İyi Bir Ekip Çalışması ve İyi Bir Oyun (İlker Yıldız) - BasketFaul.com

İyi Bir Ekip Çalışması ve İyi Bir Oyun (İlker Yıldız)

05-02-21 17:22
A Kadın Basketbol Milli Takımımız, FIBA 2021 Kadınlar Avrupa Şampiyonası Elemeleri E Grubu 4. ve son maçında Litvanya’yı 67-55 mağlup ederek, finallere katılma adına çok önemli bir galibiyet aldı. Bilindiği gibi son maçlar öncesinde grubumuzu Sırbistan lider tamamlamayı garantilemiş ve direkt olarak finallere gitmeye hak kazanmıştı. Sırbistan ile oynadığımız her iki maçı da şansız bir şekilde kaybetmemizden dolayı, 9 eleme grubu arasında gruplarını ikinci bitiren en iyi 5 grup ikincisinden biri olmak adına mutlaka Litvanya maçını kazanmamız gerekiyordu. Açıkçası söylemem gerekir ki, bugün oynadığımız kader maçı niteliğindeki Litvanya maçını bu kadar rahat kazanacağımızı beklemiyordum. Çünkü, milli takımımızda ciddi eksiklikler vardı ve maçın öneminden kaynaklı olarak hepimiz yoğun bir stres içerisindeydik. Önemli eksikliklerimize rağmen bu derece başarılı bir oyunun ortaya konmuş olması, takımımızın potansiyeli adına gelecek adına da çok memnuniyet verici olarak görülmelidir.

Eksikleri Aratmadılar

Elemelerde en iyi 5 grup ikincisi arasında yer almak adına (grup sonuncularıyla oynanan maçlar dikkate alınmıyor) alınan galibiyet sayısı ile birlikte averajın da büyük önemi olacağı kesin. Litvanya maçının özellikle üçüncü çeyreğinde ortaya konan oyun ve savunma direnci ile 21-7’lik bir periyot üstünlüğü yakalandı ve son çeyreğe 18 sayı üstün girdik. Bu fark bize averaj anlamında da çok önemli bir avantaj sağlamıştı. Üçüncü çeyrek sonundaki farkı koruyabilmiş hatta arttırabilmiş olsaydık, en iyi grup ikincileri arasında yer almamız açısından da mevcut durumdan çok daha iyi bir avantaj yakalamış olacaktık. Ancak şunu da özellikle belirtmemiz gerekiyor ki, A Milli Takımımızın ana rotasyonunda yer alan Herbalife Nutrition Kadınlar Basketbol Süper Ligi takımlarımızdan BOTAŞ'ta forma giyen takım kaptanımız Işıl Alben (çapraz bağı koptu) ve Tilbe Şenyürek (üst seviye menisküs yaralanması yaşadı) iki ay önce yaşadıkları ciddi sakatlıklardan dolayı sezonu kapatırken; ülke basketbolumuzun gelecekteki önemli isimlerinin başında gelen Meltem Yıldızhan’ın da yaklaşık 2,5 ay önce sağ el tarak kemiğinde kırık tespit edilmesinden dolayı Litvanya karşısında kendilerinden yararlanamamamıza rağmen, çok iyi bir sonuç elde ettik. Bu üç oyuncumuz, grupta son Litvanya maçından önce oynadığımız Sırbistan maçında takımımızda en çok süre alan oyunculardı. Bu denli önemli üç eksiğe rağmen, gruptan çıkma adına adeta kader maçı niteliğinde olan Litvanya maçında ortaya konan oyunun beklenenin çok üzerinde olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Milli Takımımızın başantrenörü Sayın Ceyhun Yıldızoğlu’nun ve teknik ekibinin, rakibimiz Litvanya’yı çok iyi analiz ettiğini görüyoruz. Hatırlanacağı gibi millilerimiz gruptaki üçüncü maçında iki uzatma sonunda Sırbistan’a 83-76 kaybettiği maçta oyuncu rotasyonu dar tutulmuş, beş oyuncumuz; Quanitra Hollingsworth (45:13 dakika), Işıl Alben (43:44 dakika), Meltem Yıldızhan (31:38 dakika), Pelin Derya Bilgiç (31:19 dakika) ve Tilbe Şenyürek (35:42 dakika) maç boyunca çok ciddi süreler almış ve uzatmalara kalan maçın sonunda da yorgunlukla birlikte gelen hatalarla adeta elimizdeki maçı vermiştik. Bugünkü maçta ise 9 oyuncumuz rotasyona girerek 15 ila 27 dakika arasında süre aldılar. Bu sayede de maçın başından itibaren yaptığımız baskılı savunmamız, maçın sonuna kadar aynı enerjiyle devam etti. Çok önemli eksiklerimize rağmen maç boyunca özellikle kısa oyuncularımızla topa yaptığımız yıpratıcı baskı sayesinde rakibin oyun kurucusu Gabrielė Šulskė (4 top kaybı) başta olmak üzere rakibi top kayıplarına zorladık. Bu sayede rakibin oyun kurmasını zorlaştırarak, topun çemberimize yakın bölgeye net bir şekilde girişini engelledik. Rakibi 17 top kaybına sürüklerken, takım olarak da 8 top çalma gerçekleştirdiğimizi görüyoruz. Maçta bu alanda millilerimiz adına 4 top çalma ile Olcay Çakır’ın ön plana çıktığını görüyoruz. Kısalarımız, savunmada gösterdikleri verimin benzerini hücumda da gösterdiler. Özellikle hücumda pota altında sayı üretemediğimiz ve oyunun tıkandığı dakikalarda dış şut isabeti ve kısalarımızın çembere gidişlerle buldukları sayılarla tekrardan üstünlüğü ele aldığımızı görüyoruz. Takımımızın bulduğu 67 sayının 51’inin (%76,12) kısalardan gelmesi de kısa oyuncu rotasyonunu ne kadar iyi kullandığımızı da gösteriyor. Maçın erken dakikalarında devşirme oyuncumuz Quanitra Hollıngsworth’un erken faul problemine girmesinden sonra, 5 numaralı pozisyonda tek başına görev alan Esra Ural Topuz kuşkusuz takımımız adına maçın “X Faktor”üydü. Esra Ural Topuz maçı 4’ü hücum olmaz üzere 9 ribaund ve 4 sayı ile tamamlayarak, pota altında millilerimize çok gerekli olan dakikalarda çok değerli katkılar yaptı.

