Berke Büyüktuncel: Doncic gibi unutulmaz olmak istiyorum - BasketFaul.com

Berke Büyüktuncel: Doncic gibi unutulmaz olmak istiyorum

03-11-22 17:35
Engin AKSÖZ / bursadabugün sitesi spor yazarı

Programım başlamadan önce stüdyoyu görmek istedi '3 Saniye'' konuğum Tofaşlı Berke Büyüktuncel.

Önceki yayın konuğumuzun koltuklarını topluyordu arkadaşlar.

Duvardaki 'Atatürk' resmini görünce bana dönüp 'Ağabey Atatürk resmini de alacaklar mı dışarı' dedi.

Bir an şaşırdım;

'Yok öyle bir şey, Atatürk'ü kimse yerinden kaldıramaz' dedim.

'İyi o zaman' cümlesi çıktı ağzından.

Sevinmişti.

Bu kadarı bile onun karakterini anlamaya yetti de arttı benim için.

'Atatürk hassasiyeti' inanılmaz duygulandırmıştı beni.

Konuşmaya başladığında farklı bir kimliği daha ortaya çıktı Berke'nin.

Sorularıma verdiği yanıtlardan çıkardığım yaşının çok üzerindeki müthiş bilgi donanımı:

O yaşta bir basketbolcunun çok ötesindeki hitabet yeteneği ile;

Kurduğu cümlelerin mantık skalasıyla; her birisi sıra dışı sayılabilecek yanıtları.

Büyülenmiştim adeta; bir ara aklımdan "ben ona sorarken; birden bire kalkıp o bana sormaya başlarsa ne yanıt veririm?" diye geçirmedim değil!

Program bitiminde whatsApp'dan Tofaş Genel Menajeri Tolga Öngören'e ulaşıp Berke'nin performansıyla ilgili bilgilendirmede bulundum.

Dönüşü "Berke çok farkı bir profil. İnşallah NBA oyuncusu olacak Engin ağabey" şeklinde oldu.

Berke Büyüktuncel 2 Eylül 2004 Bursa doğumlu. 3 ve 4 numara pozisyonlarında oynuyor. Tofaş Spor Kulübü'nün alt yapısında basketbola adımını atmış. Babası eski bir Tofaş çalışanı, annesi de özel sektörden emekli. Bir de ablası var.

Tofaş'ın alt yapı kategorilerinde forma giyen Berke; yanı sıra U 16, U 17, 18, U 19 alt yapı milli takımlarında da sayısız kez oynama fırsatı elde etmiş.

Son olarak Temmuz ayında İzmir'de yapılan U 18 Avrupa Basketbol Şampiyonası finallerinde başarılı bir performans sergileyen Berke şampiyonayı 13,7 sayı, 7,5 ribaunt ortalamalarıyla tamamlarken; turnuva sonunda seçilen 'en iyi beş'te kendisine yer bulmuş.

Berke'nin patenti kendisine ait kırılmış rekorları da var;

Yeteneğiyle kısa sürede dikkatleri üzerine çekince; ilk kez 2 Aralık 2020 tarihinde Lokman Hekim Fethiye Belediyespor ile oynanan maçta A Takımı formasını teslim etmiş antrenörü kendisine.

Bu maçta kaydettiği 3 sayılık basket ise; 'ING Basketbol Süper Ligi'nde 2004 doğumlu bir oyuncunun kaydettiği ilk basket' olarak tarihe not düşmüş.

Berke Büyüaktuncel'le sohbet ederken; aklıma birden Mehmet Okur'un 1999-2000 sezonlarındaki Tofaş performansı geliverdi.

17 yaşında Yalova'dan Bursa'ya getirildikten sonra önce Oyak Renault'ta oynayan, ardından Tofaş'a transfer yaparak kariyer planlamasındaki ilk basamaklarını adımlayan Mehmet Okur iki parlak sezonun sonunda takımıyla 5 kupa birden kazanmış, ardından Bursa temsilcisinin yatırımlarını askıyla alması nedeniyle Efes Pilsen'e geçmişti.

