Fenerbahçe Savaşarak Kaybetti... (Doruk Sözen) - BasketFaul.com

Fenerbahçe Savaşarak Kaybetti... (Doruk Sözen)

02-04-21 23:12

İSTATİSTİK

Euroleague 33. Hafta karşılaşmasında Fenerbahçe sahasında Barcelona’ya 82-73 mağlup oldu. Üç buçuk çeyrek Vesely’den yoksun oynayan temsilcimiz son periyotta fiziksel olarak rakibine karşılık veremedi. Barcelona’nın ikinci yarıda tempoyu kontrol ederek skor hacmini düşürmesi ve ribaunt dominasyonunu bambaşka bir seviyeye çıkarması galibiyeti getirdi. (Barcelona: 19 hücum ribaundu) Fenerbahçe ise Guduric ve De Colo’nun sıkıştığı dakikalarda Vesely’i çok aradı. O’Quinn’in ekstra katkısı Brown ya da Melih’le desteklenmeyince tek başına yeterli olmadı. Özellikle belirli dakikalarda top Barthel, Brown gibi isimlerin elinde top, onlara geldikten sonra ne yapacaklarını düşündükleri ya da ne yapacaklarına bir türlü karar veremedikleri için gereğinden fazla kaldı. Tamamen akışkanlık ve birlikte hareket etmek üzerine hücum kurgusunu yapan Fenerbahçe adına bu büyük bir sıkıntıydı. 
 
Maça çok tempolu başlayan Barcelona, Calathes’in pas becerisini, uzunların içeriden dışarıya çıkardığı paslarla destekleyince boş atışları bulmakta sıkıntı çekmedi. Bir buçuk dakikada gelen 7-3’lük seriden sonra önce show-uplarla kısaların driplingi kesip yanlış kararlar vermelerini sağlamamız 2 top kaybıyla sonuçlandı ardından da Guduric’in, Abrines’in zaaflarını değerlendirerek attığı 8 sayı üstünlüğün bize geçmesini sağladı. Guduric’in sağaya kattığı enerjinin kollektif bir çabaya dönüşmesi topun 3-4 farklı oyuncuya değdiği alışık olduğumuz akıcı Fenerbahçe hücumlarıyla kendini gösterdi. 3.56 kala temsilcimiz 19-13 öndeyken bu akşam en son görmek isteyeceğimiz senaryo maalesef ki gerçekleşti. Vesely, Bolmaro’nun kendi topuna yaptığı hamlede onun ayağına basıp, bileği dönünce sakatlanarak kenara geldi. Bu dakikadan sonra temsilcimiz bu sakatlığın da şokuyla konsantrasyonunu toparlamakta zorlanırken, son 30 saniyeye kadar da hiç saha içi isabeti bulamadı. Bu sırada aynı Calathes’e yaptığımız gibi, Bolmaro’yu da perdeleme sırasında alttan geçerek savunmamız oyun kurmalarını zorlaştırıyordu. Fakat size avantajlarını boyalı alanı kalabalık tutarak kullanan Barcelona o sayıyı atmadan ayrılmıyordu. Kuric’in de yayın gerisinden ısınıp 3 isabet bulması 13-1’lik seriyi tamamladı. Guduric’in sahaya dönüp üçüncü basketfaulünü kaydetmesi ardından da De Colo’nun son saniye basketi takımın silkinip kendine gelmesini sağlarken periyot 26-25 Barcelona’nın üstünlüğüyle noktalandı. Ligin en az üçlük kullanan iki takımının mücadelesinde Barcelona, Kuric’in de etkisiyle 4/7 isabetle oynadı. (Fenerbahçe: ½) Guduric 11 sayıyla çeyreğin en skorer oyuncusu oldu. 
 
