Erdem Can'ın NBA'den Türkiye'ye bakışı... - BasketFaul.com

Erdem Can'ın NBA'den Türkiye'ye bakışı...

18-01-22 16:29
Avrupalı koçların NBA takımlarının staffına girmesinin kolay olmadığını biliyoruz ama Erdem Can'ın Utah Jazz ekibine dahil olması çok da zor olmadı çünkü 5 yıl Utah'ın Yaz Ligi'nde görev yapmış, onlar için tanıdık bir isimdi. Türk basketbolunun bulunduğu yerden mutlu olmasak, ortalamayı çok yükseğe çekemesek de çok kaliteli oyuncular ve antrenörler yetişiyor... Furkan, Cedi gibi... Alperen ve Ömer Faruk gibi... Ve Erdem Can gibi... BSL'de başaltı takımları antrenör değişikliğine gittiğinde ismi geçenlerin başında Erdem Can'a rastlıyoruz... Umarız yıllarca orada kalmaya devam eder, Amerikan vatandaşı olan Sırp Igor Kokoskov'u saymazsak, belki de bir gün NBA'deki ilk Avrupalı koç olur...

Şu sıralar covide yakalanan oyuncuların etkisiyle keyifli günler geçirmeyen Utah'ı daha iyi günlerinde konuşmak kaydıyla, Erdem Can'ın NBA'den ülkemize taşıyacağı görüşleri öğrenmek istedik. Dünyanın en üst düzey basketbol organizasyonunun içinde yaşayan koçun, Türk basketbolu ile ilgili görüşleri, önerileri mutlaka çok değerli olacak.

OYUNCU KENDİNE HER GÜN YATIRIM YAPMALI
* Orada işin içine girdikçe büyük oyuncu yetiştirmek konusunda en büyük eksiğimiz sana göre ne?

Üst seviyeye çıkanların ve orada kalmayı başaranların hepsi kendilerine çok ama çok yatırım yapıyorlar. Çok şutör, çok atlet oyuncular oyuncular görüyoruz ama yatırım yapmadıkları için kalıcı olamıyorlar. Türk oyunculara en önemli önerim kendilerine her gün yatırım yapmaları. Başka türlü çok iyi yerlere gelmeleri bu rekabetçi ortam içinde kolay değil, hatta imkansız.

BİREYSEL GELİŞİM KOÇLUĞUNUN ÖNEMİ
Ayrıca kulüpler ve antrenörler olarak bire bir çalıştırma konusuna odaklanmamız, oyuncuların bireysel özellikleri yükseltmemiz lazım. Bireysel koçluk uzmanlaşmalı, hatta kategorilere ayrılmalı. NBA'de eski uzunlar bireysel koçluk yapıyor. Uzun oyuncuları elbette kısalar da çalıştırabilir ama uzun oyuncunun saha görüşü, deneyimleri farklı. Bunlardan yararlanmak lazım. Aynısı kısa oyuncular için de geçerli ama işin başında ana bir beyin olmalı. Yıllarca antrenörlük yapmış, saha görüşüne hakim, antrenörlerin nasıl çalışması gerektiğini belirleyecek, hepsinin üzerindeki bir ana beyinden söz ediyorum.

Altyapılarda basketbolu bilen, sahayla ilgili detaylara hakim, savunamaya göre verecekleri reaksiyonu öğretecek deneyimli koçların çalışmaları da şart. 

NBA'de her oyuncunun eksik yönleri ile ilgili koçlar var, koç o oyuncu ile sezon boyu, gece gündüz çalışıyor.

DAHA NİTELİKLİ, DAHA DOĞRU ANTRENMANLAR
Bizdeki yanlışlardan biri, ki o hatayı ben de yaptım,  oyuncuyu aldığımız zaman, bir saat boyunca her şeyi yapsın diye öldürüyorduk, nefes nefese kaldığında iyi çalıştığımızı düşünüyorduk. Oysa oyuncunun eksiği ne? Foot work mu, faul atışı mı? Niteliği ön plana çıkararak oyuncunun eksiği üzerinde yoğunlaşmalıyız.

