Bölgesel Lig şart (Nedim Karakaş) - BasketFaul.com

Bölgesel Lig şart (Nedim Karakaş)

04-01-22 16:34
Basketbol dünya genelinde sevilen ve izlenen bir spor dalıdır. Hatta bu sevgi ve ilgi, bazı ülkelerde basketbolu diğer tüm spor dallarının önünde ilk sıraya kadar yükseltir. Ülkemizde ise özellikle 1980’lerin başından itibaren gittikçe artan bir ilgiyle futboldan sonra en sevilen spor dalı olmasına ve hatta uluslararası başarı olarak dönem dönem futbolun önüne geçmesine rağmen, son yıllarda basketbolun genel organizasyonundaki bozulma ve üst kurum olan Türkiye Basketbol Federasyonu’nun yönetim zaafları sonucunda, yerini son dönemde çok daha iyi organize olan ve çok daha iyi yönetilen voleybola (özellikle kadın voleyboluna) kaptırmıştır. 

Oysa 1990’lı yıllarda basketbol kulüplerimizin atılımları ve sonrasında 2000’li yıllarda Milli Takımlar düzeyinde elde edilen uluslararası başarılardan sonra basketbolumuz 2010 yılında ülkemizde düzenlenen Dünya Basketbol Şampiyonasında zirve yapmıştı. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, elde edilen başarıların uzun süreli ve istikrarlı alt yapı çalışmaları sonrasında, iyi planlanmış bir organizasyon ve yapılanma ile üst yapı olarak adlandırdığımız kulüp takımları ve milli takımlar tarafından taçlandırılmış olduğu gerçeğidir. 

Özetle belirtmek gerekirse, ülke basketboluna olan ilgiyi geri kazanmak için ülke basketbolunu yeniden planlamak, ligleri farklı bir bakış açısıyla düzenlemek ve ülke genelinde basketbola olan ilgiyi geçmiş yıllardaki düzeye çıkartmak gerekmektedir. Burada elbette en büyük sorumluluk Türkiye Basketbol Federasyonu’na düşmektedir. 
Türkiye Basketbol Süper Ligi olarak adlandırılan ülkenin en üst basketbol ligi maalesef arzu edildiği gibi adına yakışır şekilde SÜPER olamadı. Her ne kadar ligdeki takım sayıları farklı şehirlere yayılıyor gibi gözükse de gerçekte bu kalıcı olamamakta ve TBSL her geçen sezon daha çok İstanbul takımının yer aldığı bir organizasyona dönüşmektedir. Anadolu’dan gelip TBSL’ye kadar yükselen ve sonrasında yok olan takım sayısı araştırıldığında konunun ciddiyeti daha net görülecektir. Çok düşünülmeden, detaylandırılmadan hazırlanan ve hiçbir altyapısı olmadan eyleme geçirilen planlama bu sorunun başlıca nedenidir. 

Örnek olarak, son dönemde neden iptal edildiğini anlayamadığım Bölgesel Lig maçları 20 sene kadar Türkiye’nin hemen hemen her iline yayılmış ve takımı olan illerde basketbol sevenleri artmıştır. Bölgesel Liglerin iptal edilmesi sonrasında mahalli lig şampiyonaları ile yer değiştiren basketbol organizasyonları ne yazık ki istenen verimi sağlamamıştır. Lig düzenlenebilmesi için il dahilinde 4 kulüp olması gerekliliği, bunun yarattığı fiziksel ve finansal zorlukların yanında, her ilde o düzeyde yeterli sayıda sporcu sayısının yetersizliği ve en önemlisi yerel liglerin ilgi çekmemesi göz önünde bulundurulması gereken önemli hususlardır. 

TOFAŞ’ta görev aldığım ilk dönemde Bursa’da 4 takım bulunmamaktaydı. Bu zorluklarla baş edebilmek ve alt yapı takımlarımızı Türkiye Şampiyonalarına gönderebilmek için mecburen kendi sporcularımızı 4 farklı takıma dağıtır, il birinciliği düzenler ve Türkiye Şampiyonlarına ancak o şekilde katılma şansı yakalardık. 2020’li yıllara ulaşmış olsak da eminim ki 81 ilimizin %80’inden fazlasında yine il birinciliği için 4 takım bulunmamaktadır. İl birinciliklerinin düzenlenebildiği illerin birçoğunda ise hedefi olmadan, basketbolu büyütmek amacından ziyade spor yapmak için sahaya çıkan sporcularla yapılıyordur. 

