Baytimur: Okul salonları konusu Türk sporunun sorunudur - BasketFaul.com

Baytimur: Okul salonları konusu Türk sporunun sorunudur

18-07-21 21:15
Devlete ait salonların spor kulüplerine ve spor okullarına kapatılma kararı üzerine Gencer Baytimor, salonları kullananlar adına görüşlerini dile getirdi. İşte Bayt,mur'un görüşleri...

Aslında bütün hikaye 09.02.2012 tarihinde, 28199 sayılı resmi gazetede yayınlanan ve 31.95.2005 tarihli mevcut Okul Aile Birliği Yönetmeliği’ni ortadan kaldıran ve o tarihten itibaren hepimizin canını yakan geçici 1. maddedeki bir satırla başladı;

“Bu Yönetmelik yürürlüğe girmeden önce salon, açık alan ve otopark olarak kiraya verilen yerlerin sözleşmeleri, sözleşme bitim tarihinden sonra yenilenmez” yani şunu söylüyordu Milli Eğitim Bakanlığı;

“bundan sonra spor salonları kiraya verilmeyecek.”

Bu basit cümlenin aslında Türk sporu için ne kadar ciddi sonuçlar doğuracağını o zamanki Milli Eğitim ve Spor Bakanlıklarında, Bakanlar, Müsteşarlar, Daire Başkanları vs dahil ne kadar yetkili varsa anlatmaya çalıştık.

Dedik ki; bakın bu kararla kulüpleri spor salonlarından atıyorsunuz ve salon sporlarını öldürüyorsunuz. Salon sporlarında çalışan basketbol voleybol, hentbol, badminton vs.ne kadar kulüp varsa bunlar neredeyse tamamen okul spor salonlarında çalışıyorlar ve bu kararla çalışacak yer bulamayacaklar. Ligler bile oynanamaz hale gelecek.

Spor Bakanlığına gittiğimizde o dönemki bakan danışmanları “Valla okul salonları Milli Eğitime bağlı biz bir şey yapamayız" dediler. Okulların spor salonları Milli Eğitimin (Aslında onların da değil Milli Emlak’a ait ama o da ayrı uzun bir konu), "bizler de sizlerin kulüpleriyiz, biz kime gidelim?1 dedik ama tabii bir anlamı olmadı.

Milli Eğitim Bakanlığında görüştüğümüz her yetkili (ki görüşmediğimiz makam gerçekten kalmadı) "evet haklısınız, bu karar ağır olmuş ama bizim yapabileceğimiz bir şey yok." dediler “off the record, aslında bu karar sizler için değil büyük şehirlerde merkez okulların bahçelerini kiralayan, büyük bir rant ve mafyatik ilişkiler yumağı olan otoparklarla ilgili ama kurunun yanında siz de yanmışsınız”, sonra da “merak etmeyin bakanlıklar (Milli Eğitim, Spor Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı kendi aralarında görüşerek sizleri mağdur etmeyecek bir çözüm bulacaklardı” dediler. Yıl 2012.

Bugün yıl 2021 ve spor salonları o tarihten beri resmi olarak kiraya verilemiyor hala. Kulüpler bir şekilde salonlarda çalışıyor ancak hiç kimsenin o tarihten bu yana resmi bir kira sözleşmesi yok. Yani okul müdürlerinin iki dudaklarının arasında Allah'a emanet yaşıyoruz.

Yani biz spor salonu işletmecileri basketbol, voleybol okulları ve bağlı spor kulüpleri okul spor salonlarını kullanan bütün kamu ya da özel kurumlara bağlı spor kulüpleri, o tarihten beri statükonun saçmalığının farkında olan ve okullarına gelir sağlamaya çalışan sağ duyulu okul yönetimlerinin risk alarak kulüplere salonlarını açması, karşılığında bağış adı altında kiralar ödenerek ya da okul yönetimleri ile ikili ilişkilerle bugünlere kadar geldik, salonları hiçbir yasal kiralama sözleşmesi olmadan okul yönetimlerinin iki dudaklarının arasında kalarak emaneten kullandık. Ancak...

07.07.2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı tarafından okullara gönderilen “yürürlükten kaldırma yazısı ile artık okulların açık alanlarının ve spor salonlarının yani kantinler dışındaki yerlerin, açık alan, salon vb. yerlerde herhangi işletme ve işlettirme faaliyet gerçekleştirilemeyecektir” denmek suretiyle artık kullandırılmayacağı belirtilmektedir.