Beklemedeyiz!

FIBA Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası Elemeleri 6 Şubat Cumartesi günü oynanacak müsabakaların ardından sona erecek ve 2021 FIBA Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası Finallerine ev sahipliği yapacak olan İspanya ve Fransa’nın dışında, elemelerden gelecek 9 grup birincisi ve en iyi 5 grup ikincisi olmak üzere toplam 16 takım kesin olarak belli olacak. Umuyoruz ki, A Kadın Basketbol Milli

Takımımız da en iyi 5 grup ikincisi arasında yer alır ve 2005 yılından itibaren aralıksız olarak katıldığımız 8 Avrupa Şampiyonası Finalinden sonra, üst üste 9. kez finallere katılmaya da hak kazanırız. Ülke basketbolumuz açısından finallere katılma istikrarını sağlamak ve bu sayede de basketbolumuzun başarı çıtasının düşürülmemesi çok önemlidir. 2021 FIBA Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası Finalleri’ne katılma hakkı kazandığımız taktirde; tecrübeli oyuncularımızın sakatlılarının iyileşmesi durumunda, oyun kurucu ve kısa rotasyonumuzun çok iyi olmasıyla, potansiyelli genç oyuncularımızdan [Meltem Yıldızhan (1999, Galatasaray), İlayda Güner (1999, ÇBK Mersin Yenişehir Belediyesi), Gökşen Fitik (2001, ÇBK Mersin Yenişehir Belediyesi), Elif Bayram (2001, Beşiktaş HDI Sigorta), Melek Uzunoğlu (2002, Beşiktaş HDI Sigorta), Sude Yılmaz (2002, Galatasaray), Arifecan Vardar (2003, Galatasaray)] katılımların da olmasıyla birlikte, tekrardan millilerimizin ivme kazanacağına inanıyorum. Millilerimizde özellikle uzun oyuncu eksikliğini şimdi ve yakın gelecekte ciddi şekilde hissedecek olmamızdan dolayı, acilen önlemlerin alınmasının da gerekli olduğunu düşünüyorum. Devşirme oyuncu kullanacaksak, en kısa sürede pota altında hem savunmada hem de hücumda oyunun iki yönünde de millilerimize çok önemli katkılar sağlayacak olan yeni bir devşirme oyuncu arayışı içerisine girmemiz gerektiğini düşünüyorum. Tabii şimdiden 2021 FIBA Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası Finalleri hesabı yapmaya başlamadan önce, grup müsabakalarının tamamlanacağı ve finallere katılacak ülkelerin belirleneceği cumartesi gününü beklememiz gerekiyor.