İkinci çeyreğe Vesely’nin yokluğunda O’Quinn öyle bir enerjiyle başladı ki, hem hücum hem savunmada her pozisyonun içerisindeydi. 4 sayıyla başlayan Amerikalı pivot, diğer tarafta da hem Hanga’yı hem de Davies’i üst üste top kaybına zorladı. O’Quinn dominasyonunda geçen bu bölümden sonra her şeyi değişerek savunan temsilcimize karşı, Higgins’i uzunlarla eşleştirip penetrelerle fark yaratan konuk ekip, bunu üçlüklerle de destekleyince kontrolü eline aldı. Hücumda alan paylaşımını 4  oyuncusunu dışarıda tutarak yapan Fenerbahçe ise statik hücumlarının ceremesini De Colo’nun el üstü şut sokamadığı pozisyonlarda çekiyordu. Top Çalma sonrası geçiş hücumu ya da serbest atış harici sayı bulmakta oldukça zorlanıyorduk. İlk yarıyı 47-42 Barcelona önde noktaladı. Konuk ekip yayın gerisinden 9/14 gibi inanılması güç bir yüzdeyle oynarken, Kuric 4/4 3FG 14 sayı ile yıldızlaştı. Özellikle son 5 dakikada guardların içeriye çok rahat drive edebilmesiyle assist sayısını da yükseltmeleri ve beklenildiği gibi ribauntları kontrol etmeleri (Barcelona: 7 hücum ribaundu, Fenerbahçe: 6 savunma ribaundu) tabelada önde olmalarının başlıca sebebiydi. Temsilcimiz ise özellikle Vesely sakatlandıktan sonra sahaya karakter koyan ve çift hanelerde sayı üreten üç oyuncu sayesinde maça tutunuyordu. (De Colo: 11, O’Quinn:10, Guduric:11)
 
Üçüncü çeyreğin başında da Calathes, De Colo’ya tam saha yaptığı baskıya karşı bu sefer De Colo topu elinde daha fazla tutup oyunu yönlendirmeyi tercih etti. Onun asistleri ve O’Quinn’in bitiriciliğiyle 7-0’lık seri tamamlandı. Gerçekten üst düzey bir savunma yaptığımız ve topun hiç boyalı alana sokmadığımız bu dakikalarda tek sıkıntı Mirotic’in Eddie’ye olan fiziksel üstünlüğünü kullanarak aldığı hücum ribauntlarıydı. Bu noktadahakemlere bir sorum var. Mirotic’e çıkan steps düdükleri sonrası bağırarak itiraz ederken asla teknik faul çıkmamasının sebebi bu oyuncunun dokunulmazlığı olması mı? Pierre ve Eddie’den gelen el üstü üçlükler sayesinde bir süreliğine üstünlüğümüzü korusak da, Barcelona bu periyotta 7 hücum ribaundu alırken bunu devam ettirmek çok da imkanlı değildi. Son dakikalarda sertlik seviyesi oldukça yükselirken ağırlıklı çizgiye gidildi. Üçünncü çeyrek 62-58 Barcelona’nın üstünlüğüyle geçildi. 
 
Son periyot Hanga’nın hepsini attığı 5-0’lık seriyle başladı. Barcelona normalde de sert oynayan bir takım. Fakat bugün hakemlerin de gereksiz bir anlayış göstermesiyle bu durum git gide kontrolden çıktı. Boyalı alan mücadelisinin tek hakimi olan konuk ekip 5 dakika içerisinde farkı yavaş yavaş çift hanelere taşıdı. Guduric ve De Colo haricinde hiçbir kısanın (Melih 16 dakika 1 şut denemesi, Brown 15 dakika 2 sayı) bir tane bile verimli bir hareket yapmaması hücumların sıkışmasının ana sebebiydi. Barcelona De Colo ve Guduric’e en iyi savunmacılarını veriyor ve zaman zaman tepede ikili sıkıştırma getirdiğinde Vesely de yokken topu yönlendiricek oyuncu bulmakta çok zorlandık.     
 
Öne Çıkanlar: 
 
Fenerbahçe: 
Guduric: 19 sayı, O’Quinn: 17 sayı, 5 ribaunt, De Colo: 12 sayı, 6 asist, Pierre: 10 sayı
 
Barcelona:
Kuric: 16 sayı, 3 ribaunt, Mirotic: 12 sayı, 6 ribaunt, Davies: 13 sayı, 9 ribaunt(6 hücum ribaundu), Westerman: 9 sayı, 4 asist
 

Yorumlar Okunma: 2172