Cem Çağal: Deveye sormuşlar... - BasketFaul.com

Cem Çağal: Deveye sormuşlar...

11-07-21 14:44
Kulüp takımlarının maçları sırasında hissetmediğimiz bir eksikliği, milli maçlarda en derinden yaşıyoruz... Oyun kurucu sorunu... Sadece A Milli Takım'da değil, altyapılarda da durum farklı değil, dahası A Milli Takımın sorununun başlangıcı altyapılar... Bugünkü konuğumuz Cem Çağal...

DEVEYE SORMUŞLAR...
Dünya Şampiyonası finali… Türkiye – ABD... Sahanın hemen kenar çizgisine dizilmiş koltuklarda 3 türkücü, 5 manken, 6 dizi oyuncusu..

Kulüp takımlarının maçları sırasında hissetmediğimiz bir eksikliği, milli maçlarda en derinden yaşıyoruz... Oyun kurucu sorunu... Sadece A Milli Takım'da değil, altyapılarda da durum farklı değil, dahası A Milli Takımın sorununun başlangıcı altyapılar... Bu konuğumuz

Dip çizgiler bir sıra "Yaparsın Aşkım...", diğer cenahta "Hanımın Çiftliği." Birazdan o sahada dünya finali oynayacak Milli Takımın oyuncularının yetişmesi için yıllarını tüketen antrenörleri ise salonun tavanına yakın yerlerinde itiş kakış yer bulma derdinde… Ne kadar iç acıtıcı değil mi?

Bu hissi altyapıda bir çocuğun omuzuna bile dokunmadan ordinaryüs ilan edilenler bilmez. Çapına, kalibresine bile bakılmadan sırf iyi çanta taşıyor, müthiş ense yalıyor diye önemli payeler verilenler anlamaz. 

İşgüzarlıklarından, ukalalıklarından başka bir işe yaramayan koltuk sevdalısı "maddi-manevi"ciler ve avaneleri bu hissin yanından bile geçemez.

Bu duyguları sadece ter dökenler bilir... Kimsenin ekmeğine göz dikmeden, emeğini çalmadan, her zorluğa, her yokluğa rağmen sabırla ter dökenler... Ne yazık ki onların da artık nesli tükeniyor.. Çünkü küstürüldüler.. Gözlerinin içine sokula sokula haksızlıklara, saygısızlıklara, vefasızlıklara maruz kaldılar. Bunlar üreten insanlardı. Tek kusurları kimsenin adamı olmamaları idi. Oyunu kitabına! göre oynamadılar. "Dayı" demeyi beceremediler, köprüyü geçemediler!... Sonra meydan timsahlara kaldı. Öyle aç gözlüydüler ki ormanı talan ettiler, bataklığı bile kuruttular. Ben şimdi yarattıkları bu kirli düzene hakim olan zararlılara "nitelikli oyuncu yetiştirmek için  neler yapılması gerektiğini" mi anlatayım? Sırf kendi avanesine istihdam; dolayısıyla kendilerine teveccüh ve biat yaratmak için dizayn ettikleri hiçbir vizyonu olmayan kulüp yapılanmalarının zararlarından mı söz edeyim?

Manhattan caddelerindeki breakdanceçıları andıran 3. sınıf Amerikalıların, veteran yaşı gelmiş oyuncuların cirit attığı liglerin, genç oyuncuların yetişmesine, öz güven kazanmasına nasıl mani olduğunu mu?

Bölgesel Ligi yok ederek yıllarca Türk Basketboluna oyuncu kaynağı olmuş Anadolu'yu nasıl bitirdirdiklerini mi vurayım yüzlerine? 

Değerbilmezliğin, adamcılığın, torpilin, adaletsizliğin, çapsızlığın, liyakatsizliğin tavan yaptığı bu düzende Vizyondan, sürdürülebilir projeler üretmekten, kifayetsiz muhterislerin değil gerçek değerlerin bir araya gelip "Nitelikli Üretim Modelleri" üzerine kafa patlatacakları bir devrimin gerekliliğinden mi söz edeyim?

Hayatında bir kez olsun altyapı antrenmanı seyretmeyip altyapının öneminden söz eden sözde kulüp yöneticisi ızgaracısının... Belediye Encümeninin söz sahibi, fikir sahibi olduğu bu rezil düzenin herşeyi nasıl yozlaştırdığını mı anlatayım? Bu ülkede yere göğe sığdıramadığınız o Türk çocuklarını yetiştiren çok iyi Türk Antrenörleri vardı. Ben çok iyi biliyorum ki bu ülkenin hala çok iyi altyapı antrenörleri var. Geleceği olan çok değerli genç oyuncuları var. Yeter ki sahte başarılar uğruna işin kolayına kaçıp "devşirme" soytarılıklarından vazgeçin. Yeter ki kendi insanınıza değer verin..onlara güvenin. Zira emeğinin karşılığını bulamadığını hisseden insan giderek motivasyonunu yitirir ve sonunda üretim durur! Belki içinizden birileri çıkıp ilmi siyaset yaparak "Hepimiz Suçluyuz" gibilerinden olaya Tolstoy tadından yaklaşabilir. Evet hepiniz suçlusunuz. Gerçekleri gerçek suçluların yüzlerine vuracak cesaretiniz olmadığı için. Türk Basketbolu için belki tekrar bir heyecan yaratacak en önemli Milli maçımızı tatilde şezlongundan izleyene ve avanelerine "yeter verdiğiniz zarar" diye haykıramadığınız için..

Oyun kurucu yetiştirmek mi dediniz?

Deveye sormuşlar… 

Yorumlar Okunma: 3898