Aynur Sarıaslan: Keşke Kaan ve Kerem aynı takımda oynasa - BasketFaul.com

Aynur Sarıaslan: Keşke Kaan ve Kerem aynı takımda oynasa

10-05-21 08:57
Anneler günü sebebiyle biz de basketbol camiasındaki başarılı isimleri, annelerinden dinlemeye devam ediyoruz. Bugünkü konuğumuz BŞ Hastaneleri Konyaspor'un başarılı oyuncuların Kaan Sarıaslan'ın annesi Aynur Sarıaslan. Kaan'ın hikayesini annesinden dinledik. Kaan'ın kardeşi Kerem Sarıaslan da TED Kolejliler BGL takımında oynuyor. Tatlı atışmalarının ardında ne kadar güçlü bir abi-kardeş ilişkisi olduğunu da annelerinden dinledik.

Aynur Sarıaslan'ın ağzından oğlu Kaan Sarıaslan...
 
- Kaan belki biraz fazla iyi niyetli bir çocuk. Aynı zamanda çok sessiz, sakin bir çocuktu. Antrenörlük yaptığım dönemde Kaan'ı da yanımda götürüyordum. Salonun tozunu yuttukça o uysallığı biraz gitti. Yatakların üstünde zıplayan, kampta herkese sular dağıtan daha hareketli bir çocuk oldu. Bir sezonda 4 - 5 turnuvam oluyordu. Hepsinde yanımda Kaan da oluyordu. Maç toplantıları sırasında yanıma gelip "anne uykum geldi" derdi. Aralarda bizlere video çekip komiklikler yapan bir çocuktu. 

- Kaan kadar fotoğraf çektirmekten nefret eden başka bir çocuk daha yoktur. O kadar çok ısrar ederiz ki zar zor kareye girer. Kardeşi Kerem ise tam tersidir.

- Ben de babası da voleybolcuyuz. Yazın hep birlikte beach volley oynuyoruz. Bize bazen yakın çevremiz de "sizler voleybolcusunuz, çocuklar neden ikisi de basketbol oynuyor?" diye takılırlar. Ama biz onları seçimlerinde özgür bırakmayı tercih ettik. Zaten oynamasak da ikimiz basketbolu da çok seviyorduk. Kaan bazen "benden de ne voleybolcu olurdu" diye takılır. 
 
- Kaan lisedeyken ben ona "eğitim çok önemli, derslerini ihmal etme" diyordum hep. Kaan da bir gün bana "Ben kararımı verdim, ben basketbolcu olacağım" dedi. Dersleri çok iyi olan bir öğrenci de değildi. Öğretmenleri onun için hep "çok tatlı çocuk" derlerdi. Kerem'in öğretmenleri ise "dersleri iyi, başarılı" derdi. Ben o zaman anlamıştım, Kaan'ın zaten hangi tarafı seçtiğini. Onu farkettikten sonra dersleriyle ilgili baskı yapmayı bırakmıştım.

 
- Bir işi yapıyorsanız onu layıkıyla yapmak zorundasınız, "keşke" dememek için elinden ne geliyorsa yapmak gerekiyor. Kaan da çok büyük fedakarlıklarla basketbol macerasına başladı. İşini çok büyük bir tutkuyla yaptığı için en ufak bir olumsuztan çok daha kolay etkileniyor. Biraz sabırsız, aslında isteğini zamana yaysa daha iyi olacak. 

- Kaan lisedeyken spor bölümündeydi, aşağı yukarı 8 saat salonda oluyordu. Ben de o zamanlar aynı okulda öğretmenlik yapıyordum. Derslerimin arasında kısa antrenmanlar yapıyorduk. Kaan'a pas vermekten kollarım yorulurdu. Bir gün okulda yeni ders programı paylaşılmıştı. Bir de baktım ki bana verdikleri sınıflardan biri Kaan'ın sınıfı. Müdürle gidip konuşarak değiştirmiştim. 

- Kaan 16 yaşındayken A takıma seçilmişti. 15.00'te okulu bitiyordu, biz hemen A takım antrenmanına geçiyorduk, oradan koştur koştur oradan da genç takım maçına gidiyorduk. Kaan küçükken benim peşimden maçlara nasıl geldiyse, Kerem de abisinin peşinden gelerek salonların tozunu yutmaya başladı. 