Yabancı Oyuncu Sayısı, Yerli Oyuncularımızın Gelişimi ve Milli Takıma Yansımaları

Milli Takımımızın, eleme grubu maçlarına baktığımızda en önemli katkıyı veren oyuncularımızın başında Gizem Yavuz (1988 doğumlu. Elemelerdeki istatistikleri; 17:36 dakika- 5,8 sayı- 1,3 ribaund- 4,8 asist)’un geldiğini görüyoruz. Gizem, basketbolu adına son iki-üç yılda çok önemli gelişim göstererek, 30 yaşından sonra milli takımımızın önemli bir parçası olmayı başardı. Benzer durum, Asena Yalçın (1991), Şerife Alperi Onar (1996) ve Harika Gözde Eldaş (1990) gibi oyuncularımız için de geçerli. Bu oyuncularımızdan kariyerlerinin büyük bölümünde milli takımımız adına yararlanamamak ise çok üzücü bir durum olsa gerek. Bu oyuncularımızın geç olsa da gerçek potansiyellerini ortaya koyarak, milli takımımıza ve Türk basketboluna ciddi şekilde katkı vermelerindeki temel sebeplerin başında hiç kuşkusuz ligimizde yabancı oyuncu sayısının azalması ve bu sayede de süre-sorumluluklarının artması gelmektedir. Yabancı oyuncu sayısının olması gerektiğinden fazla olması, kısa vadede kulüplerimize başarı getirse de uzun vadede hem kulüplerimizi yönetimsel anlamda sürdürülebilirlikten uzaklaştırıyor hem ülke basketbolumuzu hazırcılığa alıştırıp öz kaynaklarımıza önem vermemeye itiyor hem de A Milli Takımlar düzeyinde elde edilen başarılarda düşüşlere sebebiyet veriyor.

Önceliğimiz A Milli Takımlarımız Olmalı

Her daim ülke basketbolumuzun öncelikleri A Milli Takımlarımızın başarısı olması gerektiğinin bilincinde hareket edilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu sayede ülke basketbolumuzun da büyüyeceğini unutmamamız gerekiyor. A Milli Takımlar düzeyinde elde edeceğimiz istikrarlı başarılar sayesinde hem ülke basketbolumuz dünya ölçeğinde çok iyi bir yere gelecektir hem ülke genelinde her kesim tarafından basketbola olan ilgi artacak ve oyuncu havuzumuz genişleyecektir hem basının ilgisi katlanarak artacaktır hem kulüplerimiz bu sayede daha kolay sponsorlar bulacaktır hem de niteliksel artışla birlikte ülke genelinde çok değerli bir basketbol enerjisi oluşacaktır. Ülke basketbolumuzun niteliksel artışını, A Milli Takımlar düzeyinde yakalayacağımız istikrarlı başarılar (dolayısıyla da büyük oyuncular da yetiştirmiş olacağız) kadar hiçbir başarı sağlayamaz. Bu nedenle bütün önceliklerimiz “büyük antrenörler”, “büyük oyuncular” yetiştirmek ve bu sayede de A Milli Takımlar düzeyinde istikrarlı başarılar elde etmek olmalıdır. Bunun birçok örneğini geçmiş dönemlerde yaşadık. Tekrardan ülke basketbolumuzun aurasını arttırmak adına tüm imkanlarımızla öncelikle A Milli Takımlar düzeyinde başarıya odaklanmamız gerekiyor.

TBF Yetkililerinden Çok Doğru ve Yerinde Bir Karar

TBF yetkililerimiz çok doğru bir karar vererek, A Milli Takımlarımızın başantrenörlerinin başka bir takım çalıştırmayıp, mesailerini tamamen milli takımlara harcamaları ve ülke basketbolumuz adına da projeler üretilmesi yönünde karar almasının olumlu sonuçlarını yavaş yavaş göreceğimizden eminim. Bunun en yakın sonuçlarından birini bugün hep birlikte gördük. Sayın Ceyhun Yıldızoğlu ve teknik ekibimizin; mükemmel rakip analizi, parkede birlikte yer alacak beşin çok iyi belirlenmesi, kısalarla sürekli yapılan baskıların ve ikili sıkıştırmaların azalmadan devam etmesini sağlayacak şekilde oyuncu rotasyonlarının mükemmel derecede yapılması, parkede yer alacak beşimizin çok iyi şekilde belirlenmesi, kısacası her açıdan maça odaklanılmasından da görüyoruz. Bunda hiç kuşkusuz TBF Başkanımız Sayın Hidayet Türkoğlu olmak üzere; Sayın Mehmet Fatih Öztürk, Sayın Ömer Onan, Sayın Emin Balcı, Sayın Haluk

