Yunus Emre Sonsırma'dan gençlere: Krediyi savunmayla alın - BasketFaul.com

Yunus Emre Sonsırma'dan gençlere: Krediyi savunmayla alın

25-01-22 18:40
Takımı takım yapan oyuncular vardır. Belki en fazla parayı onlar almaz, en fazla sayısı da onlar atmaz. Yan rolde gibilerdir ama onlar olmadan takım olmaz. Antrenman seviyesini onlar yükseltir, maçta enerjilerini başkalarına da yansıtır. Nerede ihtiyaç varsa oraya koşarlar ve takımı takım yaparlar... Onlardan biri de kuşkusuz Pınar Karşıyakalı Yunus Emre Sonsırma...

Yıllarca onu rakibin skorerlerini yıldırtan savunmacı olarak tanıdık. Son yıllarda hücumdaki etkinliği ile beraber değerini de artırdı ve sahadaki savaşçılığının yanına düzgün karakterini de koyduğunuzda... İşte size örnek bir oyuncu...

Yunus Enre ile lafladık... Hazırlanmış bir röportajdan ziyade doğaçlama bir söyleşi diyebilirsiniz...

Daha önce Yunus Emre ile kronolojik bir röportaj yapılmadığını görünce en klasik girişle, yani basketbola nasıl başladığı ile yola çıktık...

* Annem ve babam çalıştıkları için ben abim Onur'la büyüdüm ve o ne yaparsa onu yapmaya çalıştım. DSİ'de basketbol oynuyordu, 8 yaşında beni de DSİ'ye götürdü. Onun antrenmanlarını izlemeye gittiğim için antrenörler beni tanıyordu ve bu nedenle salondaki ilk günlerim diğerlerine göre daha kolay oldu.
* 12 yaşında Fenerbahçe minik takımında oynamaya başladım, 14 yaşında da Darüşşafaka altyapısına geçtim. Tufan Abinin (Sabah) emeklerini unutamam. Benimle oğlummuşum gibi ilgilendi. Genç takımının ilk senesinde A Takım Koçu Ekrem Memnun Cooper beni A Takım antrenmanlarına almaya başladı, bir sezon sonra da yine genç oynarken A Takım kadrosuna girdim.
* 20 yaşındayken Gökhan Taştimur beni Olin Edirne'ye transfer etti ve çok süre verdi, arkamda durdu. Karşıyaka maçını çok iyi oynamıştım, ertesi sezon da Karşıyaka'ya transfer oldum.
* Karşıyaka'da Ufuk Abiyle beraber kazanmadığımız kupa kalmadı. Lig, Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı KUpası... Ne varsa aldık...  Bobby Dixon, Jon Diebler gibi oyuncularla aynı kadroda bulunmak benim için büyük bir şanstı. Çok süre aldım ve gelişimimi sürdürdüm. Bobby Dixon beni antrenmanlar dışında çok severdi. Genç bir oyuncu olarak kendimi göstermek için Dixon'a saldırırdım, o da benimle eşleşmemek için her şeyi yapardı. Onunla ilgili olarak şunu söyleyebilirim... Asla geri adım atmayan, gördüğüm en karakterli oyunculardan biri... 
* Allah her oyuncuya en az bir sezon Karşıyaka'da oynamayı nasip etsin. Burası bir aile ama çok büyük bir aile. Sokağa çıktığınız zaman herkes sizinle konuşmak ister ve ortalamanın çok üstündeki basketbol bilgisi ile sizin bile şaşırabileceğiniz yorumlar yapar. Ayrıca özellikle dolu maçlarda yarattıkları atmosfer gerçekten inanılmaz. Benchte yanınızdakinin ne söylediğini duyamazsınız.
* Savunma yapmayı seviyorum, gençken kendime yer edinmek için iyi savunmanın bana yardımcı olacağını düşünmüştüm. Gençlerin kredisi savunmayla artacağı için bütün yeni oyunculara öneririm... 
* Karşıyaka'dan sonra Darüşşafaka'da da birlikte çalıştığımız Özhan Abinin yanına Büyükçekmece'ye gittim Özhan abi ile altyapıda da çalıştım, genç takımda... Takım çok iyi sezon geçirdi ve play-off'u bir galibiyetle kaçırdı ama sezon benim için iyi geçmedi ve süre alamadım. Benim pozisyonumda çok deneyimli ve iyi yabancı oyuncular var. Onlardan biri de şimdi Karşıyaka'da olan ve özellikle pick and roll konusunda bana çok yardımcı olan Michael Roll de vardı.
* Ardından Eskişehir'de çok güzel iki sezon geçirdim. Organizasyonun başında Derya Abi (Yannıer) vardı. En yakın arkadaşım Buğrahan Tuncer'le birlikte oynamak da çok keyifliydi. İlk sene lige çıktık, Brad Greenberg bizlere çok sorumluluk verdi ve play off'a kaldık. Greenberg bize özgüven kazandırdı ve belli prensipler çerçevesinde rahat oynamamıza izin verdi. Kızsa bile bağırmazdı, herkesle ilişkisi çok iyiydi. Eskişehir'in kapanmasına çok üzüldüm, çok yazık oldu.
* Türk Telekom'da kadromuz çok kalabalıktı ama Burak Abi de bana güvendi.
* 2019–'da çok daha deneyimli olarak Karşıyaka'ya döndüm. Bu üst üste üçüncü sezonum. Ufuk Abi bana güvenini hissettirdi ve bu da kendimi iyi hissetmemi sağlayarak performansımı olumlu etkiledi.  
* Ufuk Abi kendine güvenmezsen çok kızar, boş şutu atmazsan çıldırır.