- Geçen gün ikisi de bana hayatta en çok sevdikleri kişi olarak "kardeşim" dediler. Babasıyla o an gözlerimiz doldu. O an hem duygulandım, hem de içimden "ama ben anneyim, en çok anne denmez mi" diye de geçirmiştim. Ama tabii bunu duyduğum an benim için çok güzel bir andı.

- Kardeşi Kerem abisine çok düşkün. Okul yıllarında bir kompozisyon yazması gerekse Kaan'ı yazardı. Basketbola başlamasında biraz Kaan'ın da etkisi olmuştur. Aralarında bazen "senin ortalamana bak, benimki daha iyi", "sen gel kardeşinden ders al biraz" gibi ufak ufak keyifli atışmaları da oluyor. 
- Yazın evin bahçesinde iddiasına maçlar yapıyorlar. Herşey keyifli başlasa da sonunda yenilen itiraza başlıyordu, genellikle de yenilen Kerem oluyordu. Bir gün birlikte aynı takımda oynasalar çok da keyifli olur. Ben olmasını çok isterim. 

- Bir insan kendine hedef koyarsa, elbet o hedefe ulaşacağına inanıyorum. Ben hep bir gün bu sahalardan ayrıldığınız zaman geride bırakacağınız izlenim önemli olan derim. O yüzden dürüst, güvenilir, çalışkan insan olmak çok önemli. Herkesin takdirini toplamak çok değerli. Ben hep bunu aşılamaya çalışıyorum onlara da. Biz de anneler ve babalar olarak çocuklarımızla beraber büyüyoruz aslında. Ben de bir sporcuyum ama onlarla birlikte sporcu anne duruşunu öğrenmem gerekiyor. 

- İlkokuldayken inglizce öğretmeni, ingilizcesinin biraz zayıf olduğunu söylediği için özel ders aldırmıştım. Orta okulda matematikte özel ders aldırmıştım. Sporda ne kadar başarılı olursa olsun hiçbir zaman okulunu ikinci plana atmadım. Ama şu an ülkemizde aktif sporculuk kariyeriyle birlikte üniversite eğitmini götürmek çok zor. Mesela Kaan 4 kez üniversite değişitirdi ve hala şu an hala 1. sınıfta. Sporcuların kanayan bir yarası bu. Bir şekilde bu durumun da hallolması gerekiyor. Kaan'ın bu konuda kendine koyduğu bir hedef de var, Ben ona güvendiğim için eninde sonunda bitireceğine dair şüphem yok. 

- Bazen salonda izlerken Kaan'ın hafif bir sakatlıkla kenara geçtiğini görünce ben hemen niye girmiyor, birşeyi yoktur girsin oyuna istiyordum ama bunun yanlış bir şey olduğunu sonra sonra anladım. Kaan belki de benim bu eskideki düşüncemden dolayı her sakatlığından sonra çabuk dönmeye çalışıyor. 

- İki çocuğumu da izlerken çok büyük gurur ve mutluluk duyuyorum. Bu parayla satın alınamayacak özel bir duygu. Bana bu duyguyu yaşattıkları için ikisine de çok teşekkür ederim. 

- Kaan bizleri dinler, fikir alır ama sonunda kendi dediğini genelde yapar. Normalde yazın herkesin en rahat zamanlarıdır ama biz sporcu ailelerinin en stresli zamanları belki de transfer sezonu sebebiyle yaz aylarıdır,
 
- Geçen sezon pandemi döneminde evimiz mini bir spor salonuna dönmüştü. Minderler yerlerde, ağırlıklar tavana asılmıştı.

- Kaan hep çok çalışmıştır. Maçlarından sonraki gün nerdeyse hiç off yapmaz yine salona gider çalışır. Hala da böyle yapmaya devam eder. 

- Kaan'ın temizlik ve mutfakla hiç arası yok. Geçen gün beni aradı "anne ev o kadar kötü ki evi biraz gelip toplasan mı" dedi. Sadece çamaşırlarını yıkıyor. Beslenmesine dikkat ediyor, tartısı da vardır kontrol eder.
 

Yorumlar Okunma: 2859