Mehmet Okur ardından NBA'e Detroit Piston'a draft edildi. Ve bu kulüple NBA şampiyonluğu sevinci yaşarken, kendisi de bu başarıda katkısı olan 'ilk Türk oyuncu' olarak unutulmaz arasına geçmeyi başardı.

Mehmet Okur'un sonraki sezonları; çıtayı en tepeye çıkarttığı unutulmaz sezonlara tanıklık etti kariyeri adına. Ardından üst üste tam 7 sezon Utah Jazz'da (2004-2011) oynayarak; 'kulüp tarihinin en başarılı 10 yabancı oyuncusu' arasında ve müstesna bir köşede yerini aldı.

O artık bir 'Salt Lake City efsanesi' idi; eşi Yeşim ve çocuklarıyla sevilip, sayılıyordu.

Bir taraftan Berke ile konuşurken; diğer taraftan da Mehmet Okur'un Bursa'da geçirdiği basketbol günleri bir film şeridi gibi geçip gitmeye başlamıştı gözlerimin önünden.

Yıllar yıllar önce; yanılmıyorsam 1998'de kendisiyle o zamanlar çalıştığım gazetede yaptığım röportajı anımsadım bir anda.

Gazete binasının hemen önündeki su havuzunun kenarından, baş parmağıyla biraz ilerideki Tofaş fabrikasını işaret ederek 'Artık yeni yuvam burası' dediği o unutulmaz yazımın paragrafını yani.

Bana nasip olmuştu Mehmet Okur'la İstanbul medyasından önce bire bir görüşme.

Aradan tam 24 yıl geçtikten sonra; bu kez onun muadili diyebileceğim bir başka Tofaşlı yetenekle program ve röportaj yapıyor olmayı; kendi adıma da büyük ayrıcalık olarak görüyor, büyük bir mutluluk yaşıyorum;

Bire bir tanık olmuştum o günlere, an itibariyle de sanki yenisini yaşıyor gibiyim; izin verirseniz 'ne mutlu' diyeceğim kendi kendime!

Programımı bitip, annesiyle onu uğurlarken bir temennimi de ilettim o hep gülen yüzüne karşı.

'İnşallah en kısa sürede bu kez bir NBA yıldız adayı olarak seninle yeniden bir araya gelerek,farklı kariyerinin iş düşümünü konuşuruz sevgili Berke'

İsterseniz Berke Büyüktuncel'le yaptığım röportajdan önemli satır başları aktararak sürdürelim söyleşimizi.

"Alt yapı kategorilerinde yaklaşık 5 yıllık deneyimi olan bir oyuncu pozisyonundayım. İki yıl önce ABD'de Dünya Şampiyonası finalleri oynadığımızda arkadaşlarımdan iki yaş daha küçüktüm. Dolayısıyla fazla sorumluluk alamadım. O turnuvada Furkan Haltalı, David Mutaf, Adem Bona gibi oyuncularımızla Dünya 9. olmuştuk. Geride kalan yaz ayında İzmir'de yapılan U 18 Avrupa Şampiyonası finallerine 2 ay gibi sıkı bir çalışma ile hazırlanıldı. İyi bir kadromuz vardı ve şampiyon olmalıydık diye düşünüyorum. Final oynayıp, ikincilikte kalmak başarı gibi gözükse de bu kadar birikimli oyuncular olarak istediğimizi elde edemediğimizi söyleyebilirim. Turnuva sonunda 'en iyi beş'e seçilmek, kendi kariyerim adına bir başarı oldu diyebilirim. Şimdi ayni yaş grubuyla Dünya Şampiyonası oynayacağız. Hedefimiz bu turnuvayı da en iyisi vererek oynamak."