Çoğu oyuncu maç bittiğinde istatistik kağıdını alıp kaç sayı attığına bakar. Savunmayla ilgilenenler azınlıktadır. Sen maç bittiğinde kendi değerlendirmeni nasıl yapıyorsun? 
* Egoları olan bir oyucu değilim, maç bitince takım olarak neyi yapıp yapamadığımızı düşünürüm. Tabii ki kendi özeleştirimi de yaparım.

Savunma tüyoları verir misin. Rakibe göre savunma stratejini maçtan önce gözden geçirir misin?
* İnanılmaz çabuk oyuncu değilim, Savunmayı daha çok gücümle, teması severek yaparım. Maçtan önce tutacağım oyuncuyu mutlaka gözden geçiririm, kasetlerini izlerim.

Savunulması en zor oyuncular kimler? 
* Shane Larkin. Çok çabuk yön değiştiriyor ve birebiri çok iyi. 

Hücum yönünü de geliştirdin, Bu sezon daha fazla üçlük kullanıyorsun. Özel olarak çalışıyor musun? Keşke daha önceki yıllarda da hücum çalışmalarına daha fazla yönelsem diyor musun?
* Öğrenmenin ve gelişmenin yaşı yok. Hücum biraz da güven işi ve yaş ilerledikçe güven artıyor. Şimdi şutu daha güvenli atıyorum. Ayrıca çalışmayı seven bir oyuncuyum. Recep Abi (Şen) ile şutum üzerinde çok konuşuyoruz. 

Milli takımı hak ettiğini düşündüğün zamanlar oldu mu?
* Oldu. Hedeflerimden biri, hatta en büyük, vazgeçmediğim hayalim milli takım. Günün birinde o formayı giyeceğim.

Yazları ne yaparsın?
* İki hafta tatil, sonra kondisyon, halter, tatil ve basketbol iç içe... Yazları abimle çalışıyoruz... Ayrıca hem onun eşi, hem benim kız arkadaşım voleybolcu olduğu için plaj voleybolu da çok oynarız.
* Pandemiden önce 98-99 kiloydum, şimdi 90  kiloyum. Kemiklerim iri olduğu için kilomu göstermiyor olabilirim. 

* Duygusalım, kimseyi incitmemeye çalışırım... Sahadaki basketbol sertliği başka... 

Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 2411