2001-2002’den geleceğe (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

2001-2002’den geleceğe (Hayri Pekergin)

24-01-22 12:00

Konu önümüzdeki birkaç seneyi kapsayan yakın gelecekte A Kadın Milli Takımında sorumluluk alma potansiyeli taşıyan oyuncular. 


Çerçeveyi performans takibinde sistem oluşturamamış, kritik teknik seçicilerin menajerlerle maddi ilişki içinde olmasına izin vermiş, şu anda bile altyapı ara kamp kadrolarını kulüplere sorarak oluşturmaya çalışan TBF ile gelen “öznellikten”, olabildiğince arındırıp, “nesnellik” boyutu ile ele almak gerekiyor. 

Ülkemiz kadın basketbolunun artık herkesin bildiği, bilmezden gelenlerin de önceki yıllarda Avrupa’da B ligine düşen takımlarımıza bakarak açıkça görebileceği sorunları kapsamında bu nesnellik hangi kriterlerle sağlanabilir?   

Zira bizim TC Merkez Banka’sının söylemi ile “sağlıksız döviz fiyatı oluşumları” gibi zamanında altyapı milli takımlarına yapılan sağlıksız oyuncu ve coach seçimlerinin öznellik kökenli zararları ortada.   

Geçmişe baktığımızda elit seviyeye aday genç oyuncuların gelecekteki potansiyellerini öngörme kriterlerinden birinin altyapı milli takımlarında ortaya konan performanslar olduğu görülüyor. 

Elbette bu genel geçeri herkes için işleyebilecek bir durum değil. Olamaz da zaten. İleri gidenler olduğu gibi geri gidenler de olacak.

Dünden bugüne ileri giden örnekler üzerinden bir örnekle açıklamam gerekirse;

Bugün Piramidin tepelerinde yer alan isimler olan Tuğçe Canıtez (1990), Pelin Bilgiç (1994) ya da Olcay Çakır Turgut’un (1993) U20 Avrupa Şampiyonalarında Avrupalı rakipleri önünde sergiledikleri ortalama performansla ileriki yaşlarında KBSL ve Milli Takımlardaki ortalamaları tam olmasa da “yön gösterici” olarak örtüşüyor.   

35 Yılı aşan deneyimim geleceği öngörmek için eldeki en nesnel kriterlerden birinin altyapı milli takımlarında süre ve sorumluluk alırken ortaya konan performanslar olduğunu gösteriyor. 

Elbette bu tek kriter değil. 

Son yıllarda KBSL ve TKBL liglerinde yer alan kadın basketbol oyuncu stokunun giderek yaşlanması ve gençlerin önünün görece açılması, altyapıya sahip çıkan kulüplerin “gelişim takımları” kurarak “gençlerine” “kaliteli deneyim” kazandırma projeleri, bu liglerde ortaya konan performansların önemini arttırıyor. 

KBSL ve TKBL’nin 14 ve 16 adet “tam teşekküllü” takımı taşıyamadığı yıllardır biliniyor. 

Bu kompozisyonda, sıralamada yerleri üstlerde olmasa da finans kaynakları sınırlı kulüplerde oynayan genç oyuncuların performansları da dikkate alınmayı gerektiriyor. 

Son dönemde ABD’ye basketbol bursu ile oyuncuların sayısı bir önceki on yıla göre arttı. 

Bu grup içinde eğitimleri ardından Türkiye’ye dönerek zaman içinde çeşitli liglerde yer alan Devran Tanaçan, Şelale Kepenç, İdil Türk, Melis Uçar, Özge Gonzales gibi örnekler saymak mümkün. 

NCAA liglerinin 4-5 aya sıkışan süresi, Türkiye’den giden isimlerin yer aldığı okulların bulunduğu konferanslardaki basketbol seviyesi, buradan giden sporcuların uyum kapasitesi, bazı okulların uluslararası oyuncuların aleyhine ABD’li oyuncuları önceleyen tutumu “elit seviyedeki” genç kadın oyuncularımızın “A Milli Takım seviyesine” yükselmek yolunda gelişimini etkileyebilen faktörler.   