1994 yılında TBF’de çalışmaya başladığım zaman yaşanan bu zorlukları çok iyi biliyor ve basketbolun Türkiye’nin her ilinde oynanan ve sevilen bir spor olmasını istiyordum. Dönemin TBF Başkanı Sn.Turgay Demirel’e bunları anlattığımda “Tamam, bu durumu düzeltmek için ne yapılması gerekiyorsa planlayın, yapalım” cevabını aldım. Öncelikle 2. Lig ve Bölgesel liglerin takım sayılarını artırmayı hedefledik. Zaten Bölgesel lig kurulmuş ve 40 takım civarında katılımcı kulüp ile oynanıyordu, 2. Lig’de ise 20’den fazla kulüp yarışıyordu. 2. Ligi 10’arlı 4 grup olarak planlayıp Bölgesel ligden katılmak isteyen takımları 2. Lige alarak takım sayısını artırdık. Aynı şekilde Bölgesel liglerin takım sayısını da artırdık. Zaman içinde bu sayı çok arttı, hatta benim TBF’de çalıştığım sürede 2. Lig 4 grup oynanırken, Bölgesel liglerde takım sayısı 80-90 arasına kadar yükseldi. Hemen hemen her ilden en az 1 takımın katıldığı bu lig büyük ilgi görüyor, 2000-2500 kişilik salonlar tamamen doluyor, maçlar yerel TV kanallarından yayınlanıyordu. Hatta bazen yoğun ilgiden dolayı 2-3 kanala yayın hakkı vermek zorunda kalıyorduk.

Kendi il ve ilçelerinin ligde takımı olması oynayan oyuncuların yerli halk tarafından benimsenmesi ve tanınması basketbola olan ilgiyi artırıyor ve o bölgenin gençlerini basketbola yönlendiriyordu. Bölgesel Liglerin oynandığı dönemde basketbola olan ilgi ve kazanımlar elbette bununla sınırlı değildi. Basketbol karşılaşmalarının oynanabilmesi için gereken teknik alt yapı ve salonların eksiklikleri gideriliyor, teknik teçhizatlar daha kullanışlı hale getiriliyor ve spora olan ilginin artması ile yeni imkanlar sağlanıyordu. 

Birçok antrenör çalıştıracak takım sayısının artması nedeniyle daha bir hevesle kendi gelişimlerine yatırım yapıyor ve daha çok çaba harcıyordu. Ayrıca hakem ihtiyacının artması ile her bölgede hakem eğitimleri organize ediliyor, yeni hakemlerin ortaya çıkıyordu. Hakemliğe bölgesel liglerde başlayan ve üst liglere yükselen hakemlerimiz oldu. 

Bölge halkının ilgisi yöneticileri daha iddialı takım kurmak motive ediyor ve bu amaçla bölgesel firmaların takımlarına sponsor olmaları için çaba harcamaya sevk ediyordu. Bu sayede birçok firma basketbola destek verdi. 

Özetlemek gerekirse iyi organize edilen ve adaletli yönetilen Bölgesel Ligler sonuç olarak basketbolun tüm paydaşlarına var olma ve gelişme fırsatı sağlıyor, basketbolun yaygınlaşmasına ve basketbol kültürünün gelişmesine, yerleşmesine katkı sağlıyordu.
Bütün bunların sonucu olarak benim en çok önemsediğim noktaysa, küçük çocukların basketbola olan ilgileri artmış ve yetenekli olanlar büyük takımların kadrolarına katılmıştır. 

Bölgesel liglerin iptal edilmesinin ardında yatan düşüncenin ne olduğunu ve ne hedeflendi bilmiyorum. Ayrıca bu karar ile ne kazanıldı onu da bilmiyorum. Bireysel deneyimlerim ve farklı bölgelerden konuştuğum basketbol gönüllülerinden aldığım bilgilere dayanarak Bölgesel Liglerin en kısa zamanda tekrar organize edilmesinin ve daha cazip hale getirilmesinin faydalı olacağını düşünüyorum. Özellikle federasyon başkanının Cumhurbaşkanımız ile olan yakınlığının bu sürece katkısı olacağına ve eskisinden daha geniş katılımlı bir Bölgesel Lig düzenlenebileceğine inanıyorum. Ayrıca iktidarın da katkısıyla Bölgesel Liglere aktarılacak kaynak mutlaka bu sürecin başarılı olmasında faydalı olacaktır. 

Bölgesel lige olan ilginin basketbolumuz için çok faydalı olacağına inanıyorum. Bu inancımı kuvvetlendiren husus, geçen süreç içerisinde bölgesel liglerde takım sayısının 110 -115’e kadar artmış olmasıdır. Bu katılım sayısı Anadolu’nun basketbola olan sevgisini ve dinamizmini göstermektedir.

Türkiye Basketbol Federasyonu, basketbolun geliştirilmesi ve bütün illerde oynanmasını sağlayacak yeni adımlar atmalıdır. Eğer varsa daha önce düzenlenen şampiyonalardaki hatalar gözden geçirilmeli ve hatalar düzeltilmelidir. Bir diğer önemli nokta TBSL’nin İstanbul Ligine dönüşmesinin önüne geçilmelidir.   

Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 2471