Tülay Durmaz: Atamıza borcumuzu bayrağına bağlı çocuklar yetiştirip ödeyebiliriz - BasketFaul.com

Tülay Durmaz: Atamıza borcumuzu bayrağına bağlı çocuklar yetiştirip ödeyebiliriz

08-05-21 15:00

Bu Pazar Anneler Günü. Biz de basketbol camiasındaki başarılı isimleri, annelerinden dinlemeye devam ediyoruz. Bugünkü konuğumuz TOFAŞ'ın başarılı oyuncularından Berkan Durmaz'ın annesi Tülay Durmaz.. Berkan'ın hikayesini annesinden dinledik. Herkes tarafından sevilen ve her daim saygılı oluşundan bahsedilen Berkan'ın bu özelliklerini de onu çok iyi yetiştiren ailesinden aldığını öğrenmiş olduk.

Tülay Durmaz'ın ağzından oğlu Berkan Durmaz...

-Berkan 55 cm doğdu. Doktor doğduğunda bizim boylarımızı öğrendikten sonra Berkan'ın boyunun 190-195 cm olabileceğini söylemişti. Spor yapıp doğru beslenmesi  ile bir 10 cm daha üstüne koydu ve 2*.5 oldu. 

-Uslu bir çocuktu ama çok hareketliydi. Bebekken üstünü değiştirmek için arkasından kovalardım, o kadar hareketliydi. Spora belki de emekleyerek bizleri peşinden koştururken başladı. Beşiğinden atlayarak kaçardı. Dinlenirken bile koltukta baş aşağı dururdu. Ne yapıyorsun böyle niye duruyorsun dediğimde böyle dinleniyorum diyordu. 


-1 yaşını doldurduğunda 3 tekerlekli motorlu bisikletlerden almıştık. Onu apartmanın merdivenlerinden aşağıya sürmüş. Motor bir tarafa, Berkan bir tarafa yuvarlanmış. Ben panik halinde yanına koştuğumda Berkan  canının yanmasından söz etmemiş, sadece "motorum çok güzel uçtu anne" demişti


-3-4 yaşındayken odasına oyuncak bir pota kurmuştuk, onunla oynardı. Bir de evin koridorunda futbol oynardı. Aslında ilk başlarda futbola yazılmayı istemişti, Hala da zaman zaman onun esprisini bana yapar. "belki de kaleci olurdum" der bana.


-Küçüç kardeşi Simay, Berkan'ı kıskanıyordu. Hatta sık sık bana gelip "sen abimi daha çok seviyorsun çünkü onu benden önce doğurmuşsun" diyordu. Berkan'ın her oyuncağını elinden alıp oynamak isterdi. Daha Berkan çok küçükken bir yandan oyun oynayıp bir yandan da kardeşine göz kulak olurdu. Şimdi Simay da Bilkent'te iç mimarlık okuyor, daha öncesinde 5 yıl lisanslı voleybol oynamıştı. 

-Sadece çok hareketliliği biraz yormuştur. Yoksa hiç bir konuda Berkan üzmemiştir. Son derece akıllı, zeki, disiplinli, sözünün eri bir çocuk olmuştur. 


-Çok hareketli bir çocuk olduğu için spora başlatmat istedik ve onu ilk olarak yüzmeye kursuna yazdırdık.


-İlkokul 1.sınıfı bitirdiğinde topla oynamayı da çok seven bir çocuk olduğu için dışarda oyun oynamak istiyordu. Ancak o zamanlar oturduğumuz çevre pek uygun değildi. Dışarda yanlış alışkanlıklar ve arkadaşlıklar kurmasını istemiyordum ama çocuğumun oyun hakkını kısıtlamak da olmazdı. Basketbola uygun bir fizik yapısı da olduğu için o yönde bir araştırma yapmaya başladım. Berkan'ın teyzesi, Renault'ta endüstri mühendisi olarak çalışıyordu. O bana yaz kamplarının olduğundan bahsetmişti. Renault'ya konuşmaya gittiğimizde ise Berkan daha o zamanlar 7,5 yaşında olduğu için küçük olduğunu, seneye alabileceklerini söylemişlerdi. Ben biraz fizik yapısının yaşında biraz daha büyük olduğunu ve yazı dışarda geçirmesini istemediğimi söyleyerek onları ikna etmeye çalıştım. Onlar da beni kırmayıp "bir görelim" diye kabul ettiler. Sonrasında çok beğendikleri için kendinden 1-2 yaş büyüklerle kış okuluna seçildi. Kış okulunda Altan Erol'un babası Metin Erol'la çalışmaya başladı.


