Cem Akdağ'dan velilere... - BasketFaul.com

Cem Akdağ'dan velilere...

16-09-21 13:27
Gelişim Koleji Koç Cem Akdağ veli konusunda bir paylaşım yaparken, kendi oğlundan da örnek verdi.

İşte Akdağ'ın paylaşımı...

"Genç takım çalıştırmayalı her halde 20 sene geçmiştir. Kurs ve seminerlerde genç oyuncuları çalıştıran koçlara birçok konuşma yaptım, ancak yaşadıkları ortamı bilmediğim için sadece işin teknik bölümünü anlatmaya çalıştım. 
Velilerin işin içine girmesi ile artık farklı bir ortam olduğunu çok iyi görüyorum. 
Benden yaş olarak büyük abilerime ve tecrübeli arkadaşlarıma, bu jenerasyon ile ilgi sorular yönelttim ve aldığım cevaplar doğrultusunda bu işe giriştim. 
Bu söylediklerimin, bir şikayet gibi algılanmasını istemiyorum. 
En azından, velilere, koçlara, idarecilere naçizane tavsiye olmasını diliyorum.
Basketboldan para kazanmak ve hayatını bu gelir vasıtası ile sürdürmek öyle çok fazla oyuncu için geçerli değil.
Boş hayaller peşine koşmak yerine... Çocuğunuzun genç takım yaşı sona erdikten sonra...
İş işten geçmeden, "kıymetlinizin" neye yatkın olduğunu araştırın.
(Tarih, edebiyat, matematik, fizik, resim veya başka bir spor vs..) ve farklı bir becerisini keşfedin.
Hepimiz insanız ve bazen gözümüzün önünde olan biteni görmekte zorluk çekeriz. 
Ben oğlumu basketbolcu yapmak istiyordum. Arkadaşlarımın çocukları ile birlikte antrenman yaptırmaya başladım. Takımda çok kabiliyetli çocuklar vardı.  Bugün oğlum dahil, hiçbiri profesyonel oyuncu değil. 
Bir gün antrenman sırasında, oğlum söylediğimi yapamayınca kızdım ve ikaz ettim ancak o ağlayarak soyunma odasına kaçtı. Her baba gibi çok üzüldüm çünkü 
o da her çocuk gibi M.J. olmak istiyordu, çok atletikti ve gerçekten kabiliyetliydi. Henüz on üç yaşında mükemmel dış şut atıyordu (50 üçlük şutun 30 tanesini sokabiliyordu. pas verdiğim için biliyorum) 
Bir gün antrenmana giderken, "ben gelmek istemiyorum" dedi.  
Ve ben çok şaşırmama rağmen, onun kararına saygı duydum ve kabullendim. 
Oğlum, o günden sonra kendi yolunu kendi çizidi, yüksek okuldan mezun oldu ancak benim basketbol tutkum gibi, o da mezun olduğu branş yerine farklı bir konuya "müziğe" tutuldu. 
Şimdi o profesyonel bir müzisyen.  
Şimdi düşünüyorum da, eğer ısrar etseydim ve basketbolda başarılı olsaydı kim daha çok mutlu olurdu, o mu, yoksa ben mi? Sanırım, o kendi tutkusu, ben de kendi tutkum ile daha mutluyuz. 

Veliler, çocuklarınızı, en sevdiğiniz varlıklarınızın geleceğini düşünürken, biraz daha sakin olun, onlar sizin biricik çocuklarınız." 

Yorumlar Okunma: 1617