NBA'deki bireysel koçların hepsi eski oyuncu. Yazın mutlaka birebir çalışıyor, oyuncuyla bağlarını kaybetmiyor, gerekirse oyuncunun şehrine gidip antrenman yaptırıyor. 

Eski oyuncuların bizde de bireysel koçluk yapması çok yararlı ama bu işte çok ileri gitmiş Amerika'yı kullanmamız lazım. Bireysel koçluk yapmak isteyenlerin buraya gelip çalışmaları veya online çalışmaları takip etmeleri gerekiyor.

OYUNCULARA TANINAN OLANAKLAR
Kulüplerin organizasyon olarak doğru yatırım yapmaları çok önemli ama tabii bu da ekonomik ve fiziksel koşullarla ilgili. Burada oyuncu istediği zaman anahtarı alıp salona gidiyor, hatta antrenörü de çağırıyor... Biz ise oyunculara antrenman saati bulamıyoruz. Haftada 2-3 gün birer buçuk saatlik çalışmalarla beklenen oyuncu olmak mümkün değil. Burada oyuncunun istediği kadar çalışabileceği olanak ve zaman var. Türkiye'de, hele hele İstanbul'da ise büyük zorluklar, engeller var.  

Real Madrid'de 5 saha yan yana... Barcelona da öyle... Fransa'da çocuklar sadece okul ve basketbolla zaman geçirebiliyor. Bizim kulüplerin de çevresel koşulları yükseltmesi, rahat çalışacağı ortamları yaratması lazım... 

* (Türkiye'ye döndüğünü ve bir kulübün basketbol operasyonunun başında olduğunu varsayarsak hangi farklılıklar ve yenilikleri uygulamayı düşünürsün? Burada dünya basketbolunun nereye gittiğini de anlatır mısın? sorusu üzerine) Kulübün altyapıya önem vermesini, yeterli koşullara sahip olmasını, altyapının başına çok deneyimli bir antrenörün görevlendirilmesini  sağlardım. 

UZUNLARIN VE ŞUTUN ÖNEMİ
Dünya, atletizmin ön planda olduğu, birçok pozisyonu oynayan, top kontrolü, şutu, ball handlingi olan uzunların domine ettiği, switch yapabildikleri basketbola doğru gidiyor. Bence en önemlisi bu... Uzunlar dışarıda yüzlerini dönüyor, pas veriyor. topsuz oyunlarda etkin olabiliyor... Ayrıca genel olarak şutu olamayanlar NBA'de kalamıyor, eleniyorlar. 

BANVİT'İ GÖZ GÖRE GÖRE KAPATTIK
* Bizim elimizdeki en doğru model Banvit idi, maalesef kapattık. Alperen o kulüpte müthiş yetişti, tabii Ahmet Gürgen'in de çok emeği var... Alperen kendi çalışkanlığını da ekleyip NBA'e geldi. Banvit olmasa tombul çocuk olarak TBL'de kalırdı. Hem Ahmet'e, hem Banvit'e en büyük krediyi vermeliyiz. Banvit'in kapanması bizim 10 yılımızı alıp götürdü... 3 uzun sayıyorsun... Alperen, Sadık, Furkan Banvit'ten... Şehmus Banvit'ten... Göz göre göre kapattık. Alperen başka ellerde olsa bu hale gelemezdi.

NBA'İ İZLEMEYEN KOÇ BASKETBOLDAN KOPUK DEMEKTİR
* (Bizim antrenörler NBA'i izlemez. İzlemeliler mi, izlememeye devam mı etmeliler? sorusu üzerine) Zeljko NBA'i çok izler, "En iyi olmak istiyorsan en iyiyi takip etmen gerekir" derdi. Koç olarak NBA'i sevmiyorsan bile oyuncuların fundamental detayını izlersin. İzlemiyorum demek basketboldan kopuk olmak demek... Bu bir kolaycılık... NBA'de büyük taktik hazırlanma var ama bununla ilgilenmiyorsan dahi birkaç oyuncuyu izleyip kendi oyuncun için program çıkarırsın. 