NCAA bazında erkek basketbolu açısından aynı paralellikleri kurmak doğru değil.  

Erkek basketbolunda gerek Türkiye’deki liglerde yeni arz açısından olumsuz anlamdaki doygunluk, gerek NCAA takımlarının daha performans odaklı oluşu ve NBA ve D-League gibi talep faktörleri nedeniyle daha destekleyici bir iklim söz konusu. 

Gelecekten ve gençlerden konuşurken çok dikkatli olmak lazım. 

Bugün 22 yaşındaki bir profesyonel kadın basketbolcunun aslında kariyerinin ilk çeyreğinin sonuna geldiği gerçeği ile yüzleşmek gerekiyor. 

Bu nedenle burada uluslararası genel kabul gören yaşça en büyük altyapı kategorisi olan U20 kapsamındaki isimleri değerlendirme kapsamına almak ve Covid-19 küresel pandemisi nedeniyle 2001 doğumlu isimleri istisna olarak bu grubun içine dahil etmek doğru olacak.   
   
Uzun yılların deneyimi, oyuncunun gelişimini yukarı taşıyan en önemli faktörlerden birinin U14-16-18 kategorilerindeki performanslardan çok 18-21 yaşları arasındaki üç sezonu süre ve sorumluluk alarak geçirmek olduğuna işaret ediyor.  

******

2001-2002 Doğumlu oyuncularla oluşan genel çerçeveyi tanımladıktan sonra 2021 U20 Milli Takımına baktığımızda, OGM Orman Spor’dan shooting guard Gökşen Fitik’in KBSL’de yıllardır aralıksız oynama avantajı ile kendisini A Milli Takım seviyesine en çabuk taşıyan isim olduğunu görüyoruz. 

Geçen sezon ilk büyük transferini yapan, şu anda KBSL’de 10.43 sayı, 4.86 ribaund ve 2.97 asist ortalamalarıyla oynayan 2001 doğumlu Gökşen Fitik, son U20 senesini de ortalama 12.4 sayı, 6.2 ribaund, 4.4 asistle bitirmişti. 

Bu ismin ardından ABD’de ilk iki senesini neredeyse hiç oynamadan geçiren, her iki pota altı pozisyonu oynama avantajına sahip Şevval Gül’ü saymak gerekiyor. 

Son U20 Milli takımında ABD’de yaşadığı maç ve idman eksiklerine karşı büyük bir özveri ve odaklanma ile oynayıp 13 sayı, 6.4 ribaund ortalaması elde eden Şevval Gül bu sezon yeni okulu Saint Louis’de ortalama 18 dakika süre alarak 5.9 sayı, 4.2 ribaund ortalamaları üretiyor. 

Bu metriklerle Mart ayı başında sezonu bitecek olan Şevval Gül özelinde Türkiye’de kalsa daha mı iyi olurdu diye düşünmemek mümkün değil. 

2002 Doğumlu forvet Pelin Gülçelik Antalya’da başlayan, BOTAŞ ile birlikte Adana ve Ankara’da devam eden basketbol yolculuğuna süre ve sorumluluklarını arttırarak devam ediyor. 

Geçen sezon TKBL’de BOTAŞ Gelişim takımı ile ortalama 32 dk. 13.29 sayı, 4.33 ribaund, 4.29 asist üreten Pelin Gülçelik bu sezon KBSL’nin çok daha zor ortamında oyunda ortalama 21 dk. kalırken takımına 5.8 sayı katkısı yapıyor.  

Galatasaray’lı shooting guard Sude Yılmaz 2021 U20 Milli Takımının 8.2 sayı, 3.8 ribaund ortalamaları ile 3. skoreri konumundaydı. 

Sude Yılmaz bu sezon ortalama 2.5 sayı ile 2019-20 sezonunun bile gerisinde olsa da Euroleague Women ve KBSL’de elde ettiği önemli deneyimlerle 2022 U20 Milli Takımının ön plandaki isimlerinden biri olacak.  