-Kış okuluna devam ederken Emine Örnek Koleji'nden Oğuz Yaman, Berkan'ı izlemiş, beğenmiş ve Kolej takımına almak istedi. Aynı zamanda akademik başarıya da çok önem veren bir Kolej olduğu için Berkan'ı önce sınava tabii tuttular, geçince okula kabul ettiler. Sonrasında da dersleri hep takip edildi, eğer herhangi bir derste başarısızlığı olsaydı takımda da devam edemezdi. Ama Berkan zeki bir çocuk olduğu ikisi de başarılı bir şekilde götürdü. Tenefüslerde dışarı çıkmayıp ödevlerini yaptı ve  basketbola da zaman buldu.


-Gürkan Eroktay ve Erhan Toker lise eğitimi için Berkan'ı Bahçeşehir'e aldılar. O zaman Bahçeşehir Koleji ve Tofaş arasında bir işbirliği de vardı. Berkan, o sezon hem Tofaş'ta, hem Bahçeşehir Koleji'nde oynamaya başladı. 


-Mehmet Okur hayranıdır. Hayatıyla, duruşuyla onu çok çok örnek alıyor Kendisi de bu sebeple kendinden sonraki nesle bir katkıda bulunmayı, onlar için birşeyler yapmayı çok istiyor. 


-Bursamızın bilinen ailelerinden Şenözlerin biricik kızı Damla ile aldıkları evlilik kararı hepimizi mutlu etti. Nerede olurlarsa olsunlar onlar mutlu olsun yeter, bir anne olarak en büyük isteğim budur.

-İzlerken şutları girsin diye her seferinde çok dua ediyorum, girmeyince üzülüyorum.


-İnce ve uzun fiziğe sahip olduğu gibi çocukluğunda üstüne birşey alırken çok zorlanıyordum. Üstü olsa altı olmuyor, altı olsa üstü olmuyor. Neseki şimdi kısa pantalon modası çıktı, Berkan gibi uzun çocukların bu moda çok işine geldi.

-Hedefi teyzesi ve eniştesi gibi endüstri mühendisi olmaktı ama maalesef ülkemizde ikisini bir arada yapabileceği uygun şartlar olmadığı için bir tercih yapmak zorunda kaldı. Basketbolun hayatının bir parçası olduğunu söyleyerek ikisini bir arada yapabileceği başka bir bölüm seçmeye karar verdi. Bahçeşehir Üniversitesi'nde İngilizce İşletme'yi seçti ancak basketbolcu için uygun bir program olamayınca devam etmekte zorlandı ve en sonunda üniversite değiştirerek Nişantaşı'na geçti .Şu an okul online olduğu için elinde geldiğince takip edip sınavlarına giriyor.


-Ben ziraat mühendisiyim, babası da veteriner. Biz ailecek doğaya, hayvanlara çok düşkün insanlarız. Bu yüzden çocuklarımızı da öyle yetiştirmeye çalıştık. Ailesine bağlı vatanına milletine hayırlı bir evlat yetiştirmek istedik. Çok şükür öyle de oldular. Ulu Önder Atatürk'ümüzün istediği gibi zeki, çevik ve ahlaklı bir sporcu yetiştirmiş olmak en büyük mutluluklarımdan biri. Biz Ata'mıza borcumuzu vatanını, bayrağını seven çocuklar yetiştirerek ödeyebiliriz.


-En büyük gururum Milli Takım formasıyla İstiklal Marşı'nı okuması. Maçları izlerken tek endişem sadece Berkan'ın değil oradaki çocuklardan birinin sakatlanmaları. Bu beni çok üzüyor. Hep dua ediyorum kimse sakatlanmasın diye.


-Çift antrenman sonrası eve geldiğinde beni bir iş yaparken anne yorma kendini diye gelir bana yardım ederdi, çok merhametliydi. Ben zaten çok yorulduğu için ona birşey yaptırmak istemiyorum ama Berkan özellikle mutfağa meraklıdır. Yemek yapmasını sever. Playstaiton oynamayı seviyor, boş zamanlarında kitap da okur


-Aslında bu anneler günü ile yaptığınız bir içerik ama yeri gelmişken belirtmek istedim. Bir annelik içgdüsünü,o karşılıksız sevgiyi koruyup kollama isteğini sadece dünyaya getirdiği çocuklar için değil, bu dünyadaki bütün bitkiler, hayvanlar, diğer çocuklar içinde kullanmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ülkemizin, dünyamızın analık iç güdüsüyle korunarak daha güzel yerleri gideceğini düşünüyorum. Biz de elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışıyoruz. 

Yorumlar Okunma: 2013