Yıldırım, Sayın Yasemin Horasan, Sayın Hüseyin Beşok’un çok büyük katkıları var. Bütün idari ve teknik heyete, bir basketbolsever olarak şükranlarımı sunuyor ve teşekkürü bir borç biliyorum.

Bir basketbol tutkunu ve bir basketbol yazarı olarak eleştiride bulunurken ya da takdir ederken her daim yapılan işlere göre değerlendirmelerde bulunmaya çalıştım. Bundan sonra da bu aynı şekilde devam edecektir. Ülke basketbolumuzun çok daha iyi yerlere gelmesi adına eleştirinin çok kıymetli olduuna inanıyorum. Eleştiriyi namuslu şekilde, doğru üslupla ve doğru şekilde yaptığımız taktirde hepimize katkısı fazlasıyla çok olacaktır düşüncesindeyim. Eleştirilerimdeki gayem hiçbir suretle bağcıyı dövmek değil, hep birlikte üzüm yemek amaçlıdır. Bundan sonra da düşüncelerim hep bu yönde olacaktır.

Bugün ekran başındayken bile gerek TBF yöneticilerimizin gerek teknik ekibimizin gerekse de oyuncularımızın bir bütün olmalarını ve Milli Takımımız için duydukları heyecanı hissedebiliyorduk. Benzer ruhun her daim olmasını arzuluyor ve emeği geçen herkesi can-ı gönülden kutluyorum. TBF yetkililerinin de bu zorlu süreçte sunduğu imkanlar ile yapılan bir haftalık kamp süreci sonunda çok uyumlu bir ekip çalışmasının da parkeye yansıdığını görüyoruz. Benzer uyumun hiç kuşku yok ki A Erkek Basketbol Takımımızın final niteliğindeki İsveç ve Hırvatistan maçlarında da ortaya konulacağından eminim. Basketbolda başarının parametreleri arasında birçok etken mevcut ve onların başında da idari ve teknik heyetin uyumu, milli takımlara verilen öncelik, basının ilgi düzeyi, teknik detaylar ve en son olarak da bunların enerjisiyle oyuncuların parkede ortaya koydukları ahenk gelmektedir. Bu nedenle TBF yetkililerine, Milli Takımımızın teknik heyetine ve oyuncularımıza bizlere bu güzel galibiyeti yaşattıkları için çok teşekkür ediyorum.

Herkese mutlu, huzurlu, sağlıklı ve basketbol dolu günler diliyorum. Saygılarımla.

Önemli Düzeltme: Bugün yazmış olduğum “FIBA 2021 Kadınlar Avrupa Şampiyonası Bize Çok Uzak!” başlıklı yazımda, FIBA 2021 Kadınlar Avrupa Şampiyonası Eleme Gruplarında muhtemel oluşabilecek en iyi 5 grup ikincisi arasına girme ihtimalimiz çok az olduğunu dile getirmiştim. Oysa bunun tam tersi olarak, millilerimizin en iyi 5 grup ikincisi arasına girme ihtimalinin çok fazla olduğudur. Elemelerde son hali ile oluşan dörtlü grupların hesaplamalarında ciddi bir hata yaptığımı kendi adıma üzülerek ama ülke basketbolumuz adına ise sevinerek söylemek isterim. Grup dördüncüleri ile oynanan maçların ve averajların dikkate alınmaması gerekirken, ben büyük bir hata yaparak averajları dikkate almamayı unutmuşum. Grup dördüncüleri ile oynanan maçların dikkate alınmamasını doğru bir şekilde hesapladığımızda A Kadın Basketbol Milli Takımımızın, elemelerde en iyi 5 arasına girme ihtimalinin çok fazla olduğunu söylemeliyim. Bu hesaplama hatası için başta Sayın Ceyhun Yıldızoğlu ve ekibi olmak üzere, bütün basketbolseverlerden çok özür dilerim. Saygılarımla. 

Yorumlar Okunma: 1716