 maçlık yarı final ve final serileri ile zarar bir ölçüde azaltılmaya çalışılmıştı.

Sonuç ne oldu?

TBF’nin Kızlar BGL Ligini Şubat – Nisan aylarındaki sıkıştırması sonucu Milli Takımda yer alabilecek pek çok oyuncu sakatlıklar nedeni ile U18 Kız Milli Takımında yer alamadı.

İstanbul’da ise daha farklı bir takvim ve planlama faciası yaşadık. Şubat ayının ortasında U14 Takımları tam 7 maç, U16 takımları ise 5-6 maç yapabilmişti.

İnanılması güç değil mi? 16 Yaşında 4 ayda 5 resmi maç.

Bunun sonucu ne oldu?

İstanbul altyapısı özellikle U14 ve U16 Türkiye Şampiyonalarında 1-2 istisna dışında adeta sahada kayboldu. Bazıları eleme turlarında maç kazanamadan geri döndü.

U16 Kategorisinde İstanbul’u temsilen 5. sırayı alarak en iyi dereceyi elde eden kulübün oyuncularının hem U16 hem U18 kategorisinde yer alarak rakiplerine göre en fazla maç yapan sporcular konumunda olması bu bağlamda çok iyi “okunması” gereken bir performans.

Önemli olan İstanbul kulüplerinin başarıları değil. Asıl amaç İstanbul’un ülke basketboluna katkısının potansiyelinin altında kalmamasını sağlamak olmalı.

Kadın basketbolunun A Milli Takım düzeyinde inişte olduğu, altyapılarda ise takımlarımızın B Liginden A Ligine yeni yükseldiği bu dönemde atılan her doğru adım mutlaka bir yarar sağlar.

TBF’nin de bu anlamda kendisine bağlı İl Temsilcileri şimdiden uyarması, kadın basketboluna özellikle milli takımlara sporcu veren liglere pozitif ayrımcılık yapılmasının takibi “doğru ve yerinde” olur görüşündeyim.

TBF’nin bir başka yapması gereken ise tümü yeniden A Liginde olan kadın altyapı milli takımlarına yıl içinde mümkün olan her dönemde ara hazırlık kampları ve ikili temas olanakları sağlamak olmalı.

Açıkçası gelecek milli takımlar sezonunda yeniden B Ligine inen takımlarımız olsun istemiyoruz.

Diğer tarafta, sSözleşmeli kadın basketbol liglerinde TKBL’nin 16 takımı KBSL’nin ise 14 takımı yıllardır ekonomik olarak taşıyamadığını görüyoruz. Sonuçlar ve bazı kulüplerin durumu daha şimdiden ortada.

WNBA’in yıllardır 12 takımlı oynanmasının çok mantıklı nedenleri var.

Liglerde yer alan takım sayısında “bolluk zamanlarında” yaratılan enflasyonun günümüzde (niteliksel ve niceliksel olarak) kaliteyi hangi yöne doğru sürüklediği akılcı bir bakış açısı ile yeniden analiz edilmeli.

Yeni basketbol sezonunda bütün kulüplerimize, sporcularımıza, teknik, idari ve destek ekiplerinde yer alan basketbol çalışanlarına başarılar diliyorum.

Twitter : @hayripekergin 

Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 3656