NBA'de play off'lara kadar rakiplerin önem sırası değişiyor. Burada oyuncular, play off'lara sağlıklı girebilmeleri için ufak sakatlıkta bile dinlendiriliyor. NBA'de iddialı olanla olmayan takımlar da var. Bazıları oyuncunun gelişimine önem verip, maç kaybetmeyi göze alıyor. Ama iyi maç sayısı çok daha fazla. Bir basketbol antrenörü NBA'i izlemiyorsa, bu tembel olmakla doğru orantılı... 

HANGİ TAKIM NEDEN İZLENİR?
* (NBA'de hangi takım özellikle antrenörler ve oyuncular açısından neden seyredilir? sorusu üzerine)
Utah Avrupa basketboluna en yakın takım ve 116 sayıyla ligin en skoreriyiz. Hücum organizasyonlarımz, sahayı, şutörleri kullanma yöntemimiz izlenmeli.
Warriors pick and rollsüz hücumları antrenörleri ilgilendirmeli.
Devin Booker ve Chris Paul gibi iki harika kısayla yaptıklarından dolayı Phoenix, Jokic'in saha görüşünden dolayı Denver, çok iyi savunma yapması ve isolation'ı çok iyi oynaması nedeniyle Chicago, Morant etrafına kurulan sert, şutör, koşan, genç oyunculardan kurulu Memphis, Warriors'tan sonra topsuz oyunu en iyi oynayan ikinci takım olan Miami ve diğer birçok takım seyredilmeye değer.

NBA'DEKİ OYUNCULARIMIZ İÇİN DÜŞÜNCELERİ
(NBA'deki Türk oyuncuların değerlendirmesi sorusu üzerine) Çok mutluyum. Cedi ve Furkan NBA'de kabul görmüş oyuncular. Cleveland'ın bu sezon bulunduğu yerde Cedi'nin rolü çok büyük. Furkan, Philadelphia'da eksiklikler sonucunda iniş çıkış yaşadı. Philadelphia tam kadro olduğunda katkı

Ömer Faruk diğer oyunculara yarattığı pozisyonlar, çok etkili perdelemeleri, topsuz oyuna uyum sağladığı için çok ciddi süreler alıyor. Çok iyi ribaundcu ve çok çalışkan. Onun basketbolunu geliştirerek çok daha iyi yerlere geleceğinden eminim.

Alperen, NBA'e çok iyi başlangıç yaptı. Düşük profilli bir takıma gitmesi de büyük şans oldu ve kendini gösterdi ancak rahatlamaması, daha çok çalışması lazım... 

İDEAL OYUNCU TANIMI
* Günümüz basketbolunda ideal bir oyuncunun tanımını yaparsan teknik özellikler açısından neler söylersin?
Saha görüşü olan, toplu topsuz oyunu bilen, topla melekesi yüksek, atletizmi ve belli seviyede de olsa şut atabilen...

* NBA takımları çok geniş staffla çalışıyor. Sezon başladıktan sonra fazla antrenman olasılığı olmadığı için staff hangi katkıları yapabiliyor?
Çok fazla maç oynanıyor, hepsine teknik taktik hazırlık yapılıyor. Ayrıca büyük trafiğin içinde her oyuncuyla bireysel antrenmanlar yapılıyor.. 

* NBA'de birebir adam geçebilen oyuncular çoğunlukta? Bu konuda Türkiye'ye neler önerirsin?
Bu konuya Sırplar çok odaklı. Topu yuvarlarlar ve "bire bir oynayın" derler. Altyapıdan itibaren birebir oynatmak, fazla kural koymadan oyuncunun kendi kuralını bulmasına izin vermek gerekir.
 
Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 2839