"Tofaş olarak bu sezonki hedefimiz, hem Avrupa cephesinde, hem de kendi ligimizde play-off finali oynamak. Hatta şampiyonluk kazanmak!.. Rüya gibi görünse de bunu başarabilecek kadro gücümüze sahip olduğumuza inanıyorum. Kendi adıma iyileşince rotasyonda sürekli yeri olan, sahaya çıkınca da arkadaşlarına katkı yapan bir oyuncu olmak en büyük arzum."

"Kariyer planlamamda öncelikli olarak NBA var. Bu sene olmasa da; ondan sonraki sene mutlaka şansımı denemek istiyorum. Burada sezon içindeki performansım belirleyici olacak. Hedefim birinci turdan seçilmek. Gittikten sonra da 'hall of fame' düzeyinde olmasa da, oynadığım kulüpte örneğin bir Luka Doncic gibi unutulmazlar arasına girerek formamı emekli etmek. Çok büyük bir ideal gibi görünse de inatçı ve vazgeçmeyen bir karakterim var. Bu noktada kendime inanıyorum da, güveniyorum da."

"Kulüp olarak zirvelere oynayan değil, Avrupa'dan gelmiş çaylaklara daha çok şans ve dakika verebilenler önceliğim olur. Örneğin Houston gibi; New York gibi; daha üst seviyelerdeki kulüplerde bu şansı bulamam; o yüzden geleceğe yatırım yapacaklar tercihimdim. Garantici olduğum için ayaklarım yere sağlam bassın istiyorum."

"Euroleuge olacaksa Real Madrid ya da Barcelona tercihimdir. İspanyol'da basketbol oynamak farkı bir duygu. Türkiye'de ise yetiştiğim Tofaş öncelikli tercihim. Burası benim adeta ikinci evim gibi. Uzun yıllar da devam etmek isterim."

"Yunan coach Dimitris Priftis bugüne kadar görmediğim şekilde çok farklı ve çalışkan bir antrenör. Gençlere özel ilgi gösteren birisi. Bire bir ilgilenip, üzerinizde ısrar ediyor. örneğin benim gelişimim için özel çalışma programı uyguluyoruz. Eksiklerimi söylerken, neler yapmam gerektiğini de anlatıyor. Anlattıkça bir şeyler öğreniyorsunuz ister istemez. Onun gözünde vazgeçilmez olmak bir basketbolcu için ayrıcalık. Beklentilerini boşa çıkarmamak için ben de elimden geleni yapıyorum."

"Takımda yerlisi, yabancı ile çok iyi bir arkadaşlık ortamı yakaladık. Küçükler büyüklerine, büyükler küçüklerine saygı duymakta. Berk, Mustafa bana sürekli yardımcı oluyorlar. Yabancılar da öyle. Tyler Ennis ile ayni odada kalıyoruz. Mükemmel bir profesyonel. İnanılmaz bir enerjisi var ve sizin gelişiminiz için ne gerekirse yapmaya çalışıyor. Kendimi onların arasında çok şanslı hissediyorum."

"Eksim taraflarım elbette var. Şutumu biraz daha geliştirmeliyim. Bunun için normal idmanların dışında Samir ağabeyle birlikte ekstradan şut çalışıyorum. İkili oyunlarda da biraz daha etkili olmam şart. Çünkü coach benden bunu istiyor. Bunların dışında kendimce fazla bir eksiğim yok."

"Berke gibi olmak isteyenlere basketbolu sevip, çok çalışmalarını salık veririm. Çalışmadan sporcu da, basketbolcu olunmaz."

"Ondan daha önemlisi, doğru insanlarla antrenman yapmaları. Benim oyun stilimde belirleyici faktörler bu iki karakterim oldu."

"Süper Lig'de 3 yabancının bir arada ve ayni zaman diliminde oynaması, demek; yerli oyuncuların süre alamamaları demektir!. Bence bu ağır bir tercih. Yabancıların fazladan yapıp da, bizim yapamadığımız ne var ki?. Bana göre hiç bir şey!. Onun için sahaya çıkınca en fazla 3 yabancı oynamak en doğrusu. En azından bizlere yardım etmiş olurlar!" 

Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 1618