Geçen sezonun sonlarında işaretini verdiği çıkışı bu sezon Bellona Kayseri’de devam ettiren 20 yaşındaki power forvet Sevgi Tonguç bu sezon KBSL gibi pozisyonu adına zor bir ligde ortalama 18 dk. süre alırken 5.8 sayı, 4.7 ribaund üretiyor. 

Bu isim eğer bacaklarını çabuklaştırır, ribaunt ve yakın mesafe bitirişlerini geliştirir, gerektiğinde temastan çekinmez ise sahip olduğu geniş şut menzili ile çıkışına devam edebilir.
 
 
 
Geçtiğimiz iki senede yetiştiği Düzce takımı ile TKBL’de süre, sorumluluk ve performans üretmesine rağmen coach ve teknik “ekip” marifetiyle 2021 U20 Milli Takımına “alınmayan” oyun kurucu Saliha Mandıracı, bu sezon TKBL’de 18 maçta 16 galibiyet elde eden BOTAŞ Gelişim takımındaki performansıyla kendini Milli Takıma layık görmeyenleri utandırmaya devam ediyor.

Bu sezon son saniyelerde defalarca bulduğu kritik isabetlerle genç bir kadro olan takımının çok deneyimli rakipler karşısındaki galibiyetlerinde büyük pay sahibi olan Saliha Mandıracı 11.95 sayı, 4 ribaunt, 4.32 asist ile TKBL’de 2.sıradaki BOTAŞ Gelişim’in önemli bir parçası. 

Saliha Mandıracı KBSL ve Avrupa ölçeğinde yumuşak görünen savunmasını geliştirir, potaya daha çok giderken temas aldığı yerde dengeli bitirişlerin sayısını arttırır ise Birsel Vardarlı Demirmen – Esmeral Tunçluer karması stili ile basketbolumuza çok şey katacak.         

2001-2002 Yaş grubunda potansiyel sahibi isimlerin arasında savunma ve asist becerilerini geliştirmesi halinde forvet Şevval Akalan (2001/ÇBK Yenişehir Belediye), Elazığ İl Özel idare takımında sahada 23 dakika kalarak ortalama 5.14 sayı, 2.86 ribaunt üreten forvet Şuğranur Sönmez var. 

Bu sezon Fenerbahçe Gelişim ile önemli bir çıkış yakalayan shooting guard İdil Saçalır, Beşiktaş HDİ Sigorta’nın artık görev oyuncusu mu sistem içi yıldız mı olduklarına karar vermesi gereken yetenekli forvetler Melek Uzunoğlu ve Elif Bayram, BOTAŞ Gelişim’de oyunun iki yönünü de etkili yapabilen shooting guard Rana Uçar, Bu sezon A takım mesaisi nedeniyle TKBL’de tam potansiyelini sergileyemeyen power forvet Banu Şimşek gelecekte A Milli Takıma katkı verebilecek potansiyele sahip oyuncular.  

Yukarıda isimleri yer alan oyunculardan bazıları performans sergilenen diğer alanlarda o, lduğu gibi kendileri için öngörülen konumları elde edecek. 

Bazı oyuncular ise performans, sakatlıklar, kulüplerin yönetimsel yanlışları ya da oyuncuların kendi tercih hataları nedeniyle grubun gerisinde kalacak. 

Sporun diğer dallarında, rekabet yaşanan tüm sektörde olduğu gibi basketbolda da grubun gerisinde kalan isimler, bugün adından söz etmediğimiz yaşıtları ya da arkadan gelen 2003, 2004 ve diğer jenerasyonları tarafından önce yakalanacak ardından geçilecek. 

Bu süreç bugün bile işliyor. 

Bizler geride kalan isimleri giderek daha az konuşurken, çıkışlarını arttırarak sürdüren, ortaya koydukları performans ile geriden gelerek öndekileri geçen oyuncuları daha çok konuşacağız. 

twitter: @hayripekergin
 
Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 4846