Efes... (Hayri Solmaz) - BasketFaul.com

Efes... (Hayri Solmaz)

01-05-21 00:09
Bu hafta birçok mecrada “Anadolu Efes nasıl arka arkaya iki kere avucunun içinden Real Madrid maçlarını kaçırdı?” mealinde birçok tartışma yaşandı, hala da sürüyor. Yönetim hatalarından da dem vuruldu bu tartışmalarda.

Anadolu Efes Euroleague’de kimyası en oturmuş takımlardan biri. Kadro istikrarı, nitelikli hücum oyuncularının uyumu, pek de sürprize yer olmayan oyun biçimi, öncelik dağılımının oyunculara göre doğru paylaşımı ve alınan sonuçlara göre de gayet parlak çizgide, ya da birçoklarına göre üç gün öncesine kadar öyleydi. Son sözümü şimdi söyleyeyim, bence hala da öyle; yani verimliliğini bunca dönemdir ispatlayan ana oyun planı beşinci maçta ilk iki maçta olduğu gibi işleyecektir.

Efes aynı Efes. Pozisyonlarının yetenekli oyuncuları, nispeten dar kadro ile (maksimum 5 dış, 4 iç oyuncu) tanımlı ve birbirini tanıyan ve tamamlayan rotasyon. Maç kazanma alışkanlığı olan, koç ile oyuncular arasındaki ilişki sistematiğinde pek de bulanık bir alanı olmayan, şaşırtmayan bir yapı. Denenmiş, sınanmış, a’sı, z’si belli, kenardan en çok uyarıyı savunmaya geçişte ve geçiş hücumunda alan bir düzen… Tespitler uzar gider, kabul edilir, edilmez ama genel kesit bu.

Euroleague’in en iyi savunma takımı denir mi Efes’e? Hayır denmez. Savunma departmanında belki de bir tek Dunston yüksek not alır. Peki, en iyi hücum takımı denir mi? Yetenek havuzunda hemen her takımdan bir adım önde olduğundan rahatlıkla bahsedilebilir. Taşlar yerindedir, günlük performanslar sonucu belirler. Kritik nokta, şut sokamadığı gün Efes’in ne yapacağıdır.

Gelelim Real Madrid cephesine. Real normal şartlar altında turu geçemeyeceğinin farkında bir yaklaşımla İstanbul’a geldi. Alışılmış oyun biçiminin aksine babadan kalma, kapakta Usman Garuba’nın olduğu eşleşmeli bölge savunmaları, sanki tüm sezon sözleşmesinde “sadece son çeyrek oyuna girebilir” maddesi varmış gibi oynayan, ancak bu seride süresi kat be kat artan Jaycee Carroll’un üzerinden şekillenen oyun bambaşka bir mizansen yarattı. Bire bir eşleşmelerde ve/veya topa perdelemelerde kısanın karşısında kalan ve hayatı Efes kısalarına zindan eden Garuba’nın serinin akıbetini değiştirdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Buralara kadar Tavares ile gelen ve Tavares’in yokluğunda kaderini 19 yaşındaki Garuba’nın üzerine yükleyip 2 - 0’dan İstanbul’a dönmeyi başaran Pablo Laso’ya da selam olsun.

Bitirelim. Son sekizin tüm serileri de pek canlı, biraz da garip. 3 seri de 2 - 2’ye bağlandı; tahminin zor hayata geçeceği kaygan zeminler… Eğer Real cephesinden farklı bir hamle gelmezse, ki son iki maçı çeviren ve ısrarla vaz geçilmeyen düzen devam edecektir düşüncesindeyim. Anadolu Efes’in ne yapacağına uzunun üzerine yapılacak ataklardan alınacak verim, zurnanın zırt dediği yerde canın dişe takılarak daha çok defansif enerji tüketimi, hiç de problem yaratmayan top paylaşımlarından dengeli atışların iyi sonuçlanmaya devam etmesi, çokça vurgulanan 4 numara katkısının en azından eski düzeyine erişmesi ve herkesin bir ya da bir kaç tık daha tekmeye kafa uzatması karar verecektir. Stres bu düzeyde ne kadar etkili olacak bunu da göreceğiz.

Efes’e ritm ve momentumu kontrol edebileceği, zihinsel olarak hep maç içinde kalabileceği bir 40 dakika diliyorum. Aklım ve duygum Efes - CSKA yarı finalini işaret ediyor. Rastgele… 

Yorumlar Okunma: 2776