COACH OLMAK (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

COACH OLMAK (Hayri Pekergin)

06-03-22 23:54
Olaylara dışarıdan bakan pek çok sporsever coachluk mesleğinin ne kadar zor olduğunu anlamıyor. 

Sporla arası, çocuğunu basketbol okuluna yazdırıp yılda 8-10 maça giden, genelde karşılaşmaları ekrandan izleme formatında olanlar için basketbol coachluğu “yaşam coachluğu” gibi bir şey olarak görülebiliyor. 

Bu şekilde bakanlar için coach, idman yaptırıp setleri söyleyen, mola alan ve oyuncuları değiştiren kişi olarak tanımlanıyor. 

Oysa bir coach bir basketbol takımın belki de % 50 si demek. 

Transfer yapmak, ara transfer yapmak, iyi takım kurmak, rakibi zayıflatırken güçlenmek, kadro mühendisliği, “kimya” arayışları işin %50 si olabilir. 

İşin kalan % 50 si takım olmaktır. 

U14 Takımından Euroleague Takımına kadar bu gerçek değişmez. 

Takım olmayı sağlayan kimyanın oluşmasında en büyük katalizör Coach’tur. 

Karizmatik lider olmak gerekir çünkü zor zamanda her takım başarıya giden yolda sözünü dinletmeyi bilen bir lidere ihtiyaç duyar. 

Buradaki tuzak disiplin dediğimiz olgunun yanlış anlaşılmasıdır. 

Disiplin bir kişinin söylediğini 12 kişinin yapması değil, 13 kişinin ortak bir düşünce ve eylem birliği geliştirmesidir. Bu yapının lideri ise Coach’tur

Coach aslında bir koalisyonun karizmatik lideri olmak zorundadır. 

Bu koalisyonda coach vardır. Oyuncular vardır. Yöneticiler vardır. Menajerler vardır. Taraftarlar vardır. Hatta spor basınının ihtisaslaşmış ve kurumsallaşmış olduğu yerlerde medya vardır. 

İster Obradovic ol, ister Gregg Popovic ol, ister U18 takımında coach ol bu koalisyonu yönetmek buradan başarıya gidecek bir sinerji üretmek zorundasın. 

Bunun için önce saygılı olacaksın. Önce kendine sonra mesleğine saygıda hata etmeyeceksin. 

Sonra adil olacaksın. Yolda ekibinden kimseyi arkada bırakmayacaksın. 

İnsanın çoğunlukla sürekli etrafında olan beş kişinin ortalaması olduğu teorisini göz ardı etmeyecek, sürekli kendini ve çevrendekileri geliştirme yollarını arayıp bulacaksın. 

Diğer meslekleri, iş ve ilgi alanlarını, akademik bilgileri olabildiğince takip ederek basketbola aktarabileceğin sinerjiler üretmeye çalışacaksın. 

Pusulan iyi performans ve iyi çalışma olacak. Seçimlerin kararlarında adalet mantık tartışılmayacak. 

Yeri gelecek hatanı kabul etmeyi, tavsiye almayı bileceksin. 

Yeri gelecek doğru bildiğin yerde kim ne derse desin, bedeli ne olursa olsun geri adım atmayacaksın. 

Çalışkan olacaksın ki saygı ve takdir göresin. 

Ama çalışkanlığını verime dönüştürmeyi de bileceksin. İdman sayısı enflasyonu yaratıp bunu kendine pazarlama aracı yapmaya kalkmayacaksın 

Oyunculara, kulübe, taraftara ve diğer paydaşlara değer yaratacaksın. 

Her kararın şeffaf olacak. Her seçiminin ardındaki rasyoneli ve bunun açıklamasını yapacaksın. 

Maçlarda kararlılığın ve özgüvenini takımına aktaracaksın. 

Onlara kazanma yolunu göstereceksin.  

Bütün bunları doğru yapsan bile işler iyi gitmeyebilir. 

Kazanmayı bildiğin gibi kaybetmeyi de bileceksin. Kaybederken de kazanmanın yollarını bulacaksın. 

Aynı anda hem maçı hem oyuncuyu hem yönetimi hem taraftarı kaybetmeyeceksin.

Bunu yaparken hakeme yüklenmek gibi artık büyük çoğunluğun deyim yerindeyse “yemediği” basitliklerden uzak duracaksın. 

Maçı kaybediyorsan o maçta en az bir oyuncu kazanacaksın.  

Bütün bunları neden sizlerle paylaşıyorum. 

Çünkü tüm liglerde sezonun final bölümüne geliyoruz. 

Artık kupalı maçlar,  play-off’lar, şampiyonluklar ya da kümede kalma gibi hedeflere ulaşıldığı günler yaşıyoruz ve yaşayacağız. 

Hedefler her takım için farklı. Kimi Euroleague’de şampiyonluk istiyor. Kimi kendi liginde kümede kalmayı hedefliyor. 

Bütün takımlar için hedefe giden yolda en kritik faktörlerden biri olan coachlar, bu dönemde her aksiyonları ile bu sezon için yapılan yatırımların kaderinde hiç olmadığı kadar belirleyici olacak.

twitter: @hayripekergin 
 
Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 4314