2012 yılından bu yana biz yeni bir Okul Aile Birliği Yönetmeliği yayınlanmasını ve yasal kiralama prosedürünün yürürlüğe girmesini beklerken, idare aldığı bu kararla spor salonlarını bundan sonra “hiçbir şekilde” kullandırılmayacağını söylemektedir.

Ne yazık ki yine 2012’de olduğu gibi asıl amacın devletin okullarını otopark mafyasından kurtarmak olduğu söylenmekte ama “spor salonları”nın “açık alan” olarak ifade edilen “otoparklarla” aynı cümlede geçmesi nedeniyle yine kulüpler salonlardan çıkartılmaktadır.

Konuyu 20 yıldır yakından takip eden, hatta o tarih itibariyle yönetmeliğin iptali için Danıştay’a dava açan ve her makamda derdimizi anlatan biri olarak, “biz bu ülkenin çocuklarına spor yaptırıyoruz, onları geleceğin sporcuları sağlıklı anne babaları olarak yetiştiriyoruz, bizler altyapıyız bizler yetiştiriciyiz. Bu salonlar kapatılırsa kulüplerin çalışacak başka yeri kalmaz, Türk sporu çöker” dememize rağmen kimseye sesimizi duyuramadık.

Hatta ne kadar acıdır ki camianın içindeki insanlar bile “ya bunlar basketbol okulu, bunlar çocuklardan para kazanıyor”, “tüccar bunlar” gibi sığ yaklaşımlarla spor okullarını bir kalemde batırmaya çalışırlarken, aslında bu ülkenin basketbol alt yapısının köklü birkaç kulüp haricinde neredeyse tamamının bu spor okulları ve onların devamı olan spor kulüplerinden oluştuğu gerçeğini görmezden gelirlerken, bunları spor dışından insanlara anlatmanın zorluğunu takdir edersiniz.

Biz spor işletmecileri basketbol, voleybol, futbol okulu işletmecileri olarak bu ülkede şirketler kurup spor insanı istihdam eden, devlete vergisini veren, Okullara ve Milli Eğitim'e kaynak yaratan, spor okullarında çocuklara spor yapma olanağı sunan içinden yetenekli olanları spor kulüplerinde lisanslı olarak oynatan, liglere katılan, yetiştirdiği oyuncuları daha büyük kulüplere yönlendiren yani Türk sporunu yetiştirici kaynağını oluşturan kurumlarız.

Şüphesiz her yapıda olduğu gibi burada da iyiler kötüler vardır. Ancak önemli olan şudur; böyle bir yapı oluşmuş ve hiçbir yasal düzenleme içinde ve hiçbir kuruma bağlı olmadan faaliyet sürdürüyorsa ona yasal bir çerçeve kazandırmak kurallar koymak ve iyileştirmek gerekir. Bir disiplin bir denetim altına almak gerekir.

Bugün spor okulları Mili Eğitimin salonlarını kullanıyor ama Milli Eğitme bağlı değil, Spor kulüpleri var ama Spor Bakanlığına bağlı değil, adı basketbol, voleybol okulu ama Basketbol Federasyonu’na, ne Voleybol Federasyonuna bağlı değil. Bozkırda kendi başına yetişen bir yaban otu gibi spor okulları.

Ancak burada sorun spor okullarının sorunu değil Türk sporunun sorunudur. Bir an önce yetkililerin sorumluğu üstlenerek elini taşın altına sokması lazım. Bu yazı yayınlandıktan sonra Ömer Onan başta olmak üzere Basketbol Federasyonunun konuyla ilgilendiğinin, bakanlıklarla temasa geçtiğinin ve yakın zamanda spor salonları ile ilgili bir düzenleme yapılacağının bilgisini almak bizleri mutlu etti. Çünkü bu münferit girişimlerle çözülemeyecek kadar önemli bir konu.

Bizler de Türkiye’deki spor okullarını temsilen büyük illerdeki spor okulları işletmecileri ve spor kulüpleri olarak bu hafta zoom üzerinden bir toplu yaparak konuyu değerlendirdik ve neler yapılmalı konusunda fikir alışverişinde bulunduk.

Umuyoruz bir an önce sağduyu ve toplumsal akıl baskın gelir ve sadece spor salonları ile ilgili ayrı bir kiralama yönetmeliği bir an önce çıkartılır. Özellikle bu pandemi döneminde çocukların ve gençlerin spora yeniden dönmesi ve Türk sporuna katkı vermesi adına Devletin spor okullarını ve spor kulüplerini desteklemesi ve sahiplenmesi çok önemli bir hamle olacaktır.
 

Yorumlar Okunma: 2192